USD
4,4937
EURO
5,2915
ALTIN
186,8043

Denişik bir Değişiklik

“Avrasya Tüneli geçiş ücretlerinde değişiklik!”

“Yeni yılla birlikte gelen küçük tatlı zamlar…”

“Akaryakıt zamlarını biz yapmıyoruz, otomatik sistem yapıyor.”

Şimdi zam deyip de aman kusursuz, muhteşem, mükemmel, 0 hata ile ülkeyi yöneten Erdoğan rejimine halel getirmeyelim.

Denişik bir Değişiklik
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

“Avrasya Tüneli geçiş ücretlerinde değişiklik!”

“Yeni yılla birlikte gelen küçük tatlı zamlar…”

“Akaryakıt zamlarını biz yapmıyoruz, otomatik sistem yapıyor.”

Şimdi zam deyip de aman kusursuz, muhteşem, mükemmel, 0 hata ile ülkeyi yöneten Erdoğan rejimine halel getirmeyelim.

Biz ona değişiklik diyelim, fiyat güncellemesi, enflasyon ayarlaması, ücret düzenlemesi, kur uyarlaması…

Allah cezanızı veresi…

Hatırlayın daha 3 ay önce “zam” yerine “israf” ı kullanan bir zekayla ilk defa karşılaştık bu ülkede. ATV haber bülteninde, “Ekmek israfına gramaj ayarı” diye verildi ekmeğe zam haberi.

“En çok ekmek tüketip, en çok israf eden ülkeyiz. İşte bu gerçekle yeni bir düzenleme yapılacak” dedi sunucu.

Sevindi halkım, “Evet evet biz müsrif salaklarız, sağ olsun başımızdakiler bu derdimize de derman oldu” mealinde şeyler geveleyip mutlu oldular.

En son herzeyi ahaber Avrasya Tüneli zammını verirken yedi. “Avrasya Tüneli geçiş ücretlerinde değişiklik!”

Twitter halkı bu muz ortayı kaçırır mı, gelişine vurdu tabi. Kimi “fiyatlar 16 TL’den 21 TL’ye indirildi” dedi. Kimi “Zam yapıldı sandım, ödüm koptu” yazdı.

AKP’lilerin gaz sancısına tutulmuş gibi kıvranarak geveledikleri şeyleri okumak Twitter’in en güzel eğlencesi.

Yok efendim “Siz zaten bütün ilerlemelere karşısınız.” “Siz tünel yapılmasını da protesto etmiştiniz, geçmezsiniz olur biter.” mealinde şeyler gevelediler.

Yahu birader, mesele “geçmezsiniz olur biter” kadar kolay değil ki.

Öyle anlaşmalar yapılmış ki geçmeyenler de geçmişten beter. Bütün ülke geçiyor tünelden ya da tünel o kadar uzun ki bütün ülkeden geçiyor.

Böyle beyinsizce anlaşmalar niye yapılıyor diye sormak geliyor içimizden. Ayakkabı kutuları içinde kalır kayboluruz maazallah, diye korkup susuyoruz işte.

Çöpçüye, temizlik işçisi; domuza, dağda gezen; tuvalete, lavabo diyen bir nezaketimiz var, kabul. Gelin yüz kızartıcı şeylerin üzerini örtelim. Nihayetin de işin günah boyutu var.

Çalmak demeyelim de el değiştirmek veya aktarmak diyelim. Sarhoş değil de çakırkeyf veya uçuyor diyelim mesela.

Reza’nın bahşişini önden verdiği -ki bendeniz de bir örtme yaptım- değil de hayat kadını diyelim.

Zina, gayri meşru ilişki gibi ağır kelimeler yerine minik kaçamak, küçük çapkınlık ne kadar da şirin duruyor değil mi…

Rüşvet değil de hediye, el emeği, çorba parası…

Haydi örtmeye devam edelim.

Türk tarihinde en fazla Müslümanı hapse attıracak kadar kindar, başörtüsünü seçim malzemesi olarak senelerce sömürüp de 17.000 başörtülü kadını hapislerde çürütecek kadar zalim, milletin helal malına çökecek kadar haramî, -yediği haltlar bu yazıyı boş yere işgal edeceği için uzatmayacağım- biri için ne diyelim?

Diktatör bozuntusu, Yezit, Firavun, Uzun, Nemrut, Tiran, Hırsız…

Yok yok böyle tam olmadı.

Reis diyelim, Son Padişah, Dünya Lideri, Dünyayı titreten lider…

Nasıl oldu? Ne güzel örttük bakın. Hem de en cancanlı örtülerle.

Yine mi beğenmediniz?

Siz de hiçbir şey beğenmiyorsunuz arkadaş…

Neyse kelimelere çok da takılmak beyhude… Nihayetinde Anadolu’da kocaoğlan da desen, orman kibarı da desen halk yine bahsedilenin ayı olduğunu bilir vesselam.

Salih GÜLEN

YORUMLAR






    1 YORUM

    • Ahmet Özdemir 8 Şubat 2018

      :))

      Cevapla