Ahmet Takan: Moskova mutabakatından sonra ÖSO’nun da  adı değişti mi?..

375
ÖSO

Moskova mutabakatından sonra ÖSO’nun da  adı değişti mi?..

İktidarın Suriye politikasında çöküşün  ve Esad rejimini tanıdığının   tescil edildiği tarih  20 Aralık 2016.  Rusya, İran ve Türkiye’nin imzaladığı Moskova mutabakatı…

O tarihten beri, Fırat Kalkanı operasyonları ile ilgili yayınlanan Genelkurmay Başkanlığı’nın resmi bilgilendirme notlarında  dikkatimi çekiyor. 19 Aralık’tan sonra çok önemli bir  ifade değişikliği yapıldı. Bu tarihe kadar, TSK’nın  Suriye’de yürüttüğü Fırat Kalkanı operasyonunda hep Özgür Suriye Ordusu’nun kısaltılmışı (ÖSO) kullanılırdı. Metinlerde, “ÖSO unsurlarına destek sağlayan TSK…” diye geçerdi. 20 Aralık’tan itibaren yapılan Genelkurmay açıklamalarında, ÖSO yerine  “Özel Görev Kuvvet Grupları” denilmeye başlandı. Dün sabah yapılan  açıklamada da, “Muhalif unsurlardan oluşan Özel Görev Kuvvet Grupları tarafından, havadan ve karadan sağlanan yoğun ateş desteği ile Bab’ın ele geçirilmesine yönelik planlı harekâtın icrasına devam edilmiştir” deniliyordu. Perşembe ve  Cuma günü yapılan açıklamalarda da ifadeler aynıydı. Ancak, dün  öğle saatlerinde “Haftalık basın bilgi notu (15-21 Aralık 2016)” başlığı ile gönderilen açıklamada,  bölgedeki Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) unsurlarıyla birlikte..” ifadesi gözüme çarptı.

Dışişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıklarının yaptığı açıklamalar uluslararası alanda kesin bağlayıcıdır. Bırakın bir cümleyi, bir kelimeyi, bazen noktanın, virgülün yeri bile karşınıza konulur.

Acaba!.. Rus Devlet Başkanı Putin’in bastırmasıyla, El Nusra’da çark edilişin ardından ÖSO’da  ne gibi bir değişiklik oldu?.. ÖSO  artık Özel Kuvvet Görev Grupları mı oldu?.. Veya açıklamaların hangisinde sehven bir yazım hatası yapıldı?..  Mehmetçiği satan, ABD’ye istihbarat sızdırdığı bilinen ÖSO içindeki bazı gruplarla  yollar kesin olarak  ayrıldı mı?..Yoksa, Moskova mutabakatından sonra Esad’a gönderilen yeni bir mesaj mı?..

Kafa karışıklığı olmadan acilen izah edilmeli!..

***

“Adil öksüz kadar önemli adam”

TBMM darbe araştırma komisyonu, Ocak ayı başında görevini sonlandıracak. Gidişata bakılırsa AKP’li üyelerin tutumu(!) yüzünden yasal olan 1 aylık ek çalışma süresi kullanılmayacak.  Uzmanlar tarafından hazırlanan taslak rapor üyelere dağıtıldı. Sonuç bölümü henüz yazılmadı ama taslakta 15 Temmuz hain darbe girişimine ilişkin ne siyasi ayağın ne de askeri kanadın açık şeması var.. Daha da ilginç olanı, komisyonun AKP’li üyeleri, özel sohbetlerde muhalefet üyelerine “rapora şerh yazmayın” ricasında bulunuyor. CHP’li üyelerin tavrı net, “muhalefet şerhi yazacağız”. Bakalım MHP’li üye ne yapacak? Anayasa mutabakatı ruhu devam edecek mi?..

Komisyonun, geçtiğimiz Perşembe günü  yapılan toplantısında CHP İzmir Milletvekili Aytun  Çıray, çok önemli soruları gündeme taşıdı. Tutanaklardan:

“…Ama çok daha önemli bir isme bir kere dikkat çekmiştim, davet edilmesini istemiştim, davet edilmedi; adı Avukat Rasim Kuseyri. Bu şahıs şimdi tutuklu arkadaşlar.

Şimdi, bu adamın -yine söyledikleri- Adil Öksüz kadar önemli bir adam olduğu söyleniyor; ben bilmiyorum, bu söylenen. Peki, bu adam kim? Bu adam, geçmişte, Sayın Sadullah Ergin’in Bakan olduğu dönemde, Sayın Veysi Bey’in, şimdiki Başbakan Yardımcısının bakan yardımcısı olduğu dönemde Adalet Bakanlığı’nın en etkili danışmanlarından birisi, en etkili. O kadar etkili ki, Cem Uzan davası gibi önemli ve büyük davaların verildiği bir şahsiyet.

Şimdi, iddia şu ki, bu tutuklu şahsın evinde siyasilerin kripto listeleri bulundu. İddia bu.

Ondan sonra, bu Kuseyri Hukuk Bürosu, ilginç, bu MİT kayıtlarına göre Kuseyri… Bakın, hep bunlar iddia ama MİT kayıtlarına göre yargı, Emniyet kayıtlarına göre de Yargıtay imamı kabul edilen bu kadar önemli bir şahsiyet. Biz bunu dinleyemedik. Şimdi, bu şahsiyetin yanında…

Bunun yanında kim staj yapıyor, stajyeri kim? Sayın Veysi Bey’in oğlu, stajyer. Sayın Bakan, Başbakan Yardımcısı.

Şimdi, Sayın Veysi Kaynak bütün bu ilişkilere rağmen Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakan Yardımcısı ve Millî Güvenlik Kuruluna giriyor. Bunlar aydınlanmadan -milletin meselelerini konuştum- kimseyi suçlamıyorum, somut, yalanlanmamış, açık bilgilerden söz ediyorum. Öyle istihbarat filan değil. İnternet’e girerseniz bu yalanlanmamış bilgileri köşe yazılarında dahi bulacaksınız.

Benim yine son aldığım bilgiye göre bu tutuklandıktan sonra bütün davaları yine Adalet ve Kalkınma Partili bazı avukatlara devrediliyor. Severim, saygı duyarım şimdiki Adalet Bakanı’nı fakat bu şahsı 17-25 Aralıktan sonra kendisine vekil tayin etti mi etmedi mi, bunu öğrenmek isteriz. Sayın Bekir Bozdağ bu Kuseyri’yi kendisine vekil tayin etti mi etmedi mi? Dolayısıyla, bunların aydınlanması gerekir Sayın Başkanım.”

Aytun Çıray ne der bilemem!..Taslak raporu gördükten sonra bu komisyondan civciv çıkacağından emin oldum!..

Kaynak: Yeniçağ

CEVAP VER