USD
3,8221
EURO
4,6667
ALTIN
164,1402

Hepimiz Yaşar Usta’yız…

Rahmetli Münir Özkul, Türk sinemasına damgasını vurmuş, sevilen rolleriyle hafızalarımızda yer eden değerli bir sinema emekçisi olarak hatırlanacak gönlümüzde. Her rolünde kendimizden birçok şey gördük. Münir Özkul, rolleriyle bazen eğitime yıllarını vermiş bir Mahmut hoca bazen de aile şerefini koruyan Sucu Rıza olarak evlerimize misafir oldu.

Hepimiz Yaşar Usta’yız…
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Rahmetli Münir Özkul, Türk sinemasına damgasını vurmuş, sevilen rolleriyle hafızalarımızda yer eden değerli bir sinema emekçisi olarak hatırlanacak gönlümüzde. Her rolünde kendimizden birçok şey gördük. Münir Özkul, rolleriyle bazen eğitime yıllarını vermiş bir Mahmut hoca bazen de aile şerefini koruyan Sucu Rıza olarak evlerimize misafir oldu. “Bizim Aile” filmindeki Yaşar Usta ve Saim Bey arasında geçen sahne, şüphesiz ki mazlum olan herkesin, zalimlere karşı nasıl bir ders verdiğinin en güzel yanıtı olarak hafızalarımızda kaldı. O sahnedeki konuşmaların bazı yerleri şöyleydi:

Saim Bey: Söyle ne istiyorsun?

Yaşar Usta: “Bak beyim, sana iki çift lafım var. Koskoca adamsın, paran var, pulun var, her şeyin var. Binlerce kişi çalışıyor emrinde. Yakışır mı sana ekmekle oynamak, yakışır mı bunca günahsızı, çoluğu çocuğu karda kışta sokağa atmak, aç bırakmak? Ama nasıl yakışmaz! Sen değil misin öz kızına bile acımayan… Anlamıyor musun beyim… ama ben boşuna konuşuyorum. Sevgiyi tanımayan adama sevgiyi anlatmaya çalışıyorum. Sen büyük patron, milyarder, para babası, fabrikalar sahibi Saim Bey! Sen mi büyüksün? Hayır ben büyüğüm, ben, Yaşar Usta. Sen benim yanımda bir hiçsin, anlıyor musun, bir hiç. Gözümde pul kadar bile değerin yok. Şunu iyi bil… hiç bir şey yapamayacaksın, yıkamayacaksın, dağıtamayacaksın, mağlup edemeyeceksin bizi çünkü biz birbirimize parayla pulla değil, sevgiyle bağlıyız. Bizler birbirimizi seviyoruz. Biz bir aileyiz. Biz güzel bir aileyiz. Bunu yıkmaya senin gücün yeter mi sanıyorsun? Dokunma artık aileme, dokunma çocuklarıma… eğer onların kılına zarar gelirse ben, ömründe bir karıncayı bile incitmemiş olan ben, Yaşar Usta…” diye devam eden sözler aslında her türlü eza ve cefaya uğramış insanların, zalime karşı haykırışın sesi olarak dimağlarımızda hâlâ canlılığını korumaktadır. Bizler de zalime ve zalimce düzenine haykırıyoruz:

Bak, Zalim Bey’im, nereden ve nasıl geldiğini senin de bizim de iyi bildiğimiz nice servetin var. Meslekî kariyeri olmayan çocuklarının 9-10 tane “gemiciğiyle” filoları var. Yüz binlerce kişiyi yalanlarınla besliyorsun, emrinde çalışan havuz medyanla zift dolu karanlık kalemlerini akıtıyorsun. Denize düşüp yılana sarılarak kurgusuna ortak olduğun darbeyle kumpas kurdun. Sen “Beyefendi” söyle! Yıllardır hazmedemediğin Hizmet Hareketi’ne gönül vermiş bunca günahsız insanı çoluk çocuk demeden eşinden, işinden, aşından etmen yakıştı mı Müslüman’ım diyen sana? Nasıl yakışmasın ki sen değil misin kızını bile suikaste malzeme eden, evlatlarını harama bulayan? Hakka, hakikate muhabbetini yitiren adama, gelin görün ki sohbet-i Cananı yaşatmak için yaşamayı addetmiş insanların içindeki sevgisini anlatmaya çalışıyoruz.

Sen milyarder, gemi filocukları olan, mazluma racon kesen Zalim Bey! Sen misin büyük olan? Haşa. Rabb’imdir büyük olan. Halkın gözünde bir şey olabilirsin ama bizim için hiçsin anlıyor musun hiç. Gözümüze gelmeyen, gönlümüze girmeyen o paracıkların kadar değerin yok gözümüzde. Elinden geleni ardına koyma, Allah’ın izniyle, hiçbir şey yapamayacaksın bize, yıkamayacaksın gönlümüzdeki Hizmeti, dünyaya açılmış nice yiğitleri döndüremeyeceksin yolundan, dağıtamayacaksın duygularımızı, mağlup edemeyeceksin kaybetme kuşağındaki kazananları. Hapse attın, zulmettin gördün işte olmuyor muhabbetimizi kıramıyorsun, anla biz birbirimizi seviyoruz, biz Hizmetî bir aileyiz. Bu davayı yok etmeye gücün yeter mi sanıyorsun? Dünyanı ziyan ettin eğer ahirete inanıyorsan bunca yıldır bir karıncayı bile incitmemiş bu insanlara dokunma. Dokunma Hizmet’ime, dokunma Hoca’ma, dokunma abilerime, dokunma ablalarıma, dokunma çocuklarımıza…

Serkan KARAKOÇ

YORUMLAR






    0 YORUM