Albayrak’ın mail kutusunda sular durulmak bilmiyor!

414
Albayrak’ın mail kutusunda sular durulmak bilmiyor!

Wikileaks’ın yayınladığı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ın maillerinden ilginç ayrıntılar çıkmaya devam ediyor. Sabah Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Yahya Bostan’ın, başbakanlık muhabirliği döneminde Turkuvaz Medya Grubu CEO’su Serhat Albayrak için muhbirlik yaptığı ortaya çıktı.

Bostan, Berat Albayrak ve Ağabeyi Serhat’ın adeta gözü-kulağı halindeymiş

Aydın Doğan’ın damadı ve CEO’su M. Ali Yalçındağ’ın kendi grubu için yaptığı ispiyonculuğu, Yahya Bostan da mesai arkadaşları için yapmış. Görev yaptığı Sabah Ankara bürosunda yaşananları neredeyse an be an Albayrak’a ‘uçuran’ Bostan, amirlerini ve muhabir arkadaşlarını fişlemiş. Ankara’daki diğer bazı gazeteciler için de ‘bilgi notları’ yazmış. Bostan, damat Berat Albayrak ve ağabeyi Serhat’ın adeta Ankara’daki ‘gözü-kulağı’ gibi hareket etmiş. Bir ‘haberci’den çok, ‘haber elemanı’ gibi çalışmış. Bunun karşılığında önce Ankara Haber Müdürü yapılan Bostan, geçen yıl da yazı işleri müdürlüğüne terfi ettirilerek ödüllendirilmişti.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan ve Albayrak kardeşlerle arkadaşlığı bilinen Bostan, adeta ‘özel bir misyonla’ Ankara’da görevlendirilmiş. ‘Abi’ diye hitap ettiği Serhat Albayrak’la yazışmalarından, bu net bir şekilde anlaşılıyor. Bostan’a adeta ‘gölge temsilcilik’ ya da ‘paralel temsilcilik’ ihdas edilmiş.

Sabah Ankara Temsilcisi Okan Müderrisoğlu ve dönemin Haber Müdürü Mutlu Çölgeçen başta olmak üzere bütün büro ile ilgili istihbar ettiği bilgileri İstanbul’a paslaması da bu yüzden. Sadece gazetenin bürosuyla ilgili dedikoduları değil, Başbakanlık bürokrasisinde ve Ankara’da neler olduğunu da yeri geldikçe paylaşmış. Örneğin bir başbakanlık bürokratı ile görüşmeden önce Serhat Albayrak’a bilgi veriyor. “Çıktıktan sonra konuştuklarımızı size yazarım” diyor. Attığı twitlerde, Selam-Tevhit’de kendisinin de telefonlarının dinlendiğini, bunun ahlaksızlık olduğunu haklı olarak dile getiren Bostan’ın samimiyetsizliği maillerde göze çarpıyor. Büroda olup bitenleri, özel fiş notları ile birlikte patrona postalaması pek etik değerlerle örtüşmüyor.

“NUMAN KURTULMUŞ’LA İLGİLİ İSTEDİĞİNİZ ÖZEL BİLGİLER VAR MI?”

16 Şubat 2011 tarihli e-postasında, “Bu arada Ankara’da artık yalnız yaşamıyorum abi” diye müjde veren Bostan, devamında bir gazeteciye yakışmayacak angajmanlara giriyor: “Mevlüt Çavuşoğlu’nun basın danışmanı (başbakanlık basın müşavirliği kadrosundan) A.Ü ile eve çıktık. Geçici bir süre Numan Kurtulmuş’un özel kalem müdürü F.T de (Adı Selam-Tevhid dosyasında geçmişti-Tr724) bizimle kalıyor. Numan Kurtulmuş’la ilgili istediğiniz özel bilgiler olursa size aktarabilirim. Onun dışında Numan Bey’le ilgili elime bilgi geçtikçe de size yazacağım”

Acaba Bostan, ev arkadaşı F.T’den Numan Kurtulmuş’la ilgili ne tür bilgiler öğrendi ve neleri patronuna yetiştirdi? Hangi bilgileri paylaştı?

“B.A’NIN AHLAK ANLAYIŞI YOK”

Yahya Bostan’ın, bir dönem beraber başbakanlık muhabirliği yaptığı Habertürk’ten BA ile ilgili yorumları da dikkat çekici. 9 Ağustos 2011 tarihli ‘Ankara’dan iki önemli not’ başlıklı mail’de şunları paylaşıyor: “BA, ki sürekli güven bunalımı yaratan birisi olduğunu siz daha iyi biliyorsunuz, yeni bakanlardan birisine basın müşaviri olmak için gizli görüşmeler yürütüyormuş. Hayati Yazıcı onu basın danışmanı olarak yanına alacakmış. Başbakanlıkta bu kadar güven kaybetmiş bir kişinin nasıl olup da basın müşaviri olarak değerlendirilmek istendiğini anlayamıyorum. Üstelik bu kişi ciddi kişilik problemleri olan birisi. Bir doğrusu, çizgisi, ahlak ve dürüstlük anlayışı yok.”

