USD
4,7290
EURO
5,4855
ALTIN
192,5069

Erdoğan Ağzı

Yağlama yıkama soru soran gazetecilere alışan Erdoğan’a hiç böyle soru sorulur mu: “2014 yılında sınırda içinde silah olan kamyonlar bulundu. Neden Suriye’ye silah gönderdiniz?”

Erdoğan Ağzı
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Yağlama yıkama soru soran gazetecilere alışan Erdoğan’a hiç böyle soru sorulur mu: “2014 yılında sınırda içinde silah olan kamyonlar bulundu. Neden Suriye’ye silah gönderdiniz?”

Kabul edin zor soru. Ağzı açık ayran delisi gibi kalır insan böyle bir soruda. Bunun yerine “Gençliğinizi neye borçlusunuz efendim?” “Efendim siz hiç yorulmaz mısınız?” “Fransız yemekleri hakkında ne düşünüyorsunuz?” diye sorsanıza.

Tahtada sözlüye kalkıp da cevabı bilmeyen öğrenci, soruya soruyla cevap verir. Bizimki de aynen soru soran gazeteciye soruyor: “Suriye’ye kim silah gönderdi?”

Olmayınca ikinci cümlede taktik değiştiriyor. Soruya değil, gazeteciye girişiyor. “FETÖ ağzıyla konuşuyorsun” Hah şimdi aldı ağzının payını. Havuz canlılarının ağzı kulaklarına varıyor. Böyle soru sorarsan reis lafı ağzına böyle tıkarlar işte, diye manşetler atmanın hayalini kuruyorlar.

“Paralel yapı” yalanının bir üst iftira versiyonu olan bu ‘FETÖ ağzı’ kavramını biraz daha açar mısınız sn. cumhurbaşkanı.” deseydi keşke gazeteci, siz bakın o zaman bizimkinin ağzından dökülecek incilere.

Dökülmek denince nehirlerin denize dökülen kısımlarına da ağız denir, ama siz bunu elin mahkemelerinde bizimkilerin çamaşırlarının ortalığa dökülmesi diye anlayın. Yani milletin ağzına sakız verir misali. Gerginliği biraz da ondan.

Anlamadınız mı?

Yahu ayakkabı kutularının ağzı açık bırakılmış demek istiyorum. Sonra bir cereyanda maazallah uçuverir haram dolarlar.

Paracıklar giderse yüreği ağzına gelir insanın. Para bu, komisyonunu alması da zor, sıfırlatması da. Sıfırlatmak için neredeyse 17 kilo verir o aralık’ta insan. Ağzı kurur vallahi.

Lakin bu sefer durum fena, rüşvet, yolsuzluk, rant, kutu ötesinde.

Hele hele “O operasyonları yapanlar FETÖ’nün savcılarıydı ve onlar şimdi hapiste. İstihbarat teşkilatlarının bu tür operasyonlara yönelik yetkileri hakları vardır. Sen bana bu soruyu böyle soruyorsun da ABD’nin Suriye’ye gönderdiği 4 bin tır silahı niye sormuyorsun? FETÖ ağzıyla konuşmamayı öğrenin.”

Terör örgütlerine silah gönderdin, sualine, “İstihbaratın görevi bu, kamyonlarla silah göndermek, ABD yapıyor bende yapıyorum” mealinde bir cevabı ağızdan kaçırmak bir itiraftır. Memleket meydanlarında ağzını açıp gözünü yumarsın bilirim, diplomasi de yaptığın zaman danışmanların, keşke yine tahtaya yazsak da oradan okusaydı, derler.

Arada Reza’nın intikamı da alındı, ABD satır arasında zikredilerek. Yandaşların ağzı kulaklarına varıyor. Oturttu cevabı, ağzının payını verdi, sanıyorlar.

İnsan çabuk unutuyor, hatırlayın Adana’da yakalanan TIRlar için bir şiir yazılmadığı kalmıştı.

“İHH TIRı” idi onlar, “ilaç götürüyordu” ilaç. Yemediniz mi…

Tamam silah vardı ama “Bayırbucak Türkmenlerine” gidiyordu.

Türkmenler silah gelmedi deyip de bir de tutanaklar ortaya saçılınca…

“MİT TIRları bu ülkenin namusudur” ağızları. Sürekli ağız değiştirenler soruyu sorana “FETÖ ağzı” diyor işte.

Suçüstü yakalayan savcılara yapılanı da itiraf ediyor. Avrupa TIR haberi yapan gazetecilerin başına geleni zaten iyi biliyor; muhalefet partisinin bir milletvekilinin bile bu haber yüzünden halen içerde olduğunu da. Fakat yine de ağızları açık kalıyor.

Silah göndermek serbest, görevini yapmak suç işte. Neyse bu ağızlar da başka bir yana kayıyor. Zaten gazeteciler topun ağzında, daha fazla uzatmayalım. Sonra “ağzımızı burnumuzu kırar” bilirsiniz. E naparsın selin ağzı tutulur, elin ağzı tutulmaz.

Bu ağız işine amma taktın demeyin dostlar, bizim de ağzımızın tadı kaçalı yıllar oldu.

Yol ağzına gelindiğinde yanlış şeride girdi bu ülke sonra kendini kapkaranlık bir tünelde buldu. Zulüm içre zulüm yaşanıyor gün be gün. Behey insanoğlu, ağzından hayır çıkmazsa bari şer söyleme demek geliyor içimden, gafile kelam nafile kelam, deyip susuyorum.

Yalnız görünen ışık, tünelin ağzı değil, yaklaşan tren. Maalesef çarpınca anlaşılacak. Aman sizin ağzınızda dua noksan olmasın.

Salih GÜLEN

YORUMLAR






    0 YORUM