Nijeryalı Profesör turkeytoday için yazdı: Bu Hareket dünyadaki müslümanların geleceğini dert edinmiştir

1667
Nijeryalı Prof

Nijeryalı İslam Alimi Profesör Doktor Süleyman Jamıu, “dini bilgileri az çok bilen bir kişi olarak Fethullah Gülen ve Hizmet Hareketi’ni iyi bilirim” ifadesini kullandı. Kwara Eyalet Üniversitesi Rektör Yardımcısı olan Jamıu, “Bu Hareket dünyadaki Müslümanların geleceğini dert edinmiştir” diyerek Hizmet Hareketi ve Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi hakkındaki düşüncelerini turkeytoday için yazdı.

Bu Hareket dünyadaki Müslümanların geleceğini dert edinmiştir.
Girizgah olarak kendimi tanıtarak başlayayım. İslami ilimler dalında 30-35 yıldır dersler seminerler veren bir profesörüm, ve çalıştığım üniversitede İslamiyet, Hristiyanlık ve karşılaştırmalı dinler bölümü başkanıyım ve Üniversitenin rektör yardımcısıyım aynı zamanda. Asıl uzmanlık ve araştırma saham ise İslami hareketlerdir. Bu bağlamda dünyadaki muhtelif dini hareketleri izleme araştırma ve anlama fırsatım oldu.

Gülen hareketi ile ilgili olarak da işe sayın Gülen’e ait bir çok makale ve kitaplarını okuyarak başladım. Bu vesile ile bu hareketi dünyadaki mevcut diğer hareketlerle karşılaştırma imkanım oldu. İçeriden kritik eden biri olarak hareketin neyin peşinde olduğunu anlama fırsatım oldu. Sayın Gülen’in eserlerine baktığımızda kendisini çok iyi yetiştirmiş ve oldukça donanımlı bir şahsiyet olduğunu ve İslamiyeti tüm insanlığın sorunlarına cevap verebilecek çok dinamik bir manzumeler örgüsü olarak gördüğünü müşahede ettim. Bununla alakalı olarak da uygulamasına kendi ülkesinden başlamış.

Hal bu iken böylesi bir oluşumu İslam dışı yada terörist bir hareket olduğunu iddia etmek İslamı yanlış anlamışlıkları ve yanlış bir bakış açısıdır. İlaveten bu hareket anlaşılabilir olması için ülkesine ve insanlığa inanç, sosyal ve ticari hayat cihetlerinden katkıları anlaşılabilir açıklıkta ve ortada iken bunu politik bir parti seviyesine indirgemekte hareketi yanlış anlamak olur. Diğer taraftan genel hatlarıyla İslamın ne olduğunu bilen biri bilir ki din insan ile ilgili her şeyi kapsar. Gülen hareketinin yapmaya çalıştığı gibi insan ile ilgili hayatın her alanındaki ihtiyaçlarına dini, sosyal vs. açılardan cevap vermeye çalışması da onun dini bir hareket olduğunu gösterir. Oturup Fethullah Gülen’in kitaplarını okuduğunuzda yukarıda bahsedilenleri çok net bir biçimde görürsünüz.

İlaveten terörizmle alakalı veya İslami olmayan yada Sünni akideye ters hiç bir unsur bulamazsınız. İşte saydığım bu sebeplerden dolayı Gülen hareketini terörizmle yada din dışı olmakla suçlamak dinin gerçekte ne olduğunun bilinmediği anlamına gelir. Sanıyorum bu hareketi kötülemek yada iftira atmak yerel iç saiklerle yapılıyor. Kısaca ifade etmem gerekirse bu hareket çok iyi organize olmuş ve kendisine tüm dünyadaki Müslümanların geleceğini dert edinmiştir. Bu yüzdendir ki Afrika’da, Nijerya’da, Amerika’da ve dünyanın her tarafında eğitim kültür ve hayır müesseseleri açmış… Bana göre Sünni eksenli ve bütün dünya müslümanlarını orta yolda olmaya davet eden ve herkese iyi bir örnek olmaya çalışan bir harekettir.

İfade ettiğim gibi Fethullah Gülen’i kişisel olarak yargılamadan önce onun karakterini özelliklerini anlamak için eserlerine kitaplarına bakmalısınız. Sosyal hayat hakkında, iktisadi hayat hakkında, hadis hakkında, İslami kültür hakkında ve daha başka hayatın her alanını ilgilendiren yazıları ortadır. Mesela Peygamber Efendimiz (SAV)`in hayatı hakkındaki Sonsuz Nur adlı eserinde İslamın nasıl şümullü kapsayıcı ve yaşanabilir bir din olduğu ile alakalı Peygamber Efendimiz (SAV)’in hayatını enfes bir dilde nazara vermektedir… Aslında bu noktayı Fethullah Gülen’in kendi hayatında da görmekteyiz. Zaten iyi bir eğitimci kitaplardaki teorileri gerçek hayatta hayata geçirmeye çalışandır. Fethullah Gülen’in tam olarak yapmaya çalıştığı da zaten budur.
Peygamber Efendimiz (SAV) tarafından bütün insanlığa verilmiş bir mesaj var… Herkes tarafından dikkate alınması gereken. Siz bir grup adanmış ciddi ve hazır insanla bu mesajı sadece Türkiye özelindeki insanlara değil, dünya genelinde insanlara ulaştırmak için yola çıkmışsınız. Kendilerini İslamın özündeki sevginin kontrolüne bırakmış ve bu dava için kendilerini feda etmeyi hatta ölümü bile göze almış, tabi kendilerini feda etme yada ölümü göze alma derken hükümeti kışkırtma yada insanları terörize etme yada İslami olmayan bir yöne sevk etme anlamında değil, aksine insanları İslamın evrenselliği ile kucaklama azminde bir topluluk.

