“Sabaha karşı kapım çalınır mı endişesi yaşıyorum”

448

Fox TV ana haber spikeri Fatih Portakal, Sözcü’ye verdiği röportaj da 15 Temmuz darbe girişiminin ardından gözaltına alınmaktan endişe duyduğunu söyledi.

Sözcü’den Yüksel Şengül’e konuşan Portakal, gözaltına alınmaktan endişe duyduğunu ifade ederek, “Evet, ben de korkuyorum. Hiçbir suçum olmadığı halde, sabaha karşı kapım çalınır mı endişesini duyuyorum. Ancak başımı yastığa koyunca vicdanımın rahatlığı, kalbimdeki korkuları alıp götürüyor” dedi.

Fox TV’nin ana haber spikeri Fatih Portakal’ın Can Yayınları’ndan çıkan Aklımla Dalga Geçme adlı kitabı piyasada. Portakal’la akşam haberlerinin yayın öncesindeki yoğun koşturması ve telaşı sırasında, önce kitabını, ardından memleketin genel durumunu konuştuk.

– Aklımla Dalga Geçme nasıl oluştu, yazmaya nasıl karar verdiniz?

2011’den bu yana aldığım notlardan oluşan bir kitap oldu bu. Ekonomiden AB ilişkilerine, iç siyasetten dış siyasete kadar pek çok konu yer alıyor. Kitaba girenler ise son 44 ay içinde aldığım notlardan oluştu.

SORGULAMAK, ÖZGÜRLÜK GETİRİR

– Yorumlarınız da var…

Ben yazdıklarıma ‘Kıymetli düşüncelerim’ diyorum. Romalı devlet adamı Marcus Tillus Cicero, iki bin küsur yıl önce “Sorgulamanın olduğu yerde özgürlük vardır” demiş. Şüphelendikçe zihnimi taze tuttuğumu, sorguladıkça özgür olduğumu hissediyorum. Bu bir zihin jimnastiğidir.

– Kitabın hedefi?

Bu kitapla, zamanın kaçınılmaz sonucu olan sıfırlanan zihinleri yeniden harekete geçirmeyi hedefliyorum. Kitabı okuyanlar, toplum olarak duvara çarpma noktasına nasıl geldiğimizi anlayacaklar. 15 Temmuz duvara tosladığımız tarihtir.

– Kitabı ithaf ettiğiniz kişiler, teşekkür etti mi? Kitabı, aklımızla dalga geçmeye çalışanlara ithaf ettiğinizi açıklamıştınız.

(Gülüyor) Evet, bu kitabı aklımla dalga geçmeye çalışanlara ithaf ettim ama kimse üzerine alınmadı ki…

– Üç ay önce Milli Eğitim Bakanlığı’na “Nutuk ders kitabı olsun” önerisini sundunuz… Cevap geldi mi?

Tüm samimiyetimle Nutuk’un ders kitabı olması gerektiğini söyledim ve Milli Eğitim Bakanlığı’na bu önerimi sundum. Ancak, üç ay geçse de cevap gelmedi. Bence, bu ülke gençliği Ulu Önder’imizin yazdıklarını mutlaka öğrenmelidir.

KRONİK CEMAATLEŞME SÜRÜYOR

– Mesela?

Mesela, Menzil grubunun adı geçiyor. Bakın, kitapta Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş devlet yapılanmasıyla ilgili olarak darbeden hemen sonra şöyle konuşuyordu: “Üç prensipte kadrolar millete açılacak. Ehliyet, liyakat ve sadakat… Artık siyaset, düşmanlık dilinden rekabet diline dönecek.” Bugün o sözlerin inandırıcılığı giderek kayboluyor. Çünkü yargıda, sağlıkta, eğitimde yine kronik cemaatleşmenin sürdüğü duyumları alıyoruz. 30 yıl sonra bu kez sözü edilen cemaat grubu darbe girişiminde bulunursa ne olacak? Biz hep bu acıları, yaşamak zorunda mıyız!

– Vereceğiniz son bir mesaj var mı?

Bu röportajı Atatürk’ün devleti yönetenleri uyardığı Nutuk’taki şu sözüyle bitirmek istiyorum: Efendiler, milletimizi hayal alemine sürüklemeyiniz…

ATATÜRK İNANILMAZ BİR DEHADIR

Fatİh Portakal, Fox Ana Haber’de her gün mutlaka Nutuk’tan pasajlara yer veriyor. Atatürk’ü ‘inanılmaz bir deha’ diye nitelendiriyor ve ekliyor: İnanılmaz ileri görüşlü bir insan Atatürk. Nutuk, onun dehasının kanıtıdır. Bazıları eleştirdi, ‘Reyting almak için ekranda Nutuk okuyor’ diyenler oldu. Çok üzücü, çok acı…

BİR SABAH KAPIM ÇALINIR DİYE ENDİŞE DUYUYORUM

– “Endişelerle, korkularla yapıyoruz görevimizi… Ancak bu duyguların bizi esir almasına da izin vermiyoruz” demişsiniz…

Evet, ben de korkuyorum. Hiçbir suçum olmadığı halde, sabaha karşı kapım çalınır mı endişesini duyuyorum. Ancak başımı yastığa koyunca vicdanımın rahatlığı, kalbimdeki korkuları alıp götürüyor. Endişem, eşimin, annemin, yakınlarımın üzüntüleri olur.

HATASIZ OLDUKLARINI DÜŞÜNÜYORLAR

– Böyle hissedenlerin sayısı çoğalıyor…

Eleştiriye tahammül olmadığı için, eleştiren insan kalmadı. Oysa eleştiri kötü bir şey değil ki. Ego patlaması yaşayanlar ne yazık ki kendilerinin hatasız olduğunu sanıyorlar.

– İktidar baskısıyla bir gün görevinize son verilse nereye gidersiniz?

Yaptığım işten çıkarılıp, kapının önüne de konulabilirim, içeri de atılabilirim. Sevenlerim ‘Fatih Bey, çok konuşmayın, sizi de içeri alacaklar’ diyor. İnsanların algısına bakar mısınız! Böyle bir ortam oluştu ne yazık ki. Ben kötü bir şey yapmıyorum ki, işimi yapıyorum. Şirket, işten çıkarırsa da canı sağolsun, burası benim babamın şirketi değil zaten. Ancak şu anda hiçbir sıkıntım yok.

EŞİME BİR LİSTE VERDİM ÇANTASINDA TAŞIYOR…

– Eşiniz Armağan Portakal ile birlikte İstanbul’a geldiğinizde balık restoranı açmak istemişsiniz…

(Gülüyor) Egeli olan herkesin kafasında bu vardır. Ben de bir Egeli olarak bir gün balık restoranı açmayı düşünüyorum. Benim her zaman B ve C planlarım vardır. Plansız olmaz.

– Hele fedakar eşsiz asla…

Karım Armağan’la gurur duyuyorum. 20 yıllık evliyiz ve eşimin desteğini her zaman arkamda hissettim. 15 Temmuz sonrasında, yanlışlıkla beni de sorgulamak için alırlar diye eşime içinde öyle bir anda araması gerekenlerin telefon numaralarının olduğu bir liste verdim. Doğan Şentürk’ün avukatımın ve bazı arkadaşlarımın telefon numaralarıydı bunlar. O kağıt hala eşimin çantasında duruyor. Bütün bunların bir gün biteceğine inanmak istiyorum. Geçecek…

CEVAP VER