USD
3,7889
EURO
4,6607
ALTIN
161,9056

Bu Yakadan o yakaya uçamam ki; Allah Yar…

Bugün Türk müzik tarihinin önemli isimlerinden biri olan Cem Karaca’nın aramızdan ayrılışının 14. yıl dönümü. Bu dünyaya gözlerini 2004 yılında kapatan Cem Karaca, sadece bir müzik adamı ve sanatçı kimliği ile değil; yaşadıkları ile de insanlarda iz bırakmış biri.

Bu Yakadan o yakaya uçamam ki; Allah Yar…
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Bugün Türk müzik tarihinin önemli isimlerinden biri olan Cem Karaca’nın aramızdan ayrılışının 14. yıl dönümü. Bu dünyaya gözlerini 2004 yılında kapatan Cem Karaca, sadece bir müzik adamı ve sanatçı kimliği ile değil; yaşadıkları ile de insanlarda iz bırakmış biri.

İnsanoğlu yaratıldı ve gurbetle tanıştı. Hz. Adem ve Havva cennetten çıkarılıp dünyaya gönderildiklerinde ilk hicret ve gurbetlerini yaşadılar. Gurbeti yaşayanlardan biri de yazının başlığında iki şarkısından da sözler aldığımız Cem Karaca. Tiyatro oyuncusu bir anne -babanın çocuğu olan Cem Karaca sanatla içiçe büyümüş ve çok yönlü bir sanatçı olarak sevenlerinin kalbinde iz bırakmıştı.

1945 yılında İstanbul’da doğan Karaca, Anadolu rock müziği kurucularındandır. 12 Eylül ihtilali’nden önce Almanya’ya gitmiş, ihtilal olduktan sonra “yurda dön” çağrısına uymadığı için vatandaşlıktan çıkarılmıştı. Artık bundan sonra Cem Karaca için hem maddi hem de manevi zorluklar başlamıştı.

Ülkesini, ailesini ve oğlunu çok özleyen Karaca, Yunan Adaları’na gelip Bodrum’un yanan ışıklarına bakarak hasret gidermeye çalışır. Bu sırada sözleri Nazım Hikmet’e ait olan, “Çok yorgunum, beni bekleme kaptan” şarkısını besteler.

Dönemin Başbakanı Turgut Özal’ın girişimleri sayesinde sekiz yıllık hasret son bulur ve yurda döner. Kimi çevreler Karaca’nın Turgut Özal’dan yardım istemesinden dolayı onu döneklikle suçlamışlardı. Bunun üzerine Cem Karaca “‘ben döneksem döndüm diye memleketime döndüm baba döndüm işte oh be” şarkısını söyleyerek kendini eleştirenlere cevap vermişti.

1999’da Cahit Berkay, Ahmet Güvenç’in desteğiyle Bindik Bir Alamete isimli albümünü çıkardı. Bu albümde çok tartışılacak, geçmişteki parçalarından farklı bir şarkıya imza attı. Bestesi ve sözleriyle bir ilahiyi andıran Allah Yar şarkısıyla kimi çevreler yine Cem Karaca’yı yolundan dönmekle suçladı.

Takvimler 1994 yılını gösterirken Gazeteciler Ve Yazarlar Vakfının kuruluş toplantısında Cem Karaca ve Fethullah Gülen Hocaefendi tanışırlar. Cem Karaca toplantıya erken gitmiş lobide oturmaktadır. O sırada kalabalık bir grupla programa gelen Hocaefendi Karaca’yı görür ve “Aziz dostumuz buradaymış” diyerek yanına gider ve kucaklaşırlar. Cem Karaca bu samimi ilgiden şaşkındır.

Fethullah Gülen Hocaefendi hakkında ne düşündüğü yolundaki bir soruya Cem Karaca şöyle cevap verdi: “Kendisiyle daha önce hiç karşılaşmamıştım. Basından tanıyordum. Beni yanına davet etti. Konuşmasında bana referansta bulundu. Çok onore oldum. Tanıştığımıza çok sevindim. Kıymetli bir insan. Gayet şık ve sevecen. Konuşurken insanın gözlerinin içine bakıyor. Bu benim için önemli. Bence bir insan sizinle konuşurken gözlerinizin içine rahatça bakabiliyorsa, bu onun zihninde bir gıllügış olmadığını, geçmişinde gizleyecek bir ayıbı olmadığını gösterir. Fethullah Hocaefendi’nin konuşması da çok mütevazıydı. Bu insan belli bir noktaya gelmiş. Demek ki bir yetenek var. Demek ki bir beyin bu. Bana onunla neden konuştuğumu soruyorlar. Neden konuşmayayım? Konuşmamak için hiçbir sebep göremiyorum.”

Hocaefendi ABD’ye gittikten sonra mektuplaşmaya başlarlar. Cem Karaca bir mektubunda şöyle yazmıştır. “Muhterem Fethullah Gülen Beyefendi! Yücelerin en yücesi Allah size uzun ve sağlıklı bir ömür sunsun. Sunsun ki, bizler de zat-ı alinizden müstefid (faydalanan) olalım. İstirhamım odur ki; siz, size çok ama çok iyi bakın. Zira size ihtiyacımız var. Hem bir ‘cem’ olarak, hem de Hakk’ta cem olmayı bilenler olarak.” Bu mektuba karşılık olarak da Fethullah Gülen Hocaefendi şu cevabı göndermiştir. “Aziz dost. Bazen şirin bir tebessüm, tatlı bir söz ya da sıcak bir bakış insan gönlünde kışı bahara çevirir. Zat-ı alinizi daima gönlünüzdeki enginlik ve sevgiden kaynaklanan o tebessümler, o sözler ve o bakışlarla hatırlıyor ve yâd ediyorum. Gurbet anında mektubunuz bir teselli kaynağı oldu.”

Cem Karaca aramızdan ayrıldığında tarihler 8 Şubat 2004’ü gösteriyordu. Eşi vefat anını şöyle anlattı. “Bir pazar günü, sabaha karşı, son sözü ‘Allahu Ekber’ diyerek bu dünyadan göçtü. Çok şarkılar söyledi. Başka ülkedeki insanların derdini de kendi derdi gibi bildi. Çok şiirler yazdı ama son sözü, Allah’ın huzuruna giderken, ‘Allahu Ekber’ oldu.”

Dünya gurbetinden asıl vatan “Ahiret Yurdu”na giden sevgili Cem Karaca “Allah Yar” ve yardımcın olsun.

Şükran YAZAR

 

 

YORUMLAR






    0 YORUM