Bu dünya son zalime de kalmayacaktır

1160
SON ZALİM
SON ZALİM

Bu dünya son zalime de kalmayacaktır

Zulmün gerçek boyutu her geçen gün artıyor. Anadolu, Anadolu olalı böyle bir zulüm görmedi.Zulümlere her gün yeni bir zulüm ekleniyor. Her gün yeni bir zulüm çıkıyor piyasaya. Toplum da lal kesilmişcesine sessiz, tepkisiz…

Bu zulmü yapanlar, kanunsuz hukuksuz emri uygulayanlar bir anda nereden türedi? Hep bu soruların cevabını kovalıyorum ve bulmakta zorlanıyorum. Güce bu kadar mı tapınılırdı?Zalimden bu kadar mı korkulurdu? İnsanlıktan bu kadar mı uzaklaşılmıştı? Evet Anadolu bunu da bu boyutta gördü. İşte benim Anadolu’mda bunların olması kahrediyor. Bu kahroluş ümitsizlikle ilgili değil, belki bir sorgulama olarak, belki bu kadar vurdum duymaz nasıl olunur diyerek, belki ‘bana dokunmayan bin yaşasın’ haline isyan olarak belki de bir duruşun ifadesi olarak değerlendirilebilir.

Kaderi plan açısından bakınca, “küfür devam eder zulüm devam etmez’’ kaidesine inananlardanım. Buna  binaen de ümidimi koruyorum ve aydınlık yarınlardaki güzel günleri düşlüyorum.

Diğer bir taraftan bakınca zift  medyasına göre ülke güllük gülistanlık. Gücü elinde bulunduranların ülkede yaptıkları zulüm ve hukuk dışı uygulamaları gören yok yazan da… Herkes, ne yapılırsa yapılsın yaşasın padişahım edasında. Bazen uydurdukları terör örgütünden yaftaladıkları insan sayılarını yazıyorlar. Ama bu sayılar her zaman çok eksik olarak yazılıyor. Soruşturmalar, mobingler, görevinden uzaklaştırmalar hatta ihraçlar. Bunlar yetmiyormuş gibi bir de zulümler, işkenceler ile bir topluluk yok ediliyor. Ama bahse konu mağdur edilen, işinden olan  hizmet hareketi mensuplarının sayısı hiçbir sosyal medya mecrasında da gerçek olarak yazılmıyor.

Bu konuda biraz zihnimizde bir hesap yaparsak mağdur hizmet hareketi mensuplarının sayısının çok daha fazla olduğu ortaya çıkacaktır. Her gün zift havuzunun yazdığı açığa alınan, tutuklanan ,ihraç edilenlere bakılınca tamamına yakını kamudaki kişilere ait rakamlardır. Kamuda çalışıp ta hizmet hareketi gönüllüsü olmuş kişi sayısıdır. Bir de kamuda çalışmayıp hizmet hareketine gönül vermiş olan, Hizmet hareketini temsil eden kurumlarda çalışan insanlar var mağdur olan.

Yaklaşık üç yıldır  hizmet hareketi mesuplarına, “su bile yok’’, ’’inlerine gireceğiz’’ diyerek yok etmek ve kapatmak için bahane bulamayan zalimler 15 temmuz darbe tiyatrosu ve OHAL perdesi altında  tüm güçleri ellerinde topladılar ve amaçlarına bir yönüyle ulaştılar. Ve hizmet hareketi mensuplarının gözyaşlarıyla 50 yıldır oluşturdukları medeniyet ve insanlık merkezlerini çökerek yok ettiler, talan ettiler ve peşkeş çekiyorlar. Bu çökme, talan ve peşkeş de bir yönüyle telafi edilebilir Allah’ın izniyle. Ama insana verilen zararlar, sosyolojik ve psikolojik travmalar…

Benim derdim de işte burada başlıyor. Sosyal medyada mağdur edilen, zulme uğrayan hizmet hareketi mensuplarının gerçek sayılarını ifade eden bir bilgiye ulaşmak derdindeyim. Şu bir ay içinde zalimlerin yaptıkları zulümler neticesinde mağdur edilenler. Kamudan mağdur edilen mazlumlara ek olarak hizmet gönüllülerinin  kendi kurumlarından mağdur olan sayı, kurum bazlı olarak şu şekildedir.

  15 TEMMUZ SONRASI İŞSİZ KALAN HİZMET ÇALIŞANLARININ KURUMLARA GÖRE DAĞILIMI  
1 Kapatılan Kolejlerdeki öğretmen ve idareci sayısı 21.000
2 Kapanan veya kapatılan Dershane öğretmeni  (yaklaşık) 15.000
4 Kapatılan Zaman gazetesi 1.000
5 Kapatılan Cihan medya dağıtım 2.700
6 Samanyolu yayın grubu 900
7 Kapatılan üniversite akademisyenleri 2.500
8 Kapatılan hastane çalışanı 1.500
9 Kapatılan üniversitelerin idari personelleri 4.500
10 Kapatılan Bank Asya çalışanları 2.000
11 Kapatılan yurt çalışanları (en az) 1.000
12 Dernek ve STK’lar aracılığıyla hizmet eden, halk içinde bizzat olan ve işsiz kalan sayı (en az) 15.000
 TOPLAM: 67.100

Evet bu rakamlar toplanınca rakam 67 bin yüze çıkıyor. Bu sayıdan ve mağdurlardan bahseden kimse yok. Bu insanlar buharlaşmadılar. Hayat devam ediyor ve çoluk çocuğunu geçindirmek yükümlükleri var. Bu hizmet gönüllülerinin yaşadıkları zorlukları, ailelerin yaşadıkları sıkıntıları ancak arkadaş guruplarında ve küçük bir kısmı da sosyal medyada sesini duyurmaya çalışıyor.

