Corc Fehmi: Ezher Üniversitesi ve Gülen Hareketi toplumu büyük bir fitneden korumuştur

216
Corc Fehmi: Ezher Üniversitesi ve Gülen Hareketi toplumu büyük bir fitneden korumuştur

 

Merkezi Lübnan’da bulunan “Karnığı Ortadoğu Araştırma Merkezi” araştırmacılarından Dr. Corc Fehmi, yazmış olduğu makalede İslam Âlemi’nin önemli iki kuruluşunun demokrasiyle ilişkisini, ülkelerine ve dünya demokrasisine katkılarını ele aldı.  Mısır’dan El-Ezher Üniversitesi ve Türkiye’den çıkıp dünyaya mal olmuş Fethullah Gülen’in önderlik ettiği Hizmet Hareketi’nin ortak özelliklerine ve farklılıklarına dikkat çeken Fehmi, her iki kuruluşun da toplumların dövüşmeden bir arada barış içinde yaşayabilmelerine katkıda bulunduklarına dikkatleri çekti. Özetleyerek tercüme ettiğimiz makalesini istifadelerinize sunuyoruz:

İSLAM VE DEMOKRASİ: Dini Alanda Faaliyet Gösterenler Ne Zaman Demokratik Dönüşümü Destekler?

Corc Fehmi 13 Haziran 2016

Siyasal Bilimler, uzun yıllar İslam Dininin Demokrasinin esaslarına uygunluğunu birçok kez tartışmıştır. Sonunda bu faydasız tartışmayı bir kenara bırakarak realist bir yaklaşımla şu soruları yöneltmiştir: Din orjinli hareketler ne zaman demokratik değişime destek verdi? Ne zaman muhalefet etti? Ne zaman tarafsız kaldı? İslam diğer dinlerde olduğu gibi demokratik evrim karşısında tek bir tavır sergilememektedir. Fakat dini alanda faaliyet gösterenler konumlarını, kendi çıkarlarına ve demokratik dönüşümün bu çıkarlara etkisinin seviyesine göre belirlemektedirler. Bu makale İslam ve demokrasinin birbiriyle münasebeti hakkında bir soruya cevap vermek üzere yazılmıştır. Makalede Mısır’da Ezher Üniversitesi, Türkiye’de ise Gülen Hareketi’nin demokratik dönüşüm karşısındaki duruşları esas alınmıştır. Her ne kadar müessese yapısı olarak farklılık gösterseler de eskiden beri her iki yapı da demokratik dönüşümde ciddi rol oynamıştır. Gülen Hareketi, özellikle 1997 post-modern darbe sonrası, Ezher ise 2011 yılında Hüsnü Mübarek rejiminin devrilmesi akabinde önemli bir görev eda etmiştir.

Ezher ve Fethullah Gülen Hareketi

Cemal Abdülnasır, kendi döneminde Ezher’i siyasi projelerini gerçekleştirmek üzere kullanmak istemiştir. Nitekim Ezher’i kendi güdümüne almak üzere çeşitli kanunlar çıkarmıştır. Cemaatler ve radikal gruplarla mücadelede kullanabilmek için Sedat ve Mübarek dönemlerinde, Ezher’e devlet müesseselerine de tesir eden daha geniş yetkiler verilmiştir.

