ÇALDINIZ

664
Bozdağ ABD'ye Hocaefendi için gelmemiş!

Bahadır Arslan

*Bu yazı, tüm hırsızlara atfen yazılmıştır. Gerçek kişi, kurum ve kuruluşlarla da alakası bulunmaktadır.

Millet size kendiniz için değil, yine kendisi için kullanmanız üzere en değerli varlığını teslim etti. Heder ettiniz, milletin malını çaldınız.

Haketmediğiniz halde, sandıklara yerleştirdiğiniz yetişmiş kadrolarınızla oy pusulalarında tahribata gittiniz, ammenin hukukuna tecavüz ettiniz, oylarımızı çaldınız.

Marjinal gruplara kapılar açtınız. Çözüldükçe çözüldünüz. Çözülen sadece SİZ oldunuz. Çalınan ise vatan toprağı… Siyasi Hakları’nın konuşulması ve sosyal haklarının verilmesi bir tarafa, ‘…siz’ kelimesini lügatlerden sildirerek oturduğunuz pazarlık masalarında yüzyıllardır beraber yaşayan halklar arasındaki kopmaz bağları çözdünüz ve onların tesanüdünü çaldınız.

Fikirlerine değer vermediğiniz insanları ağza alınmayacak küfürlerle aşağılayan bir troller grubu teşkil ettirdiniz. Bel altından vurmalarına sesinizi çıkarmak şöyle dursun, onlara hoşamediler düzdünüz. İçinde yaşadıkları zift deryasının karasına büründü Twitter alemi. Her yönüyle Dünya’ya örnek gösterilmesi gereken bir Gençliğin iffetini çaldınız.

Okullara siyaset sokup nesli ilme rapteden bağları çaldınız.

Aileler arasına nifak sokup aile huzurunu çaldınız. Baba ile evladı birbirine düşman kılıp sevgi ve ihtiramı çaldınız.

Gazetelerde Hakk ve hakikat adına kalem kullanan gerçek gazetecileri hapse attırmakla hem tüm Dünya’ya milletimizi rezil ettiniz hem de o insanların en değerli zamanlarını çaldınız.

Gergin bir toplumda basın medya aracılığıyla hergün onlarca naseza nabeca ifade serdederek dildeki zarafeti çaldınız.

Çocuklarımızın duymaması, öğrenmemesi gereken bazı elfaza tenezzül ederek onların zihinlerindeki safiyeti çaldınız.

Suçlu olan korkar ve suçlunun uykusu kaçar. Toplumun yarısından fazlasını hain ve eşkıya olarak yaftalayıp diğerlerinizi rahat bir uyku çekemeyeceği hale getirdiniz ve toplumdaki güven duygusunu çaldınız.

Kendisine tevdi edilen emaneti hakiki sahiplerine ulaştırmanız için sa’y u gayrette bulunmanız gerekirken, bunun için de her türlü beklentiden uzak yaşayıp Dünya’ya tamah etmemeniz lazım iken, deni bir kısım arzularınızla o emaneti menfaat peyleme aracı yaptınız ve gelecek nesillerin hakkını gasp ettiniz. Kendilerine çağlar ötesinden tevarüs eden emaneti çaldınız.

Camide namaz kılan, aynı kıbleye durmuş, aynı Rabbe müteveccih ibadet eden cemaatin arasına Şeytani birkısım oyunlarla nifak soktunuz ve aralarındaki uhuvveti çaldınız.

Toplumun büyük bir kesiminde aks-ı sada uyandıran, herbiri kendince bir metotla dine ve İslâma hizmet etmeye çalışan, aynı kulvarda olmasa da aynı gayeye koşan cemaatler ve tarikatler arasına siyasi iblislerinizi saldınız ve mabeynlerindeki ufaktan ufaktan yeşermeye başlamış kalbi temayülleri çaldınız.

Ülkelerindeki en küçük bir hadiseden mesul idareciler olarak kendi ikbaliniz peşinde giderken gerekli önlemleri alamadığınızdan ve bunun derdini sinelerinizde bir kor gibi taşıyamadığınızdan her gün yeni bir hadiseyle gencecik insanların hayatını çaldınız.

Alanında uzmanlaşmış ve artık suçlu mahallini kendi ev adresinden daha iyi bilen binlerce polis memurunu görev yerlerinden ederek anarşist ruhların cirit oynayabileceği mecralar oluşturdunuz ve sokaklarımızın güvenliğini çaldınız.

Gelişmeleri-gelişememeleri Twitter, Facebook vb. sosyal paylaşım sitelerinden takip eden ve her gazeteyi en ince ayrıntısına kadar tetkik eden insanların da, boş vakit geçirmelerine sebep olarak vakitlerini çaldınız.

İlahi nizamı tahlil etmek, sohbet-i cananda bulunmak üzere bir araya gelen, vakitlerinin belli bir bölümünü ilahi marifetle donanmak üzere ayıran gönül erlerinin sohbetlerine dünyevi endişeler üfleyerek ihlaslarını çaldınız.

Hayatın surî güzelliklerinin inananlar tarafından da hoyratça yaşanabilmesi gerekliliğini temsilinizle göstererek onları dünyevileştirdiniz, ahiret ve hesap korkularını çaldınız.

Açıktan, defalarca, her fırsatta yalan söyleyebilen, bunu ikbal mülâhazaları için bir gereklilik gören yüzü kızarmaz bir kısım medya mensupları sahaya sürerek ve onları nezdinizde itibarlı makamlarda ağırlayarak basın ve medya namusunu çaldınız.

Saldırılar karşısında yılmamasına ve gayretlerini birkaç kat arttırmalarına rağmen, oluşturduğunuz algılarla insanların, çocuklarını gönüllüler tarafından açılmış yuvalara göndermekten korkmalarına, dolayısıyla o çocukların başıboş bırakılmalarına sebep oldunuz, nesillerin imanını çaldınız.

Gönüllerde taht kurabilecekken, küçücük bir zelzelede hak ile yeksan olabilecek, içi de dışı da boş saraylar inşa etmek suretiyle, çıkış döneminiz itibariyle efkarını çekdiğiniz, daha sonra da yüzüstü bıraktığınız büyük bir kesimin hayallerini ve geleceğe dair ümitlerini çaldınız.

İnsanlar dini hizmetlerde kullanılmak üzere varını, barını, yoğunu feda ederdi. Hesabını bilmez, sağ ellerin verdiklerini sol elleri bilmezdi. Himmetlerin adını haraç kesme, hizmetlerin adını da haşhaşilik koydunuz. Sadece bu ihanetinizle yüzyılların en büyük cinayetine ortak oldunuz. İnsanlardan li-eclillah verme duygusunu çaldınız.

Ve daha neler neler çaldınız… Anlaşılan o ki, siz çalmayı huy edinmiş ve yüz kızartıcı fiillerinizden de merd-i kıpti karakterine bürünmüşsünüz. Gayrı, hidayet dileğinden başka ne fayda eder bilinmez amma, bütün çaldıklarınızın helalliği için ömürler yetecek gibi görünmüyor.

CEVAP VER