Tepeleme Var! Acıma Yok!

820
Tepeleme Var! Acıma Yok!

Bahadır Aslan⁠⁠⁠⁠

Yıl 2007-2008. Sarıkız, Ayışığı, Yakamoz ve Eldiven darbe girişimlerine ait ses kayıtları ve günlükler medyada çarşaf çarşaf yayınlanıyor ve sen o günün mağduru olarak şimdilerde kendilerine zulmettiğin medya organlarına demeçler veriyordun. Adamların bir gayesi vardı: Önce basını ele geçirmeye çalışacaklardı. Sonra rektörler ile temas edip öğrencileri sokağa dökeceklerdi. Sendikalar ile aynı şekilde hareket edeceklerdi. Sokaklara afiş astıracak, dernekler ile temas edip onları da hükümet aleyhine teşvik edeceklerdi. F16’lar ile camileri bombalayacak, geniş kitleleri stadyumlara doldurup canice katledeceklerdi… Bütün bu olayları yurt çapında yapacaklardı. Şener Eruygur’un ifadelerine de yansıyan tüm bu planlar senin meşru hükümetini yıkmaya ve yerine laik bir düzen tesis etmeye yönelikti. Kuran Kursları yönetmeliğinden rahatsız olan bazı paşalar, senin şimdilerde ‘tepele’diğin geniş bir kitleyi kapsıyordu. Bu planlar deşifre olunca ‘Çelik Çekirdek’ler yayınlanmaya ve sen bunların savcılığına soyunmaya başlamıştın.

Ne olduysa, aradan geçen 5 yıllık kısa bir dönemde tüm bu darbelerin planlayıcıları bir anda hapsedildikleri yerden çıkartıldı, içeride geçirdikleri kısa bir dönem için yüklü tazminatlar taktir edildi, kendileri için özel olarak yaptırılmış kodeslere bu kez, bir zamanlar medyasında demeçler geçirdiğin kesimden insanlar alınmaya başlandı. Bu derdest edilmeler, tutuklanmalar Sarıkız, Ayışığı, Yakamoz ve Eldiven gibi öyle azmettirici 100-200 kişiyle münhasır kalmayacak, sabık darbe zihniyetinin ileri gelenlerinden birinin dediği gibi ‘Acıma yok, tepeleme var.’ planınını da devreye sokacaktı. Bu günlerde sayıları 50 binleri bulan tutuklamaların hiçbirinin iddianamesi hazırlanmayacak, adeta içeride çürümeye terkedilecekti. Bu insanlar hakikaten bir darbe girişiminde rol mü aldılar? Burdan mülhem sen ve ardındakilere bazı sorular tevcih etme lüzumundayım:

“Normal zamanlarda yapamayacağımız şeyleri yapma imkanına kavuştuk” diyerek bir gece ansızın OHAL ilan ettiniz. MEB izni ve idaresi altında faaliyetlerini sürdüren binlerce eğitim kurumunu kapattınız. Hadi, özel eğitim kurumlarının lisansını iptal ettiniz, üniversiteleri de bu listeye dahil ettiniz. Hadi, o da feda olsun Sultanımıza. Bu kurumlarda ‘sizlerin’ çocukları için gecesini gündüzünü feda eden gariban hocalardan ne istediniz de tümünün lisansını iptal ettiniz, onları hiçbir yerde çalışamaz kıldınız? Onları aileleriyle birlikte ansızın sokağa bıraktınız. Hangi vicdan buna onay verdi? 15 Temmuz senaryonuzda yürütülen tanklarda bu hocalar mı vardı? F16’ları onlar mı uçurdu? Saray’ınızın bahçesinin duvarına onlar mı bomba bıraktı? Peki, ya okullarından ettiğiniz milyonu aşkın öğrenci size ne yaptı? Onların suçu neydi? Ispatlayamadığınız bir terör örgütünün kayıtlı minik üyeleri olarak tebşir edilen Musa’lar mı bellediniz ki sizi, ardınızdaki şuuru zaptedilmiş şürekanızla birlikte gark eyleyecek? Büyüleriyle hayallerinizi büyüttüğünüz şarktaki hangi sihirbazınız size bu çocukların geleceğini katletmenizi öğütledi?

