USD
4,6794
EURO
5,4552
ALTIN
191,0817

Yeni Doğan Bebeğe Yapılması Gereken Muameleler

Aileye katılan minik üye, herkesin hayatını değiştirecek bambaşka dünyalara kapılar açacaktır. Cennet meyvesi, evlat nimetine, Rabbin emanetine hoş geldin derken yapılması gerekenler hususunda da Efendimiz (sav)’in bize rehberlik ettiğini görüyoruz.

Yeni Doğan Bebeğe Yapılması Gereken Muameleler
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Aileye katılan minik üye, herkesin hayatını değiştirecek bambaşka dünyalara kapılar açacaktır. Cennet meyvesi, evlat nimetine, Rabbin emanetine hoş geldin derken yapılması gerekenler hususunda da Efendimiz (sav)’in bize rehberlik ettiğini görüyoruz.

İLK LİBAS: Allah Rasulü (sav), doğum vakti yaklaşan kızına daha sık gider hal hatır sorar durumunu yoklardı. Doğum sancısı başladığında da O’nu ziyaret ederdi, “doğum olunca bana haber verin ben gelmeden hiçbir şey yapmayın” diye tembihlerdi. Çünkü beyaz bir beze sarılmasını isterdi.

Hz. Hasan doğduğunda, Hz. Sevde bebeğin göbeğini kesip, sarı bir beze sardı. Efendimiz (sav) tam o sırada geldi durumu görünce “bana asi oldun” diyerek kızdı. Hz. Sevde ise “Allah’a ve Rasulüne asi olmaktan Allah’a sığınırım” dedi. Rasulullah (sav) bebeğin getirilmesini istedi. Sonra üzerindeki sarı bezi çıkarıp attı ve beyaz bir beze sardı. Buradan da anlaşılacağı üzere bebeğin ilk libasının, kundağının beyaz olması uygun olur.

TAHNİK: İlk gıda. Allah Rasulu (sav), torunları dünyaya geleceği zaman, “bebek doğduğunda süt vermeden bana haber et, benden önce süt verme” diyerek kızına tembihte bulunurdu.

Hz. Ali’nin rivayet ettiğine göre, Hz. Hasan doğduğunda böyle yapılmış, Hz. Hasan’ın ağzına ilk gıda olarak Efendimiz (sav)’in, kendisinin bilmediği bir şey koyduğunu ifade eder. Hz. Hüseyin doğduğunda ise ilk, süt emzirilmiştir.

Rasulullah (sav)’in ilk gıdaya önem verdiğini anlıyoruz. Sadece kendi torunları için değil, diğer çocuklar için de tahnik de bulunmaya ihtimam gösterdiğini biliyoruz.

Hz. Enes (ra)’dan gelen bir rivayette, annesi Ümmü Süleym’e Rasulullah (sav) haber gönderir. “Çocuğun göbeği kesilince bana haber verin benden evvel ağzına bir şey koymayın.” Doğum olunca Hz. Enes bebeği alıp, Efendimiz (sav)’e götürdü. O sırada bir bahçede bulunan Allah Rasulü (sav) acve hurmasıyla tahnik yaptı.

İLK TELKİN ve DUA: Yeni doğan çocukların sağ kulağına ezan, sol kulağına kamet okunur. Pek çok rivayette, Efendimiz (sav)’in torunlarına ve müminlerin çocuklarına bu şekilde telkin yaptığı ve hayır duada bulunduğu bildirilmiştir.

Abdestli, kıbleye dönülür. Sağ kulağına ezan sol kulağına kamet okunur. Üç kere sağ-sol kulağına ismi tekrar edilir.

İSİM KOYMA: Güzel bir isim verilmesi çocuğun haklarındandır.

“Çocuğa güzel bir isim verilmesi ve güzelce terbiye edilmesi, onun anne-babası üzerindeki haklarındandır.”

Rasulullah (sav) isim koymaya büyük önem vermiştir. Güzel anlamı olan isimler verilmesini isterdi. Hatta konmuş olan kullanılan pek çok ismi, anlamı çirkin veya manasız bularak değiştirdiğini rivayetlerden öğreniyoruz.

“Peygamberlerin isimleri ile isimleniniz. Allah nezdinde isimlerin en sevimlisi Abdullah, Abdurrahman’dır. İsimlerin en doğrusu Hâris (kar getiren, ahreti kazanan); Hümam (himmetli azimli)’dır. En çirkini de Harp (savaş, şiddet) ve Mürre (cimrilik, acı) isimleridir.”

Abdestli, kıbleye dönülür. Sağ kulağına ezan sol kulağına kamet okunur. Üç kere sağ-sol kulağına ismi tekrar edilir.

MÜJDELEME: Kurratu a’yun gözbebeği, göz nuru, cennet meyvesi olan çocuk bir sevinç, sürur, mutluluk vesilesidir. Evlat müjdesi karşısında Rasulullah (sav)’in ve sahabenin hediye ve ziyafet verdiğini biliyoruz. Efendimiz (sav), oğlu İbrahim’in doğum müjdesini getiren Ebu Rafi’ye bir köle hediye etmiştir. Ashabın doğum vesilesiyle ziyafet tertip edip dualar ettikleri de rivayetlerde vardır.

