ZAMANE FIKRALARI -5-

151
ZAMANE FIKRALARI -5-

Aziz milletimizin kıvrak zekası ve nâdir dehası kaderin sevkiyle esen rüzgarları da arkasına alınca ne cevherler üretiyor. Bizim zamane fıkralarına devam…

***

Kadıncağıza akıl vermişler: “Madem herifinden bu kadar ağzın yandı, filancalardan diye ihbar et…” Kadının aklına yatacak yatmasına; ama eli kolu bağlı garibin. Çaresizce cevap vermiş: “Edecem, edecem de hayırsızın uyuşturucudan sabıkası var. Onlardan olduğuna kimse inanmaz!:))” Eee, ne diyelim: Allah onlardan etsin, ona da ikinci bir bahar nasip etsin.

***

“Küçücükken baş ucumda ninni söylerdi bana” deyip anasını, eski günlerini anan; gel gör ki hâlâ büyümeyen geveze; canlı yayında şu kutsal kutudaki paraları sorgulayan adama demez mi: “Onları filancalar koydu oraya…” Adam cevabı yapıştırmaz mı: “Kardeşim, parayı onlar koyduysa herif niye kabul etti iade edilen miktarı?” O an yok mu o an, değil küçüklüğü mâhiyetinde cem eden hilkat garibesine, o mahcubiyet sahnesi küçük bir ülkenin halkına bile yeterdi. Sus pus oldu, ne desin…

***

4 kişiyi yaralayan savcı yavrusu beraat etmiş. Eee, ne olmuş? Adamın içkisi yok, kumarı yok. Bırakın o kadar da olsun. Altı üstü 4 can yakmış. Gariban bayanlar gibi burs mu toplamış? Hem sû-i zanna ne hâcet? Türk yargısı öyle iltimâsa, kanat germeye, ayak oyunlarına papuç mu bırakır? Belki iyi halden kurtarmıştır yakayı. Hayatının geri kalanında başarılar diliyorum talihli gence.

***

Neymiş, Merkel Abla apartman dairesinde yaşıyormuş da halîfe-i zîşân hazretcikleri saraylarda gününü gün edermiş. Siz o sarayı ve yeni yapılmakta olan bonusunu sırtımızda yük mü sandınız? Dolmabahçe gibi borçla mı yapıldı? O saraylar bizim bütçe fazlamızın öşrü bile değil kardeşim. Deryada damla… hem itibarda israf olmaz ki…

***

Geçen gün ağzım açık kaldı. Gözlerimi ovuşturdum, tekrar baktım. Valla da billa da doğruydu: Anaokulunda tankın altına yatma eğitimi! Anaokulunda tank altına yatma eğitimi. Hazır başlamışken egzos tıkamayı da öğretin de talim yapıyoz diye önüne gelenin arabasının egzosuna patates tıkıp milleti çileden çıkarsınlar. Gündeme oturan her şeyin kursu verilirse efsanevi valinin Reza’nın rızası için terennüm ettiği fedakârlık serenatları da çocukların üzerine boca edilmesin sonra…

***

Neymiş, bunlar o ülkelerdeki en üst seviyedeki insanların çocuklarını eğitiyorlarmış. Neden köprü altlarına mektep açmıyorlarmış(!)Bu vesileyle oraları ele geçireceklermiş… Madem oraların en üst

seviyedeki insanlarının çocukları okuyor oralarda(?), zaten saltanat kurulmuş demektir. Kim karışır elin işine? Gerçi saltanat nasıl kurulur, el alem onu sizden öğrenmektedir vesselam

***

Büyük müsteşar konuştu: 50 cezaevi yolda… Yav hangi bütçeyle… Madem o kadar paran var, okul aç. Ama okul olsun. Çile filminde Hazreti Mesih’e(?) kendi gerileceği çarmıhı haçını taşıttıkları gibi bari ihraç edilenlerin el konulan maaş ve mallarıyla yaptır da bütçe açık vermesin. Yoksa adalet bakanlığının bu kadar cezaevi yaptıracak bütçesi var da biz mi bilmiyoruz?

***

Bekçiler geri gelmiş. Neyi bekleyecekler bilmem. Çocukken tıraş olduğum Berber Nuri’nin dükkanına uğrayıp mesai bitiminde, müşterilerin yanında kahverengi üniformasını değiştiren beyaz donlu bekçi amcayı ve Kemal Sunal’ın filmindeki “Ben devletim!” diyen garibanı hatırladım. Ne bekçiydi ama… Gerçi yeni bekçiler etli butlu mâşaallah. Sanki alınlarında “Hâzâ min sadat” yazıyor. Hayırlısı bakalım, gerçi zamane ehlinden ne hayır beklenir ki. Ne demiş atalarımız “Cebime sı.ma da vereceğin çerez senin olsun!”

Kerem UMAR