Müsbet Hareket: Her Şeye Rağmen

532
Müsbet Hareket: Her Şeye Rağmen

Bahadır Aslan

Masal bu ya! Teşhis, intak, … bilumum edebi sanatlar, kısacık bir masalda insan fehminin algılama kapasitesini arttırmaya hizmet etmişlerdir.

Kuzunun biri, tertemiz şarıl şarıl akan bir dereden su içiyormuş. Aç bir kurt yanına yaklaşmış… Gelişinden, kötü kokular sezmiş kuzu ama… Ne de olsa gücü elinde tutanın pençeleri ensesindeymiş. Çaresiz, başına gelecekleri beklemiş. Kurdun, belli ki canı av istiyormuş.

– Heyyy, demiş, sinirli bir şekilde. Sen kim oluyorsun da suyumu bulandırıyorsun, şimdi gününü gösteririm ben sana.

– Aman efendim, demiş kuzu. Kızmayın bana ne olur. Hem bir bakın hele, ben nerdeyim. Bulunduğum yerden suyunuzu nasıl bulandırabilirim. Siz benden yukarıdasınız, bulandırsanız suyu siz bulandırırsınız.

Kurt doğruları biliyormuş da , bu doğrular işine gelmiyormuş. Üstüne yürümüş kuzucuğun.

– Onu bunu bilmem, demiş karalı bir şekilde. Bulandırıyorsun işte o kadar. Hem dahası var. Sen bana geçen yıl kötü sözler söylemiştin ya, nasıl unuturum ben onu?

Kuzucuk itiraz etmiş;

– Efendim ben geçen yıl yoktum ki. Bu yıl doğdum. Daha bir yaşıma bile girmedim.

Kurt bozulmuş ya, belli etmemiş. Sen değilsen kardeşindir ukala, demiş.

– Kardeşim yok ki küfretsin, demiş kuzu.

Kurt ısrar etmiş;

– Seninkilerden biridir mutlaka. Benden iyi mi bileceksin. İşiniz gücünüz benimle uğraşmak, çobanlarınız ve köpekleriniz anlattılar bana. Sana ve senin gibilere haddini bildirme zamanı artık geldi. Kurt kapmış kuzuyu koşmuş ormana. Kuzucuğu gören olmamış bir daha.

La Fontaine’den alıntı yaptığım masalın ana fikrini de yazar kendisi veriyor, masalın sonunda:

Kim daha güçlüyse hep odur haklı.

Güçlü, kuvvet kaynaklarını bir başkasıyla paylaşmayı asla sindiremez. Bu yüzden hiçbir kasıt beslemeksizin azıcık nefes dahi alsanız, kendisine diş bilediğiniz zannına kapılır.

Siz istediğiniz kadar masumiyet delaili döktürün, istediğiniz kadar, ben yapmadım, ben etmedim, deyin. İstediğiniz kadar seni de kendisini de bitirmeyi hedef ittihaz etmiş düşmanca bakışları işaret edin, anlamazlar. Kin ve nefret gözlerini bürümüştür. Kabilce planlarına Habil’in yakarışları fayda vermeyecek, kaderi plan işleyecektir. Sen ise teslimiyetten gayrı bir duruş sergilemeyeceksin, Habil’in mükâbele-i bi’l-misil kâide-i zalimanesine başvurmadığı gibi. Sen ebediyet soluklayacaksın dünya saltanatı taliplerine bedel. Sana zarar verdiğini düşünenler, yeniden toprağa düşülen bir Filiz’e dönüştüğünü bilmezler. Birkaç okulu, müesseseyi kapatmak ve hareket alanındaki insicamını bozmakla fikri derinliğinin köklerini kuruttukları evhamına kapıladursunlar, sen yeniden ümranlara ulaşmanın yol haritasını çizeceksin: insanın ruh heykelini dikme telaşında olacaksın.  Zâti’nin enfes beyitiyle ifade ettiği gibi:

Hârdur tahrîk-i bâd ile libâsın çâk eden

Yoktur ey hâce güle hergiz ziyânı bülbülün

(Elbisesini rüzgârın tahrikiyle yırtan dikendir ey hoca, bülbülün güle asla zararı yoktur.)

 

CEVAP VER