Türk siyasi tarihindeki üçüncü şaibeli seçim

95
YSK
Osmanlı Tarihi’nden bugüne hile yapılan üç seçim oldu. Her birinin “özel” ismi var.
Referandum, Osmanlı son dönemi de içine katıldığında Türkiye siyasi tarihinin üçüncü şaibeli seçimi olarak tarihe geçti.
Siyasi tarihimizin üçüncü şaibeli seçimi

1- SOPALI SEÇİM:  Şaibeli seçimlerin ilki, 1912 yılında muhalifleri darp ederek sonucu etkilemeye çalışan İttihat ve Terakki’nin suçlandığı seçimlerdir. Bu seçimlere “Sopalı Seçim” adının verilmesine neden olan olay, muhalif Mustafa Nuri Bey’in dövülmesidir. Siroz’da Hürriyet ve İtilaf Fırkası şubesi açacak olan Mustafa Nuri Bey, İttihat ve Terakki fedailerince sopalarla dövülür ve hayatını kaybeder.

2- HİLELİ SEÇİM: Siyasi hayatımızın ikinci şaibeli seçimi, 1946 seçimleridir. Bu seçim de siyasi tarihimizde  “Hileli Seçim” olarak anılır. Bu seçimlere şaibe karıştırmakla suçlanan parti ise CHP’dir. Seçimlerin gizli oy ve açık sayım esasına göre yapılması kararına, hatta dönemin İçişleri Bakanı ve CHP Genel Sekreteri Hilmi Uran’ın ilgililere bu konuda dikkatli olmalarını emreden yazısına karşın, gizli oy açık sayım kuralı yaygın şeklide ihlal edilmiştir.

3- MÜHÜRSÜZ SEÇİM: Siyasi tarihimize “Mühürsüz Referandum” olarak geçen 2017 Referandumu’nda Yüksek Seçim Kurulu, referandum devam ederken, yasada açıkça “mühürsüz olan zarf ve pusulalar geçersiz sayılır” yazmasına rağmen, mühürsüz pusulaların geçerli olduğu yönünde açıklama yaptı. Sandıklardan yüz binlerce muhürsüz oy çıktı. Bazı sandıklarda, kayıtlı seçmen sayısından daha fazla mühürsüz “evet” oyu çıktı. Mühürsüz oyların tamamı “evet” çıktı. Muhalefet mühürsüz oy miktarını 2.5 milyon olarak açıkladı.