Hocaefendi: Horasanlı Taylasanlılar İslam’ın yüzüne zift püskürttü

969
Hocaefendi
Hocaefendi

Muhtereh Fethullah Gülen Hocaefendi, bu hafta yayınlanan Bamteli sohbetinde, “Horasanlı Taylasanlılar ve onları kullananlar tarafından İslam’ın yüzüne püskürtülen zift ciddi bir gayretle ancak çeyrek asırda temizlenebilir” dedi.

HocaefendiHerkul.org sitesinden yayınlanan haftalık Bamteli sohbetinde, İslamın yüzüne zift atanları ve Hizmet Hareketi gönüllülerini karalamaya yönelik yapılan çirkin karalama kampanyasından bahsetti. Ayrıca şahsına yönelik belli odaklardan mesih-mehdi yakıştırmasına karşılık ise “Ben Mesîh’im” demeyi küfür, Mehdîlik iddialarını da dalalet sayıyorum. ifadeleriyle cevapladı. Yayınlanan sohbette Hocaefendi, “Hırsızlıklarını, haramiliklerini, korkunç cürümlerini perdelemek için isnat ve iftiralarla Hizmet Hareketi’ni ve onun temsilcilerini-gönüllülerini-karalamaya çalışıyorlar”  açıklamasını yaptı.

Ayrıca kendi sözlerinin kasıtlı çarpıtma gayreti içinde olduklarını da “Söylenen her sözün, Kitap ve Sünnet’in ruhuna, selef-i sâlihînin, mezhep imamlarının, müçtehitlerin genel mülahazalarına uyması için ölesiye bir gayret sarf edilerek ortaya konulan makale, vaaz ve sohbetlerden anlamsız manalar çıkarma?!. Onları üstünden koparma, altından koparma?!. Müstetbeâtu’t-terâkib’i görmezlikten gelerek, siyakı-sibakı görmezlikten gelerek, sadece “karalama” cehd ve gayretinde bulunma?!. Kendini dine hizmete adamış, i’lâ-yı kelimetullah’tan başka, bayrağımızın her yerde dalgalanmasını sağlamaktan başka, -o da bir şey ifade ediyor- İstiklal Marşı’mızın her yerde tınlamasını sağlamaktan başka ve milletimizin nâm-ı celilinin dört bir yanda yâd edilmesini sağlamaktan başka hiçbir gayreti olmayan, hiçbir cehdi olmayan insanları karalama” kelimeleriyle ifade etti.

Öte yandan Muhterem Hocaefendi, sohbetinin devamında “Şayet onların başka bir cehd, bir gayret, bir arzu, bir istekleri olsaydı, onların da bir tane dikili taşları olurdu, bir tane evleri olurdu, bir tane villaları olurdu, parlamenterliğe talip olurlardı, saraya talip olurlardı, bakanlığa talip olurlardı… Olmadılar. Eğer içlerinde böyle birisi varsa ve Fakir’in de onlar üzerinde küçük bir hakkı varsa, iki elim yakalarında kalsın; Allah huzurunda hakkımı helal etmiyorum… Bu Hizmet, bu vazife, tamamen “îsâr” mülahazasına dayalı bir hizmettir; “yaşatmak için yaşama” hizmetidir” sözlerini ekledi.

Herkul.org sitesi takipçilerinin Hocaefendi’nin sohbetine rahat ulaşmaları için youtube linkini de yayınlandı.

CEVAP VER