Arap basınından Gülen’e ilgi

1521
ARAP BASINININ HOCAEFENDİYE OLAN İLGİSİ VE AL-AHBAR’DA YAYINLANAN RÖPORTAJIN ANLAMI
Özgür Can

ARAP BASINININ FETHULLAH GÜLEN HOCAEFEND’İYE OLAN İLGİSİ VE AL-AHRAM VE AL-AHBAR’DA YAYINLANAN RÖPORTAJLARIN ANLAMI

ÖZGÜR CAN

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AKP iktidarı, Türk Mahkemeleri tarafından 17-25 Aralık 2013’te yolsuzluk ve rüşvetten hüküm giymesinden sonra olayı unutturmak ve farklı yola yönlendirmek için Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi ve Hizmet Hareketi’ne yönelik cadı avı başlatmıştı. Geçtiğimiz 15 Temmuz’da ise bizzat Erdoğan ve ittifak ettiği bir kısım şer odakları tarafından Darbe Tiyatrosu sahnelenerek güzelim ülke karanlık yapılara teslim edilmiş oldu. Darbe Tiyatrosu’ndan sonra ise Erdoğan’ın IŞİD ve mafya vari terör örgütleriyle halka karşı korku salarak süreci devam ettirmek istediği yürürlüğe koyduğu uygulamalarla anlaşıldı. Bu hukuksuz ve insanlık dışı uygulamaları hayata geçirirken de özellikle AKP’ye oy vermiş kitleleri ‘din ve milliyetçilik’ adına yaptığını ikna ederek kendine meşruiyet arama çabasına girdiği görüldü.

Avrupa Birliği, Amerika ve diğer Müslüman olmayan ülkeler Darbe Tiyatrosu’na, Hocaefendi ve Hizmet Hareketi’ne atılan iftiralara inanmadığı hem resmi ve hem de gayri resmi açıklamalarına yansıdı ve devam da ediyor. Batıyı ikna edemeyen Erdoğan ve AKP, Diyanet’i ve Teolog Başkanı M. Görmez’i kullanarak iftira kampanyalarını İslam ülkelerine yönlendirdi.

Bir dönem Ortadoğu’da yıldızı parlayan Erdoğan ve AKP’nin özellikle 15 Temmuz’dan sonra bir iki devletin haricinde neredeyse hiçbir itibarının kalmadığı görüldü. Darbe Tiyatrosu’nun akabinde uluslararası basınının ilgisini çeken Hocaefendi ve Hizmet Hareketi, Arap basının da ilgi odağı oldu. Hâlihazırda sadece Arap medyasının en önde gelen 20’nin üzerinde basın yayın kuruluşu Hocaefendi’yle röportaj yapmak için haber beklediğini turkeytoday ailesi olarak bizden aracı olmamızı istedikleri için biliyoruz. Maalesef yoğunluktan dolayı bu meşhur medya kuruluşlarının taleplerini sıra gelmeyeceği için geri çevirmek zorunda kaldığımızı üzülerek ifade ediyoruz.

Öte yandan Hocaefendi’nin Darbe Tiyatrosu’ndan sonra röportajını yayınlayan Arap Âlemindeki televizyon kanalları, Televizyon haberciliğinde Ortadoğu’da ilk beşte olan basın kuruluşları olduğu biliniyor. Bu kanallardan ilk sırada olan ve günlük 90 milyon takipçisi olduğu belirtilen Suud merkezli Al-Arabia, Al-Hadas televizyonları ve yine ilk beş haber kanalı içinde olan Birleşik Arap Emirlikleri merkezli Skay News Al-Arabia, Ğad Al-Arabia kanalları, Mısır resmi haber ajansı Şark Al- Awsat ve Irak televizyonu Hocaefendi’yle yaptıkları özel röportajları sadece Arap aleminde değil uluslarasında da ses getirmişti. Hatta Katar merkezli El-Cezire kanalı da röportaj yapmış ama Ankara’dan gelen baskılar üzerine yayınlayamamıştı.

MISIR AL-AHBAR – AL-AHRAM GAZETELERİ VE HOCAEFENDİ’YLE YAPILAN RÖPORTAJlLARIN ANLAMI

Mısır’ın yarı resmi gazetesi ve Ortadoğu’nun Al-Ahram gibi en köklü kurumları arasında olan Al-Ahbar, Hocaefendi’yle yaptığı röportajı dün yayınladı. Henüz ilk gün olmasına rağmen hemen hemen tüm Arap ülkelerinde röportaj ciddi ses getirdi ve birçok basın kuruluşu yapılan röportajdan alıntılar yaparak manşetlerine konu etti. Bölgenin bir diğer önemli gazetesi Al-Watan ve Arap aleminde günlük tıklanma rekorunu elinde bulunduran Youm7 ise sırada bekliyor.

İki Hafta önce de Arap Aleminin en eski medya kuruluşu olan Al-Ahram Hocaefendi’yle röportaj yapmış ve gazetenin haftalık prestij dergisi Al-Ahram Al-Arabi’de 12 sayfa yer vererek yayınlamıştı.

Yaklaşık 100 milyon nüfusu olan Mısır, Arapların üçte birlik nüfusuna sahip.  Mısır, 22 devletten oluşan Arap Birliği’nin kurulduğu günden itibaren de başkanlığını yürüten bölgenin en etkili devleti konumunda. Ekonomik kriz yaşasa da kültürel anlamda diğer Arap devletleri üzerinde etkisi olduğu açıkça görülüyor. Kahire’nin, Arap Birliği’nde onaylamadığı bir tasarı hiçbir yerde işlem görmüyor. Yine İslam İşbirliği Teşkilatı’nda (İİT) Mısır’ın karşı çıktığı bir madde karar alınsa dahi Arap devletlerinde uygulanmıyor.

Örneğin İİT’nın Özbekistan’daki son toplantısının gündemine Erdoğan talep etmesine rağmen Mısır karşı çıktığı  için  Fethullah Gülen ve Hizmet Hareketi hakkında ‘terör örgütü’  iftirası alınmadı. Ama dönem başkanlığını elinde bulunduran Ankara yönetimi bunu fırsat bilerek sonuç bildirisine hile yaparak eklemek zorunda kaldı.

Konumuza dönecek olursak, Arap devletlerinde Mısır gazeteleri okunur, televizyon programları ciddi takip edilir. Mısır’ın ekran yüzleri aynı zamanda tüm Arapların da ekran yüzüdür.

Uluslararasında bilinen Arap medyası çalışanlarının da en az yüzde 50’si yine Mısırlıdır. Hatta öyle ki TRT Arapça, Ortadoğu’da izleyicilerini artırmak için Mısırlı spikerler çalıştırmak zorunda kalmıştır. Buradan şuna gelmek istiyorum, Mısır’da yayınlanan itibar edilen bir haber veya herhangi bir mevzu diğer Arap ülkelerinde de itibar ediliyor. Mısır’ın itibar etmediği, değer vermediği bir konunun ise Arap kardeşleri tarafından itibar edilmesi çok zor.  Evet Ortadoğu’daki bu güzel gelişmelerin belkide Türkiye’deki gidişata bir etkisi olamayacak. Ama şu da kesinki artık bundan sonra Arap kardeşlerimiz açısından, Sayın Fethullah Gülen Hocaefendi ve Hizmet Hareketi çok şey ifade edecek.

NOT: Yarından itibaren Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi’nin Al-Ahbar Gaztesi’nde tam iki sayfada yayınlanan röportajını üç yazı dizisi şeklinde yayınlamaya başlayacağız.

CEVAP VER