USD
3,7605
EURO
4,6691
ALTIN
162,9529

ZAMANE FIKRALARI – 9

İlk fıkramız alıntı. Üsluba bozmaya kıyamadık. Gerçi işimiz şimdilik üslubu bozuklarla; ama neyse, okuyalım: Rüstem Dede’nin sık sık kalbi sıkışıyor, tansiyonu bir inip bir çıkıyordu. Doktora gitti, ameliyat oldu. O zamana kadar bir aspirin bile içmemiş koca çınara “Bu ilacı hiç bırakmayacaksın” dedi doktor. Öyle de yaptı. Hiç aksatmadan ilaçlarını içti ama ona en büyük […]

ZAMANE FIKRALARI – 9
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

İlk fıkramız alıntı. Üsluba bozmaya kıyamadık. Gerçi işimiz şimdilik üslubu bozuklarla; ama neyse, okuyalım:

Rüstem Dede’nin sık sık kalbi sıkışıyor, tansiyonu bir inip bir çıkıyordu. Doktora gitti, ameliyat oldu. O zamana kadar bir aspirin bile içmemiş koca çınara “Bu ilacı hiç bırakmayacaksın” dedi doktor. Öyle de yaptı. Hiç aksatmadan ilaçlarını içti ama ona en büyük şifa torunları oldu. Ne isterlerse yaptı, hatta hayatında bilgisayara dokunmamıştı gitti eve internet bağlattı.

Derken 15 Temmuz yaşandı. Terör devletin her yerini sarmıştı.

Asker, polis, öğretmen, işçi,öğrenci…En ufak şüpheyle herkes bir bir alınmaya başlandı. Hatta Rüstem Dede bile…

Olanları televizyondan izleyip, vatan hainlerine ah etmekten başka bir şey yapmayan Rüstem Dede’nin kapısı çalındı bir gün.

“Gözaltındasınız” diyen polislere direnecek ne gücü vardı ne de direnmek için nedeni! “Hayrolsun gidince öğrenirim üzülme hanım” dedi. İlacını gömleğinin cebine koyup gitti…

O bilmiyordu ama torunları için eve bağlattığı internetin wifi’sine şifre koymamıştı. Ve o şifresiz internetten biri ByLock indirmişti.

Neyse apar topar adliyeye götürüldü bu kez… “Ne yaptım, suçum ne?” diye düşünürken kendini hakimin karşısında buldu.

“ByLock kullanıyor musun?”

-Evet

“Ne zamandır?”

-Yaklaşık iki yıldır

Çalışmaktan beli bükülmüş, titreyen elleri nasırlı, ayakta durmakta güçlük çeken gözü yaşlı Rüstem Dedenin halinde bir gariplik sezdi hakim. Mahkeme salonundaki polislere döndü;

“Hangi telefonu kullanıyor bu sanık?”

-Nokia 5310 efendim.

Sonra Rüstem Dede’ye döndü;

“Sen ByLock’un ne olduğunu biliyor musun?”

-Evet hakim bey. Kalp ve tansiyon hastasıyım ben!” diyerek cebindeki ilacı uzattı.

Rüstem Dedenin yanından ayırmadığı ilacın adı BELOC’tu.

***

Gelelim ikinci fıkraya. Adamlar yeni cezalar ihdâs etmişler: Ev abiliği 7,5 yıl…Tabi çağdaş dünyada kadın-erkek eşitliği var: Yaz kızım, ev ablalığı da 7,5 yıl. Hizmete destek vermek bundan aşağı kalır şey mi? Himmet vermek de 7,5 yıl. Himmete var da zimmete yok mu? Yok kardeşim, yok. Himmet haksızda, zimmet haklıda olur. Tabi liste uzar gider: Bylock şu kadar, sohbete gitmek bu kadar,…

Bu ceza uygulaması aklıma bir zamanlar medyaya düşen mafya hizmet tarifesini getirdi: Adam vurmak şu kadar, yağa sıkmak bu kadar, senet tahsili de şu kadaaar… Anlayacağınız bu millet devlet gibi çalışan mafyadan ve mafya gibi çalışan devletlilerden çook çekti.

Kerem UMAR

YORUMLAR

    Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.






    0 YORUM