Ayşe Arman yazdı: Çocuk istismarcısı AKP’li olunca

159
Çocuk istismarcısı

Hürriyet’ten Ayşe Arman, tüm sansüre rağmen üstü kapalı da olsa dayanamayıp insanlıktan utandıran olayı yazdı.

Hürriyet yazarı Ayşe Arman, 5.5 yaşındaki çocuğun cinsel istismara uğraması ve istismarcıların tahliyesini köşesine taşıdı.

Hakkında istismar iddiası bulunan AKP’li sanık ve oğlu Yargıtay kararıyla tahliye edilirken, Arman köşesinde şu ifadeleri kullandı:

“Bugün yazacağım olayı, 5.5 yaşında bir kız çocuğu yaşadı.

İsyan ediyorum.

Nefret ediyorum.

***

16 yaşındaki teyze oğlunun kendisine kötülük yaptığını söylüyor.

Nasıl mı ortaya çıkıyor?

Sonunda, ağlayarak annesine gidiyor ve poposunu gösteriyor.

Anne gözleriyle gördüğü tahriş belirtileriyle durumu anlıyor.

Hemen karakola gidiyor, dava açılıyor.

İlk celsede, teyze oğlu tutuklanıyor. Karar duruşmasında, küçük kız, eniştenin de kendisine kötülük yaptığını söylüyor.

Korku filmi gibi!

Bir iğrençlik silsilesi!

Bu arada, ben bu vakayı Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Canan Güllü’den dinledim.

Gizlilik kararı olduğu için yer, zaman ve isim veremiyorum.

Ama bu ülkede yaşanmış ve yaşanmakta olan feci gerçeklerden sadece biri!

SİYASİ BİR FİGÜR KENDİSİ!

İstismarcı çocuk, 12 yıl ceza alıyor. Çocuğun babası hakkında da suç duyurusu yapılıyor, ne var ki, bunca zaman geçmiş olmasına rağmen baba hakkında dava açılamıyor.

Çünkü iktidara mensup siyasi bir figür kendisi!

***

İstismarcı teyze oğlu 12 yıl yedi ya, avukatı davayı temyiz ediyor.

Bu arada, 5.5 yaşındaki kız, üniversite hastanesinde rehabilite ediliyor. Daha sonra tedaviye ilaçla devam ediliyor. Kız çocuğun yaşadığı travma çok ağır tahmin edeceğiniz gibi…

Ama Aile Bakanlığı’nın müdahil avukatı nedense gelmiyor. Yani devletin çocuklara sahip çıkılması için görev verdiği hukukçusu görevini yapmıyor.

Neden acaba?!

Ve temyiz…

Yargıtay davayı bozuyor.

10 ay sonra, istismarcı beraat ettiriliyor.

***

Nedeni de…

(Önce hukuki dilde yazacağım sonra Türkçesini anlatacağım…)

ZORLA ALIKOYMA DEĞİLMİŞ!

Kişiyi, hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin olarak, dosya kapsamında toplanan delillere göre, sanığın cebir, tehdit veya hile kullanarak, mağdureyi alıkoyduğunun sabit olmadığı, bu nedenle eyleminin, TCK’nın 109/1 maddesi kapsamında kaldığı ve o hüküm uyarınca, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun zorla işlendiğinin çelişkili olması şeklindeki gerekçelerle bozulması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan, suça sürüklenen çocuğun atılı suçlardan beratına çoğunlukla karar verilmiştir.

Yani Türkçesi, delil yetersizliği.

Zorla alıkoyma söz konusu değil, onlar oyun oynuyorlardı!!!