Hizmet Hareketi olarak da bilinen Gülen Hareketi’ne gelince, ruhani lideri olan Fethullah Gülen 1941 yılında Türkiye’nin doğusunda Erzurum’da doğmuş, eğitimini ise klasik medrese sisteminde tamamlamıştır. Vaizlik imtihanını kazandıktan sonra ise farklı mescitlerde vaaz etmeye başlamıştır. Bu vaazlarla Gülen hareketinin faaliyetleri başlamış sosyal hareketinin de temelleri bu şekilde atılmıştır.  Daha sonra 70’li yıllarda Gülen’in adı her yerde bilinir olmaya başlamıştır. Türkiye’nin her yerinden vaaz vermek üzere davet ediliyordu. Gülenin dersleri Türkiye’nin karşılaştığı 3 temel probleme odaklanmaktadır. Bunlar cehalet, fakirlik ve toplumdaki parçalanma yani ihtilaf. Gülen, sevenlerini sivil toplum kurumları olan eğitim müesseseleri, basın yayın organları ve yardım dernekleri açarak bu problemlerle mücadeleye teşvik etmiştir. Gülen Hareketi Turgut Özal dönemi olan seksenli yıllarda altın dönemini yaşamıştır. Nitekim Turgut Özal, sivil toplumun devletin sultasından kurtulması için çok gayret sarf etmiştir. Ayrıca Özal, toplumdaki solcu-sağcı, Türk-Kürt ayrışmalarının önüne geçmek ve Türk toplumuna İslami hüviyet kazandırma adına dini hareketlerin çalışmalarını teşvik etmiştir.

Turgut Özal’ın vefatından sonra ise Erbakan dönemi gelmiştir. Bu dönemde 28 Şubat sonrası Devlet dini hareketleri baskı altına almaya başlamıştır. Gülen de ABD’ye gitti ve hala da orada Pensilvanya eyaletinde yaşamaktadır.

Ezher üniversitesi ve Gülen Hareketi toplumu yıkacak fitneden korumuştur

Her ne kadar Ezher ve Gülen Hareketi aynı maslahatlarda birleşmiş olsa da yapı farklılığı sebebiyle stratejileri farklılık gösterir. Nitekim bunlardan birisi resmi bir müessese iken diğeri sosyal bir toplum hareketidir. Fakat kazanımlarını iki grupta toplayabiliriz.

1-  Fikri kazanımlar: İslami toplum oluşturmak.

2-  Maddi kazanımlar: Tabir caizse “dini pazar”dan en büyük payı almak şeklinde özetleyebiliriz.

Fakat bu kazanımların getireceği menfaatle birlikte hem Ezher hem de Gülen Hareketi toplumu yıkabilecek kargaşa ve fertlerin birbirini öldürdüğü fitne ortamından korumuştur. İki kurum her ne kadar dini alanda paylarını genişletmek isteseler de her iki alanda da devamlı menfaat ve zarar dengesini gözetmişler.

Bu iki kurum üslup olarak da farklı bir üslup takip etmişlerdir. Ezher yukarıdan değişimi esas alırken Gülen Hareketi toplumda fertten başlayarak toplumu değiştirmeye çalışmıştır. Fakat her iki oluşum da bunları yaparken toplum içinde fitne çıkaracak faaliyetlerde bulunmamaya azami gayret göstermişlerdir.

Hem Gülen Hareketi Hem de Ezher dini alandaki hissesini artırmak isterken bir taraftan –kendilerine rakip sayılan- siyasal İslami hareketlerin yükselişine endişeyle bakmışlardır. Mesela İhvanın Mısır’da yükselişe geçmesi sadece siyasi alanda Mübarek için bir rakip değil aynı zamanda Ezher için de dini alanda bir rakipti. Erbakan’ın Türkiye’de ortaya çıkması da aynı şekilde dini alanda liderlik hususunda Gülene rakip olarak ortaya çıkmıştır ve aralarında bir gerginliğe sebebiyet vermiştir. Bu gerginlik daha sonrasında Saadet partisiyle çatışmaya dönüşerek devam etmiştir.

Hem Ezher Hem Gülen Hareketi, demokrasiyi hedeflerini gerçekleştirebilecekleri geniş bir alan olarak gördüklerinden dolayı desteklemiştir. Diğer taraftan da kendi düzenlerinin devamlılığını sağlamışlardır.

Not: Tam metin tercümesi olmayıp bir özettir. Aslını Arapça okumak isteyenler:

http://carnegie-mec.org/2016/06/13/ar-pub-63788

http://www.arab-reform.net/ar/node/958

http://www.shorouknews.com/columns/view.aspx?cdate=20062016&id=6e23807e-2933-4eb0-8e47-d8e8764be1b5