“ÇÖLGEÇEN’İN ANLATTIKLARINI BEN SİZE GEÇERİM”

15 Nisan 2011 tarihli mail’inde, Haber Müdürü Mutlu Çölgeçen’i evinde ziyaret edecekleri bilgisini verdikten sonra, “Akşam bayağı şey anlatır. ben de bunları size geçerim.” diyor. 29 Nisan 2011’de, muhabir H.A ile ilgili olarak, “H. abi bildiğiniz milli görüşçüdür, bizdendir, sağlamdır.” değerlendirmesinde bulunuyor.

3 Haziran 2011 tarihli, ‘Üç önemli not’ başlıklı mailde, “Okan bey 3 gündür psikolojik olarak tam tabiriyle ‘çökmüş’ durumda. Kendisini ilk defa böyle görüyorum. Kafası önünde yürüyor. Bahçeye çıkıp uzun uzun volta atıyor. İlk defa odasından hiç çıkmıyor. Dün hiç çıkmadı.” şeklinde gözlemler paylaşıyor.

“HAZ.A, TEHLİKELİ YERLERE KAYIYOR”

8 Ağustos 2011’de gönderdiği ‘büro notları 1: mutlu çölgeçen ve temsilcilik’ konulu mail de dikkat çekici. Çölgeçen’in temsilciliğe oynadığına dair uzun uzun gözlemlerini ve değerlendirmelerini paylaşıyor. ‘Hırs gözünü bürüdü’ yorumları yapıyor. Bir gün sonraki ’büro notları 2’ konulu devam maili’nde de 4 muhabirin durumunu masaya yatırmış. Bunlar M.N, Haz.A, H.A ve D.G… Haz.A için şu notları aktarmış: “Yaklaşımı açısından oldukça sorunlu bir tip. Maliye bakanlığının yaptığı haberler nedeniyle kendisine kapısını kapattığı bir gerçek. Kürt sorununa yaklaşımı da haber kaynakları neredeyse tamamen BDP-PKK çizgisindekilerden oluştuğu için tehlikeli yerlere kayabiliyor. Haber kaynağı olarak çoğunlukla PKK’ya yakınlığıyla bilinen ANF Fırat haber ajansını kullanıyor. Bu yüzden yaptığı haberler sorun teşkil edebiliyor. H., haberleri ve yorumlarında PKK çizgisinden dışarı pek çıkamıyor.”

YAHYA’NIN SEPETİ

12 Ağustos 2011 tarihli ‘istediğiniz isimlerle ilgili bir kaç not’ başlıklı e-postada da Ankara büroya alınması düşünülen 4 muhabirle ilgili görüşlerini iletiyor. E.G için “Bizim ‘sepet’e de düşmüyor” diyor. ‘Sepet’ tabir ettiği, bir ruhdaşlık ve fikirdaşlık. Ankara büroda, M.A.B., M.N, H.A gibi Milli Görüşçü muhabirleri o ‘sepetin’ içine atmış. Onların önünü açmak için de özel çabalar sarfetmiş. Bunların dışındaki muhabirler ise ‘kazan dışı’.

“B.’DE SAVRULMA GÖRÜYORUM”

Akşam Gazetesi muhabiri H.K için “H.K ile ilgili çevreden toplayabildiğim bilgi ‘sol tandanslı olmasına rağmen piyasadaki diğer gazetecilere nazaran daha ılımlı olduğu’ yönünde.” yazmış. B.Ç içinse, “Parlayamamasının bir nedeni de kavrama yetisinin güçlü olmaması. Yani bir gazetecide olması beklenen parlak zeka, girişimci ruh kendisinde yok. Dünyaya bakışının nasıl olduğuna gelince, apolitik olduğunu düşünüyorum. Bir kez kendisini ofise bırakan insanları görmüştüm. İçerisinde başörtülü kadınların da olduğu bir arabada gelmişti. Yani ‘sepete’ girebilir düşüncesi uyandırıyordu. Ancak son zamanlarda kendisinde bir savrulma görüyorum. Dünyaya bakışıyla ilgili düşünce sistematiği gelişmediği için zihni her tarafa yatabiliyor. Bu da bende güvensizlik yaratıyor.”

Not: Yahya Bostan’ın fişlediği kişilerin isimleri haberde Tr724 tarafından kodlanmıştır.  

TR724

 

CEVAP VER