USD
4,0810
EURO
4,9718
ALTIN
173,6750

Zamane Fıkraları 31

Ne demişler? Dağdan gelen, bağdakini kovar. Sen gel güzelim Gürcü yamaçlarını bırak, bir başka diyarda halkı “Ölümü gösterip nezleye razı et.” Ona da kurban, hem pasaportlarına el koy hem de “İstemeyen burada durmasın, çekip gitsin!” de. Oh ne âlâ…

***

Zamane Fıkraları 31
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Erzurum’da trafik kazasına sebep olan dana, on dokuz aydır gözetim altındaymış. Tâbir-i diğerle hapismiş. Neyse ki Erzurum milletvekili işe müdahil olup danayı hürriyetine kavuşturmuş. Fırat kıyısında ayağı kırılan koyunun kendisinden sorulacağı endişesini taşıyan bir halifenin hayatını kendine rehber edinmiş demek.

Lakin nanköre iyilik, iyilik değildir. “Yaza çıkardık danayı, beğenmez oldu anayı!” demişler. Eyyamınızda kime ne iyilik yaptıysanız çıkar için yaptınız; lakin “Keser döner, sap döner; gün gelir hesap döner…” Bugün semirttiğiniz besi öküzleri, istikbalde arpa ve alafları kesilince bakalım önce kimi tepecekler.

Vekile baksanıza, danalar dahi eyyâm-ı riyâsetinde emn-ü emanda. O emniyetin zekatı halka da düşse çok mudur? Gerçi nasıl düşsün, milletvekili olmanın ön şartlarından biri de filancalarla mücadele etmek olmadı mı?

Şimdilerde Anadolu, dana dolu. Farklı düşünenin, onun kadar dahi kıymeti yok.

Bir de Erzurum ve dana deyince aklıma, “Bunları böğürte böğürte vatandan çıkaracağız!” diyen Aksak Muhyettin geldi. Sahi, o ne alemde acaba?

***

Balıkesir valisi 600 polisle(?) operasyon düzenlemiş. Hepsi pür-silah. Zira kuşatılacak mekanlarda azılı haydutlar kalıyormuş. Üstelik silahlarını kendileri üretiyorlarmış. Çiğ köfte, mantı, börek ve saire… Yahu eşi hapiste olanlara yardım etmek, hangi kanunla yasak? Kanun mu? George Orwell ne demiş? “Hiçbir şey yasa dışı değildi. Zaten yasa diye bir şey kalmamıştı!..”

***

Dün Mevlüt’ü aradım. Hani şu çavuşun oğlunu. “Kardeşim sen ne yapıyorsun, daha doğrusu ne yaptığının farkında mısın?” dedim. Şaşırdı, geçen gün Kazakistan’da yediği herzeyi hatırlattım. Adam soruyor, “Yurtdışında insan kaçırma faaliyetleriyle bakanlığınızın ilgisi var mı?” diye. “Ben bu soruyu cevaplamam!” diyorsun. Yani sözün, “Benimle ilgisi yok!” demeye geliyor.

Seninle ilgisi yoksa Kosova Elçiliğimiz kime alet oldu? Yoksa orası sana bağlı değil mi? Maaşlarını hesaplayan saymanların, yurt dışındaki yüz küsur elçiliğin senin bünyende çalıştığını sana haber vermedi mi? Yoksa iktidara gelir gelmez ihale, yol, köprü, yandaş, havuz derken kendi mevzuatını öğrenmeye vaktin mi kalmadı?

Priştina eskiden bizde şairleriyle meşhurdu. Öyle ki, “Priştina’da doğanlar, bellerinde kalemleriyle doğar.” derlerdi. Heyhat, eyyam o eyyam olsaydı da orada zuhur eyleyen bir şair, yediğiniz haltı uzun uzadıya anlatan bir hicviye kaleme alsaydı.

Kerem UMAR

YORUMLAR






    0 YORUM