Bir eğitimci bir hoca olarak Gülen’i İslamı, Peygamber Efendimiz (SAV)’in yaşadığı şekilde kapsayıcı, dinamik ve gelişimci bir yaşam tarzı olduğunu anlatma gayretindeki biri olarak görüyorum şahsen… Bazılarının onun fikirlerini ve bu hareketi bir tehdit olarak algılaması sanıyorum dünyanın her tarafına yayılmış olması ile alakalı. Aslında tıpkı Efendimiz (SAV) döneminde olduğu gibi, O’da (SAV) davasını anlatmaya Arap Yarımadasından başlamış Roma’ya Afrika’ya ve dünyanın her tarafına ulaşmaya çalışmıştı. O zamanki bir takım hakim idarelerde bu davayı bir tehdit olarak algılamıştı. O yüzden şimdiki bir takım idareciler de egolarına ve istikbal endişelerine takılıp bu harekete düşmanlık etmeleri yada terörizmle alakalı olduğunu iddia etmeleri aslında bu yolun doğasında var. Kur’an ve sünneti, Sünni çizgide değerlendiren iyi bir filozof iyi bir düşünür iseniz insanların ekserisi tarafından makul olarak algılanırsınız. Dolayısıyla sizde bu çizgideki bir hareket iseniz sizi de insanlar bağırlarına basarlar. Bu bağlamda Hizmet Hareketinin din, dil, renk ve ırk farkı gözetmeksizin insan kavramını ele alışına, eğitim, sosyal sorumluluk projeleri perspektifine ve bunu uygulayış tarzına baktığımızda az önce bahsedilen makuliyeti bulacaksınız. Vakıa bu iken bu hareketi politik bir mücadele alanına hapsetmek tekrar ifade edeyim çok yanlış bir değerlendirme olur.
İslamın evrenselliğini ve kuşatıcılığını idrak etmiş biri iseniz büyük düşünür ve uygulayıcı Fethullah Gülen Hocaefendi’nin tüm dünyayı İslama yönlendirme yöntemine ve uygulamasına hayran kalırsınız.
Terörizm yada sapkınlık iddiaları ile alakalı olarak da; iddia sahibinin elinde akla mantığa uygun somut delilleri olmalı. Mesela Nijerya, bazı terör örgütlerinin odağındadır.
Biz onların kim olduğunu biliyorduk ve bu kötü işe nasıl başladıklarını da. Onların akidesi bizce malum. Yaptıkları korkunç olayların neticelerinden yola çıkarak aslında başından beri şeytani bir niyetleri olduğunu, tecrübe ile sabit, anlamış olduk. Dolayısıyla insanları hedeflerine ve faaliyetlerine göre sınıflandırabiliriz.
Terörizm nedir? Bir kişi yada topluluğu fiziksel olarak zorla haklarından mahrum etmektir şeklinde tanımlayabiliriz.
Din, dil ve ırk farkı gözetmeksizin bütün İnsanlığı eğitim ve yardım faaliyetleri ile kucaklayan bir hareketi terörizm yada sapkınlık kavramları içine sokmaya çalışmak çok yanlış bir değerlendirme olur. İsterseniz bu iddianızı yüz defa bin defa tekrarlayın bu neticeyi değiştirmez. Nihayetinde gördüğümüz ve şahit olduğumuz şeylerle kararlar veririz. O yüzden iki düşünüp bir karar vermek lazım. Diğer taraftan sormak lazım hangi anlamda bir terörizm. Böylesi bir hareketi terörizmle suçlamak için delillerin ne? Bu konuda ikna edici delillerin yoksa o zaman bu hareketin insanlığa hizmet adına yola çıkmış dünyadaki en barışçıl İslami hareketlerden biri olduğunu kabul etmelisin.

Gözlemsel vakıa o ki politikadan tamamen uzaklar, bulundukları ülkenin politik gündemlerine müdahil olmadan bağımsızca hareket ediyorlar… Nijerya’daki örneğini ele alacak olursak; biliyoruz ki bağımsız hareket ediyorlar ve bütün faaliyetleri şeffaf olup devletin yapılan her şeyden haberdar olmasına özellikle dikkat ediyorlar ki Boko Haram tarzı sapkın düşünceleri ülkeye ithal etme gibi bir hedeflerinin olmadığı bilinsin. Planı Efendimiz (SAV) tarafından yapılmış kararlı bir inanışla pratiğe dökülmüş bu hizmet hareketi ile bir şekilde bağlantımın olmasından ve bu fedakar insanlarla arkadaşlık bağımın olmasından açıkcası gurur duyuyorum… Çünkü kararlılıkları, fedakarlıkları güvenilirlikleri ve hiçbir şeyden değilde yaptıklarının karşılığını dünyada ve ahirette sadece Allah’tan beklemeleri sebebiyle.

İfadelerimi yukarıdaki Allah’ın kesin mesajına dayandırarak da diyebilirim ki…dünya ne kadar bozulmuş olursa olsun Allah’ın adını dünyanın dört bir yanına ulaştıracak bir grup insan topluluğu olmalı. Bu bağlamda hizmetteki dostlarıma bu ruhu korumalarını tavsiye ediyorum ve onları alkışlıyorum ve teşvik eden olduğumu ifade etmek istiyorum. Bu süreç ne kadar sıkıntılı da olsa gerçeğin çok yakında açığa çıkacağını biliyorum Allah’ın izniyle.

Profesör Doktor Süleyman Jamıu

CEVAP VER