Bir de bu zulüm süreci öyle profesyonelce(!) yapılıyor ki şeytan bile kıskanıyordur. Önce tüm medyayı zift havuzuna çevirdiler, buraya dahil olmayanlara ise çökerek yok ettiler. Dikkat edilirse görülecektir ki ben sadece hizmet hareketinin kendi kurumlarında çalışıp mağdur olanları nazara vermek istedim. Oysa ilk hamlelerini Koza ipek medya grubuna yaparak başladılar. Orada çalışıp mağdur olanları gazeteci başlığıyla ayrıca yazmadım. Çünkü yapılan tüm hukuksuzluklar, saldırılar ve zulümler insana yapılmıştı. İnsan olması hasebiyle hepsi aynı zulme maruz kaldılar, onların acılarını da paylaşıyorum.

Yine TUSKON’a üye sanayici ve iş adamalarının fabrikalarına da çökerek, sahiplerini hapse atıp on binlerce çalışanı mağdur ettiler.

Ayrıca bu süreç üç yıldır devam ediyor. Özellikle 1 Eylül 2015 tarihi dershanelerin kapanma ve dönüşüm sürecinin başlangıcıdır ve bu dönüşümü de zulme çevirdiler. Çünkü dönüşüme ekseriyetle izin vermediler. Bu zulüm sürecinde mağdur olan hizmet kurumu çalışanına 1 eylül 2015 baz alınarak ilave edilmesi gerekenler de var.

  15 TEMMUZ ÖNCESİ BASKI İLE İŞSİZ KALAN HİZMET ÇALIŞANLARININ KURUMLARA GÖRE DAĞILIMI
1 Süreç başından beri  Bankasya çalışanı olup çıkarılanlar  (baskı ile şube kapatma vb) 4.000
2 Süreç içerisinde baskı sonucu dershane kapatmalardan dolayı  işsiz kalanlar (yaklaşık) 30.000
3 Sürecin başından beri kapanan dershanelerin işsiz kalan yardımcı personeli sayısı (en az ) 2.000
4 İşten çıkarılan Kaynak holding çalışanları 2.000
 TOPLAM: 38.000

 

Sürecin başından darbeye kadar da en az 38 bin kişi işsiz kalmış gözüküyor. Malına çökülerek gasb edilip bitirilen, yok edilen sanayici, iş adamı, esnaf -tüccar, küçük esnafın ve çalışanlarının mağduriyetlerini siz hesap ediniz. Tüm bu yapılanları düşünürken 1980 darbesi ve onların zalimlerinin mağdur ettikleri ve işsiz bıraktıkları sayıları da ekleyip bakınca işin korkunçluğu ortaya çıkıyor.

12 EYLÜL 1980 DARBESİ MAĞDURLARI
Meslekten İhraçlar 
Öğretmen 3.854
Öğretim üyesi 500
Hakim 47
Diğer 25.599
TOPLAM: 30.000

 

 

15 TEMMUZ MAĞDURLARI (13 Ağustos itibariyle)
eslekten ihraçlar
Öğretmen 36.000
Öğretim üyesi 5.342
Hakim 1.539
diğer 38.494
Toplam 81.494

15 temmuz darbesinden sonra da (13 Ağustos 2016 itibariyle) 81 bin 494 kişi meslekten ihraç edildi. Bu da yetmedi, 2131 Hakim ve Savcı tutuklandı. Ve bu da yetmedi kamudan açığa almalarla beraber uzaklaştırılanların sayısı 130 bin’e ulaştı. Başta da ifade ettiğim gibi devlet yetkilileri veya medya 130 bin  sayısını söylüyorlar sadece. Bir de hizmet kurumlarında çalışıp ta işsiz kalanların sayısı yaklaşık 105 bin. Zalimler hızlarını alamamış olacak ki son sürat  zulme, ihraca , açlıkla imtihan etmenin bin bir türlüsüne  devam ediyorlar. Mağdurlar ve mazlumlar da zulmün bitmesi ve Anadolu’daki hayatın normalleşmesi için Rab’lerine içten içe dualarına devam ediyorlar. İnanıyorlar ki küfür devam eder, zulüm devam etmez. Elbet bir gün bitecek. Zulmü yapan zalimler de zulümleriyle tarihin çöplüğünde yok olup gidecekler.

Evet ey insanlar, ey vicdan sahipleri bir defa daha hadiseleri mahruti bir bakış açısıyla değerlendirin. Hakikate gözlerinizi açın. Zulüm size de dokunmadan uyanın. Zulüm size dokunduğu zaman iş işten çoktan geçmiş olabilir. Sanmayın ki yapılanları Yüce Rabbimiz görmüyor, bilmiyor. Allah mühlet verir ama asla ihmal etmez.

Üveyk Akdeniz

 

 

 

 

CEVAP VER