Tutuklu gazeteciler: İddianame süratle hazırlanmalı

142
Utku Çakırözer
Utku Çakırözer

Tutuklu gazetecileri Silivri’de ziyaret eden CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, görüşmelere ilişkin açıklamada bulundu. Buna göre, tutuklanmaya, ‘Niçin buradayız’ diye isyan eden gazeteciler, iddianamenin bir an önce hazırlanmasını ve tutuksuz yargılamayı talep etti.

Gazetecilerin en çok iddianamenin hâlâ tamamlanmamış olması ve kitap okuyamama sorunlarını dile getirdiğini aktaran Çakırözer, iddianamenin bir an önce hazırlanması gerektiğini söyledi.

Cumhuriyet’ten İklim Öngel’in haberine göre, Çakırözer’in ziyaret ettiği gazeteci ve sanatçıların, mesajları şöyle:

 ‘KADINLAR UMUT VERDİ’

Murat Sabuncu: Öncelikli beklentimiz iddianamenin hemen çıkması. Avrupa ile ilişkilerden kaygılıyım. Türkiye bu kopuşun altından kalkamaz. Bu kopuşa neden olan şeylerden biri de gazetecilerin içeride olması. Türkiye bu sorunu çözmeli. Benim darbe girişimi gecesi, darbeye karşı attığım tweetlerim var. Buna rağmen tutuklu olan benim, bu büyük çelişkidir. İstismar düzenlemesine verilen kadın tepkisini çok önemli buluyorum. Anlamlı ve heyecan vericiydi. Bunun Türkiye’de başka sorunların çözümü konusunda da umut verici olduğunu düşünüyorum.

’17-25 ARALIK’I YOLSUZLUK GÖRENLER TUTUKLU’

Mehmet Altan: Ben yarım cümle nedeniyle 45 gündür içerideyim. Askeri Darbeleri Araştırma Komisyonu’na, “Sizin mücadeleniz tüm toplumun takdirini toplamıştır” denilerek davet edilmiştim. Bakıldığında 17-25 Aralık’ı yolsuzluk olarak gören ve iktidarı eleştiren herkes şu an darbecilikten tutuklu veya tutuklanabilir. Dinleme kararı veren hâkimler FETÖ’den meslekten atıldı. Dinleyen savcı dışarıda, dinlenen ben kaçma şüphesi gerekçesiyle hapisteyim.

‘DIŞARIYA TEK SATIR YAZAMIYORUZ’

Ahmet Altan: AB, Türk ve Müslüman olduğumuz için değil, kendi halkına kötü davrandığı, zulmettiği için Türkiye’yi eleştiriyor. AB ile ilişkilerinin kopmasının ekonomik sonuçları Türkiye’yi yoksullaştıracak. Kardeşimle ben 40’tan fazla kitap yazdık, 10 milyondan fazla okurumuz var, yüzlerce, binlerce yazımız var. Kardeşimi ziyaret hakkım olmasına rağmen bizi görüştürmüyorlar. En insafsız yasak ise dışarıya tek satır yazamıyoruz, dışardan tek satır alamıyoruz.

‘BU ÜLKE BİZİM, NEREYE KAÇACAĞIZ’

Ali Bulaç: Kendim teslim oldum, suçum ne olabilir? Gazetecilerin serbest bırakılması lazım. Hiçbir yazım ve haberim hakkında ne dava ne soruşturma açıldı. Bu ülke bizim ülkemiz, nereye kaçacağız, tutuksuz yargılasınlar.

‘SİLİVRİ’NİN EN YAŞLI TUTUKLUSUYUM’

Şahin Alpay: Benim hayatım darbeyle mücadeleyle geçti. Şimdi darbeye zemin hazırlamakla suçlanıyorum. Ben Zaman’a dışardan yazıyordum. Bir darbe olacağı aklımın ucundan geçmezdi. Hayatım boyunca Türkiye’ye AB standartlarında demokrasi istedim. Yazılarımda bunun üzerineydi. 72 yaşındayım ve Silivri’nin en yaşlı tutuklusu benim. 11 kronik hastalığım var.

‘İNSANLARI DEVLETE KÜSTÜRÜYORLAR’

Atilla Taş: Hükümeti eleştiriyoruz diye terör örgütü üyesi suçlamasıyla içerdeyiz. Tweet’lerim nedeniyle buradayım. Benim cemaatle hiç alakam yok. Suçu suçluyu övmek diyorlar. Tek tek sayalım, AKP’lilerin Öcalan ve Gülen için söyledikleri övücü sözler ne olacak? Revire çıkamıyoruz. Kronik bronşitim var. Astıma çeviriyor ilaç istedim gelmedi. İnsanları içeride tutarak devlete küstürüyorlar.

‘KİTAP YASAĞI İLAVE CEZA’

Kadri Gürsel: Bana 63 soru soruldu. Sadece biri yazımla ilgili. 2007’den beri yazıyorum, hakkımda bir tane dahi soruşturma veya dava açılmadı. Sadece Milliyet gazetesindeki bir tweetim şikâyet edildi ama dava konusu olmadı. Tutuklu yargılama vahim bir hak ihlalidir, bir an önce iddianame çıkmalı. Gazeteci için, yazar için kitap okumadan geçen her gün kayıptır, ilave cezalandırmadır.

Güray Öz: Bu soruşturmanın ilertutar yanı yok. Yargılanan gazetecilik. İçerdeki kitapları vermiyorlar, dışardan kitap gelmesi lazım. Hiç kitap yok. Savunmamız için de belli özellikte kitaplara ihtiyacımız var, kaldı ki biz okuyacak kitap bulamıyoruz.

Hakan Kara: Adalet Bakanı 13 bin kitap olduğunu söylemiş. 1750’lik bir liste vardı, oradan istediklerimizi alamadık. 400’lük bir liste geldi. 50 kitap istedik, bizim koğuşa 40 sayfalık bir kitap geldi. Dönüp dolaşıp onu okuyoruz.

Mustafa Kemal Güngör: Kitap isteyeli 10 gün oldu hâlâ gelmedi, dün akşam yeni liste verdik. Umut ediyoruz ki gelir. Eş, avukat, aile, milletvekili görüşmelerinin yanı sıra seçilen 3 arkadaş ile görüşme vardı. Ancak bu hakkımız alındı, artık arkadaş görüşüne izin verilmiyor. Avukatlarla görüşmelerde ise yanına biri oturuyor ve görüşme kameraya alınıyor. Bir an önce iddianamenin hazırlanmasını bekliyoruz.

Önder Çelik: Bir an önce iddianamenin çıkmasını belkiyoruz. Neyle suçlandığımızı görmek istiyoruz. İlaçlarımızı almakta güçlük çekiyoruz, geç geliyor.

Cezaevi koşulları ağırlaştırılmış

Gazetecilerin en çok iddianamenin hâlâ tamamlanmaması ve kitap okuyamama sorunlarını dile getirdiğini ifade eden Çakırözer, iddianamenin bir an önce hazırlanması gerektiğini vurguladı. Gazetecilerin özgür bırakılması gerektiğini belirten Çakırözer, “Gazeteciler tutuksuz yargılansın” diye konuştu.

Çakırözer, “Yakınlarla görüşme, kitap ve diğer basılı yayınlara ulaşım, doktor ve ilaç ihtiyaçlarının hızlı karşılanması, cezaevi dışındaki dünyayla yazılı iletişim alanlarının yasaklanması gibi uygulamalar insan haklarına aykırı. Bu kaygı verici bir durum. Bu kısıtlamalardan bir an önce vazgeçmeli” diye konuştu.

CEVAP VER