Emir Kulu

354
Emir Kulu

Kerem Umar

       Ey, habis bir mânânın necis temsilcisi!

       Ve ey, Allah’a kul olmak varken kullara kul olmanın menhus mümessili!

       Ey, her türlü denaeti işlerken “Ne yapalım, emir kuluyuz!” veya “Viran olası hanede

evlâd u iyal var!” deyip işin içinden sıyrılıvereceğini sanan kafası kuma gömülü talihsiz!

       Yediğin herzelerin hesabını abdi olduğun sahte ilahlara mı vereceksin ki onların kulu

olduğunu ikrar ediyorsun?

         Tarih çöplüğü senin emsallerinin pis kokularını saklamayıp fâş etse bu dünyada

kokudan durulmazdı. Oysa bak binlerce eser, sen ve senin gibilerin “Emir kuluyuz!” deyip

zulmettiği gülistan güllerinin rayihalarını taşıyor gönüllerimize. Hubeyb, Bilal, Zübeyr,

Habbab, İmam Azam, Ahmed Bin Hanbel ve binlercesi…Bir yanda da onlara zulmeden on

binlercesi…  

       Keşke bugün Sinan Paşa olsaydı da asırlar sonra Tazarrunâme’nin “Neredeler?” faslını

baştan yazsaydı. Evet, hemdemlerin nerede, binlerce yıldır aynı çanağı yaladığın ruh ikizlerin nerede?

         Kureyş ulularının yığdığı servetten habersiz, Taif’in kutlu misafirlerini taşlayanlar nerede!

         Kızıldeniz’e at sürüp hak yolcularını kovalayan Firavundan fazla Firavuncular nerede!

         Üstlerine yaranmak için Bediüzzaman’a sarık çıkarttırmaya yeltenen densiz nerede!

Şimdi Ankara’da onun adına koca bir meydan hazırlayanların, mahşer meydanında ona fay-

dası olacak mı acaba?

        Şeytanın ruhuna akıttığı zehirden habersiz emir dinleyen ve asrın dertlisinin tabağına

zehir koyan bedbaht nerede!

        Atıf Hoca’ya kast edenler nerede!

        Erzurum gibi bir yerde kadın asan dalkavuk ruhlular nerede!

        İbrahim Hakkı Efendi’yi vefatından sonra bile rahat bırakmayanlar nerede?

        Süleyman Efendi’yi Kuran öğretiyor diye sıkboğaz edenler nerede?

        Kahraman Zübeyr’i falakada inletenler nerede?

        Timurtaş Hoca’yı Selimiye’nin kulelerine hapseden sahte masal kahramanları nerede?

        Mehmet Ali Hoca’yla Mehmet Özyurt’u aylarca rahat namaz kılamayacak hale getirenler nerede?

       28 şubatta on binlere dünyayı dar eden yıldızlı ve yıldızsız dönmeler, bir kısmı itibarıyla

nereye gidiyorlar ve diğer kısmı nerede?

          Bulundukları müesseselerde hudut güvenliğini bırakıp namaz kılanları gözleyenler

nerede?

       Geçmiştekiler için “Nerede!” diyoruz; ya geçmişten ibret almayıp gelecekte lanetle

anılmaya namzet zamane Haccacları? Onlara Kuran’ın “Fe eyne tezhebûn / Nereye

gidiyorsunuz?” ihtarıyla seslenmek gerekmiyor mu?

       Nereye gidiyorsunuz?                                                    

       Nereye gidiyorsunuz ey insanların mallarına çökenler, vakfiyeleri yırtıp vakıf mallarını iç

edenler?

         Nereye gidiyorsunuz ey hapishane açıp okul kapatanlar!

       Nereye gidiyorsunuz, akbaba gibi her yana çöreklenip sinekten yağ çıkaranlar, memleket düşmanlarıyla iş tutanlar, dönmeyen dönmelere sine açanlar, fakr u zaruretten umranlar edinenler, eyyama uyup terfi kovalayanlar, “Firavun gibi haktan kaçanlar”, basiretten soyunup gövdedeki kurdu göremeyenler?

        Nereye gidiyorsunuz, terörist görünce titreyip mazluma gelince aslan kesilenler, milleti

gammazcı çocuklara çevirenler, vatan evlatlarına komplo kuranlar, iftira edenler, zindanlarda

onlara yer hazırlayanlar, iletişim çağında ve canlı yayında mazide görülebilecek zulümleri

irtikap edenler.

        Nereye gidiyorsunuz paslı kilitli sandıklardan işkence aletlerini çıkarıp suçsuzlar üzerinde kullananlar, zindanlarda şişeleri kem işlerde kullananlar, tehdit savuranlar, erkeğim diye geçinip savunmasız kadınları dövenler, mahreme uzananlar, namusa ilişenler…

        Nereye gidiyorsunuz!…

CEVAP VER