AKİKA: Yeni doğan bebeğin saçına akika denir. Akika kurbanı kesildiği gün saçı da traş edildiği için kurbana da ‘Akika Kurbanı’ denmiştir. İslam öncesi Araplar arasında erkek çocuk için akika adetti. İslamiyet bu adeti kaldırmadı, çocuğun başına kan sürülme adetini yasakladı. Ayrıca sadece erkek çocuk için kesilirken kız çocukları için de uygulanan bir sünnete dönüşmüştür. Kız çocukları için de kesilmesinin yolunu açmıştır.

Akika şükür vesilesidir. Akika kurbanı çocuğun doğumunun yedinci günü kesilir, saçları traş edilip ağırlığınca gümüş veya altın sadaka olarak dağıtılır. Yedinci günü kurban kesilemediyse sonradan da kesilebilir. İsmi henüz konmamışsa bu günde konabilir.

Efendimiz (sav), “Her çocuk akika kurbanına karşı rehindir, yedinci gün onun için kurban kesilir. Başı traş edilip, ismi konur.”

SÜT EMZİRME: Çocukların en temel hakkı süt hakkıdır. Anne ile bebeğin arasındaki en kuvvetli bağlardan biridir. Anne sütünün maddi-manevi etkileri üzerine pek çok araştırma yapılmakta ve sonuçlar süt döneminin önemini ortaya koymaktadır. Bu dönemle ilgili müstakil ayet ve hadislerin olması da önemine binaendir.

“An­ne­ler, ço­cuk­la­rı­nı iki tam yıl em­zir­sin­ler. Bu, em­zir­me­yi mü­kem­mel şek­liy­le uy­gu­la­mak is­te­yen­ler içindir. An­ne­le­rin, mü­na­sip şe­kil­de yi­ye­ce­ği­ni gi­ye­ce­ği­ni sağ­la­mak, ba­ba­nın gö­re­vi­dir. Hiç­bir kim­se takatinin dı­şın­da bir gö­rev­le yü­küm­lü tu­tul­maz. Ço­cuk yü­zün­den ne an­ne­si, ne de ba­ba­sı za­rar görmemelidir. Bu yükümlülük, babanın varisine de düşer. Fa­kat an­ne ba­ba ara­la­rın­da gö­rü­şüp an­laş­ma­ya vara­rak, iki yıl­dan ön­ce, ço­cuk­la­rı­nı süt­ten kes­mek is­ter­ler­se, ken­di­le­ri­ne bir ve­bal yok­tur. Şa­yet çocuklarını­zı baş­ka­la­rı­na emzirt­mek is­ter­se­niz, ken­di­le­ri­ne ve­re­ce­ği­niz üc­re­ti mü­na­sip tarz­da öde­mek şar­tı ile bun­da da si­ze ve­bal yok­tur. Al­lah’a kar­şı gel­mek­ten sa­kı­nın ve bi­lin ki Al­lah yap­tı­ğı­nız her şe­yi görmekte­dir.” (Bakara 2/233)

“Biz in­sa­na, an­ne­si­ne ba­ba­sı­na iyi dav­ran­ma­sı­nı em­ret­tik. Zi­ra an­ne­si onu ni­ce zah­met­ler­le kar­nın­da taşımış­tır. Süt­ten ke­sil­me­si de iki yıl ka­dar sü­rer…” (Lokman 31/14)

“Biz in­sa­na, an­ne ve ba­ba­sı­na gü­zel mu­ame­le et­me­si­ni em­ret­tik. Zi­ra an­ne­si onu ni­ce zah­met­ler­le kar­nın­da ta­şı­mış ve ni­ce güç­lük­ler­le do­ğur­muş­tur. Ço­cu­ğun an­ne kar­nın­da ta­şın­ma­sı ve süt­ten ke­sil­me­si otuz ay sürer…” (Ahkaf 46/15)

NAFAKA: Ailenin geçimi nafakası babaya aittir. Doğan çocuğun da beslenme, barınma, giyinme, korunma vb. ihtiyaçlarından baba mesuldür. Anne-baba birbirine destek olmalı bu heyecan verici yolculukta birbirlerini asla yalnız bırakmamalıdır.

DUA: Kul için dua hayatın olmazsa olmazıdır. Her zaman her durumda “tut elimden, tut ki olamam sensiz Rabbim…” diyen dua insanı olmak gerekir.

Terbiye edici Rab’dir. “Ya Rabbi her ikimizi de terbiye et” diyerek yine O’ndan yardım istemeliyiz.

Ebeveynin duası reddolunmaz. Bilhassa evlatlarımız için çok dua etmeliyiz. Hayır duada bulunmalıyız. Dilimizi bedduaya alıştırmamalıyız.

Ayşe ALTAN 

YORUMLAR






    0 YORUM