Kayseri mi, Erzurum mu?

809
KAYSERİ Mİ ERZURUM MU?

Yavuz Salih

Başlıktan da anlaşıldığı üzere bugünkü yazımızın konusu bir kıyas olacak. Eskiden bu iki güzide şehrimizin güzelliklerini kıyaslayabilirdik; fakat ben bugün olayı farklı bir açıdan değerlendirmek istiyorum.

Kayseri mi? Kayseri denince akla herkesin  bildiği gibi uyanık tüccarlar, ticaret erbabı insanlar geliyor. Hatta bu işin mizahi bir hal aldığı zamanlar olmuştur. Ama bu ticari kafayı profesyonelleştiren, dünyada tanınan bir marka haline gelen, bir Anadolu şehri olan Kayseri’yi dünyaya açan bir grup var ki onun adı adeta Kayseri ile özdeşleşmişti. Kimden bahsettiğim herhalde anlaşılmıştır: Boydaklar… Geçmişte hayır ve hasenatla malum, şimdi ise mahkum Boydaklar…

Boydaklar’ın yaptığı hayır ve hasenatı, ülke ve Kayseri ekonomilerine katkılarını anlatmayacağım.

Asıl anlatmak istediğim Kayseri’nin, şu anki tabirle Vefasız Kayseri’nin Boydaklar’a reva gördüğü muamele…

Bilindiği gibi bu ailenenin geçenlerde acı bir kaybı vardı, cenaze törenine Boydak kardeşler de- lütfen -getirildiler, hem de elleri kelepçeli… ”Prosedür böyle!” diyebilirsiniz. Hayır, aslında prosedür böyle değil. Buna karar verecek olan kişi, cezaevi savcısıdır. Savcı mahkumun çevresindekilere zarar verebileceğini ya da kaçabileceğini düşünüyorsa kelepçe takma kararı verebilir. Savcı demek ki Boydaklar’ı bu kategoride gördü. Aslında benim sitemim ne savcıya, ne hukuka (!) ne de adalete (!) Sitemim; Kayseri ve Kayserili’ye… Ahali onlara reva görülenlere, bu insanların mallarının gasp edilmesine, derdest edilmelerine ne tepki verdi ki buna tepki göstersin.

Erzurum mu? Erzurum denince akla Anadolu’nun masum yüzü gelir ya da gelirdi. Ama bu kartal yuvasına öyle bir hal oldu ki “Duy da inanma!”… Ben Elazığ diyeyim, siz Erzurum anlayın. X senesi seçimlerinde Elazığ’dan Mehmet Ağar bağımsız olarak adaylığını koymuştu. O dönemde Elazığlılar sırf daha önce şehirlerini bakanlık seviyesinde temsil ettiği için hemşehrilerine  gereken vefayı göstermiş ve Ağar, şehirde rekor denebilecek bir oy alarak meclis yolunu tutmuştu. Seversiniz ya da sevmezsiniz, bence taktir edilecek  bir vefa örneğiydi.

Gelelim Erzurum’un sönmüş dadaşlığına… Yine bir x yılında dönemin başbakanı Erzurum Gar Meydanı’nda şehrin belki gelmiş geçmiş en büyük değeri hakkında ağıza alınmayacak söylemelerde bulunuyor, meydanda tepki sıfır… Bırakın tepkiyi, alkışın dozajı daha da artıyor. Şöyle böyle diyebilirsiniz, bunca olandan sonra nasıl tepki versinler denebilir… Dediğim 15 temmuzdan yıllar önce, gerginliğin tek sebebi dersane gibi görünürken o meselede bile bir büyük değerine sahip çıkamayan Erzurum mu  şimdilerde insanı tiksindiren bu hakaretlere sesini çıkaracak? Benimki de iş yani…

Şimdi başlığımızın cevabına gelelim. Sizce Kayseri mi daha vefasız yoksa Erzurum mu? Sizi bilmem; ancak benim cevabım belki biraz basmakalıp olacak. Tabi söylemeden de edemeyeceğim: Anlaşılan o ki hem Kayseri hem de Erzurum   için “Vefa” kelimesi  taaa İstanbul’daki bir semt  isminden öteye geçememiş vesselam!..

 

CEVAP VER