USD
4,5790
EURO
5,3899
ALTIN
189,5752

KOŞ VATANDAŞ, SATILIK HUKUK VAR

Sözcü’de çıkan habere göre OHAL döneminde 540 avukat halen cezaevlerinde tutuklu, 1.480 avukat hakkında soruşturma var.

KOŞ VATANDAŞ, SATILIK HUKUK VAR
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Mesleğinin hakkını veren avukatların tutuklandığı bir OHAL cehennemi Türkiye.

Kuduz olmuş da su görünce canavarlaşan bir histeri… Gözü dönmüş bir azgınlık… Akıl ve vicdanını çoktan yitirmiş bir ruh hastası var karşımızda.

Ha bir de böyle bir ortamda puslu havadan kendi cebine yol bulan AKP avukatları… Hani derler ya Kayseri’de kafası çalışanı tüccar yanına verirler, kafası çalışmayanı okuturlar diye. Bu şaka gerçek oldu.

AKP avukatlarının kafası çalışanlar (!) hukukun ticaretini yapıyor. Oysa eskiden Ticaret Hukuku vardı. Ehliyetsiz araba kullanmanın yığınla cezasının olup da diplomasız devlet yönetmenin serbest olduğu ülke burası. Namı diğerle deliye deli diyene, deli gömleği giydirilen yer.

Birkaç ay önce bir eski dostumu almak için seher vakti kapısını çalmışlar. Suçlama malum: “silahlı terör örgütü” üyeliği. Ekipler geldiğinde evde yokmuş, sonrası tam bir sancılı süreç. Borç harç açtığı dükkânı hemen haraç mezat devretmiş, el koyarlar diye. Sonra hısım akrabaların yanına sığınılan günler.

Hısım akrabada da korku var. Hani mesele “suçluya yardım ve yataklığa” kadar gidebilir, arkadaşta da korku var, ahaber hipnozunda bir masumu gammazlamanın vatan kurtarmak olduğunu sanan bir salak çıkabilir.

Bu kaçışın fayda etmeyeceğini akıl verir birileri ve bir avukatı önerirler. Avukat AKP’li, durumu anlatır arkadaş, böyleyken böyle oldu. Avukat maddi durumunu öğrenir, kâğıt kalemi alır eline ve ortaya hesabı çıkartır.

“Senin çok bir şey yok, 40.000 verirsen hapishane görmeden çıkartırım, biraz nezarethanede yatarsın o kadar. Gerisi tutuksuz yargılama.”

Boyun büker arkadaş, borç harç denkleştirir 40.000’i, sonra da gider teslim olur. Birkaç hafta nezarethane safhası, işkenceden payına düşen olursa alma fırsatı (!) sonrasında Nöbetçi Mahkeme’den adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılama…

Avukatın dedikleri aynen nasıl mı çıktı, diye şaşırmayın dostlar. Kararı avukat nasıl mı biliyor, diye güzel aklınızı yormayın.

Yahu burası ayakkabı kutularının bütün sıkıntılıları içine alacak kadar büyük olduğu bir memleket, hâlâ anlamadınız mı?

Bir ayakkabı kutusu bir çift ayakkabı için değil, dertleri çözmek için var, yeter ki içi yeşillik olsun.

Piyasayı bilen bir dostum, “Valla arkadaşın çok ucuza kapatmış.” dedi. Ortalıkta 6 basamaklı 7 basamaklı sayılar dolanıyor.

Avukatlığın şu an büyük rant olduğunu söyledi bir başka dostum. Villasına villa ekleyen yağlı, yandaş ve rahat, göbekli ak avukatlar. Süper lüks arabalarının önünde fotoğraf çektirip de sosyal medya profili yapan görgüsüz ayılar.

AKP’li avukatların sanayicilerden çok kazandığı zamanlar…

Kafası basmayan AKP avukatları ise apar topar hâkim savcı yapılıyor. Staj-mıtaj yok artık. Tecrübe-mecrübe eski Türkiye’de kalmış. Ülke değil çiftlik… Kendi çalıp kendi oynayan bir düzen, ah bir de yüzbinlerce masumu çiğneye çiğneye oynamasalar.

Savunma hakkı kutsallığı, masumiyet karinesi, bağımsız mahkemeler falan filan… Hepsi hikâye… Acemi savcı hakimler elinde hukuk katlediliyor.

Harry Potter serilerine taş çıkartacak fantastik edebiyat yapılıyor iddianamelerde. Delil yok, şahit yok ama AKP hukukçuları eliyle zulüm hukuk kılıfı içinde devam ediyor. O yüzden AYM kararlarını iplemeyen yerel mahkemeler var. 1453 sayfa iddianame hazırlayıp da adam gibi bir delil gösteremeyen savcılar var.

Erdoğan’ı eleştirmeyi “vatan hainliği” sanacak zekada hukukçular(!) var.

Evde bulunan kitaptan örgüt üyeliği çıkartıp hüküm veren canlılar var.

Karısının yıllar evvel Bank Asya’da emeklilik hesabının bulunması yüzünden yıllardır hapiste çürütülenler kamu görevlileri var.

Ah, bir de çilesini yıllara dolayanlar var. “Neden bu adamın vekaletini aldın” “Neden bu şirkette çalıştın” denilerek tutuklanan yüzlerce avukat. Hukuku ne kadar iyi bilseler ne yazar, karşılarında hukuk diye mahkemelerde bir sirk oynanıyor, palyaço değilsen sana yer yok.

Yıllardır tanıdığım nice dürüst avukat dostum ya demir parmaklıklar ardında ya vatanlarından sürgün.

Yarın bugünler geçer, geriye bakınca bir şerefli avukatlar hatırlanır bir şerefini satan varlıklar.

Avukatlara bunca zulüm yapılırken Barolar Birliği Başkanı’nın bir şey yapmasını beklersiniz değil mi? O ise çok meşgul çok. Yurtdışında F*TÖ’nün zararları konulu görüşmeler yapıyor.

Erdoğan bir tane değil ki…

SALİH GÜLEN

YORUMLAR






    0 YORUM