“Yurt genelinde şu kadar doktor yakalandı.” Neden? Bu doktorlar 2013’ten sonra ani bir dönüşle, tedavi ettikleri hastalarına, el uzattıkları fakir fukaraya darbe sevdası mı aşıladılar meşru ve seçilmiş bir hükümete karşı. Onlara ihanet iğnesi mi zerk eylediler?

“SGK tarafından, Türkiye genelinde F… ile bağlantıları saptanan 400 kadar eczanenin ilaç provizyon şifreleri iptal edildi, tüm ödemeleri de donduruldu.” Bu eczanelerde özellikle genç nesli terörist yapacak iksirler mi satılıyordu? Kabadayıca iptal ettiğiniz şifrelerle 1 dolarlardaki şifreler örtüşüyor muydu? Yahut bu şifrelerle hizmet gönüllülerinin kullanımına hasrettiğiniz, özgülediğiniz ‘Bylock’ yazışmalarının kilidi mi oluşturuluyordu?

“İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca F… iş dünyası yapılanmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, hakkında gözaltı kararı bulunan 187 şüphelinin tüm mal varlıklarına el konulmasına karar verildi. Mali kaynaklarınız mı tükendi? Ülkedeki ekonomik krizin saltanatınızı zedeleyeceği hakikatini sezdiniz de haramice bir grubun mallarını gasp ederek açığınızı mı doldurmaya çalışıyorsunuz? Haklarında hüküm kesinleşmemiş Anadolu sermayesine ilerde katacağınız tazminat gelirlerini aklınız alıyor mu? Akbabalar ve mezarcı böcekleri gibi saldıradurduğunuz sisteminize muhalif kesimlerin helal malı boğazınızdan nasıl geçer?

F… darbe girişimiyle ilgili soruşturma kapsamında, adliyeye sevk edilen ev hanımlarından kaçı tutuklandı, kaçı adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı, artık takibini yapamaz olduk. Hergün yenilerini ekliyorsunuz. Be birader, serbest bıraktığınız ev hanımlarını üzüntülere boğmanızın gayesi ne? “Onları bırakın, bizi alın.” nidalarını duymuyor musunuz? Bunlar da burs toplamak için açtıkları kermeslerle, kermeslerden elde edilecek kaynaklarla milleti sıraya dizen Cengizlerinize mi rakip oldular?

Misaller uzar gider. Tutuklamaları ve işkenceleri sayamaz olduk. Akıl sır erdirilemeyen bir durumda toplum hafızası 3-5 yıl geriye gidiyor ve haklı bir ihtarda bulunuyor:

Yoksa tüm bu yaşananlara, içeriden bir şekilde çıkardığınız, kendilerinden teşekkür beklediğiniz, yüklü tazminatlar takdir buyurduğunuz Perinçekgillerle aranızda geçen mühim bir anlaşma mı sebep oldu? Hangi sarayda yaşanmıştı bu hatıra? Yoksa o sarayda ‘yeniden tepeleme’ görevi size mi tevdi buyrulmuştu?

Hizmet hareketine gönül vermiş her fert şu günlerde ciddi bir imtihan veriyor. Bir elenme süreci yaşanıyor. Hamlar haslardan ayrılacak mutlak. Ancak, emin ol ki şu senin yaşattıklarının hiç birisi ahiret Saadet’ine meftun olmuş hizmet gönüllülerinin davalarına inancında zerre kadar sarsılmaya sebep olamayacak, aksine gittikçe artan bir fedakarlıkla davalarına sahip çıkmalarını sağlayacaktır.

CEVAP VER