Zarrab ve Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Atilla’nın ABD’deki duruşması

87

Rıza Zarrab ile Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla, tutuklu olarak yargılandıkları New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nde yeniden hakim karşısına çıktı.

Eski New York Belediye Başkanı Rudy Giuliani ve eski ABD Adalet Bakanı Michael Mukasey’in davada sanık avukatı olarak üstlendikleri rollerin ve çıkar çatışması iddialarının görüşüldüğü duruşma yaklaşık bir saat sürdü.

Giuliani ile Mukasey’nin daha önce verdiği yazılı ifadelere rağmen, yargıç Richard Berman’ın bu ikilinin Zarrab davasıyla ilgili rolleri konusunda henüz ikna olmadığı gözlendi.

Giuliani ve Mukasey’nin Zarrab’la ilgili üstlendikleri siyasi çözüm bulma rolünü hatırlatan Hakim Berman, bu ikilinin aynı rolü Halkbank Genel Müdürü Atilla için de üstlenip üstlenmediğini sorguladı.

Öte yandan New York Güney Bölgesi Savcılığı ellerinde yeni deliller olduğunu açıkladı. Berman, savunma ve iddia makamına Giuliani ve Mukasey’nin davadaki rolleriyle ilgili belgeleri en geç 27 Nisan Perşembe gününe kadar kendilerine sunmalarını istedi.

Hakim Berman, Giuliani ve Mukasey’nin çıkar çatışması iddialarıyla ilgili de 2 ve 18 Mayıs’ta yeniden duruşma yapılmasına karar verdi.

‘Benim bu davayla alakam yok’

Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Atilla’nın avukatı duruşmanın daha önce belirlenen 21 Ağustos’tan sonrasına ertelenmesini istedi. Müvekkilinin kefaletle serbest bırakılıp tutuksuz olarak yargılanması için mahkemeye sunulmak üzere bir paket hazırladıklarını belirtti.

Atilla, duruşma sonunda gazetecilere ”Bütün Türkiye’nin, benim bu dava ile alakam olmadığını bilinmesini istiyorum” dedi.

‘Hakim Berman endişeli’

Dava sürecini başından beri izleyen New York Barosuna kayıtlı ceza avukatı Hasan Akbulut, kritik diye adlandırılan duruşmayı Amerika’nın Sesi’ ne değerlendirdi. Akbulut duruşmayı şöyle değerlendirdi.”Bugün iki önemli konu ele alındı. Öncelikle yargıç Berman çıkar çatışması konusundaki endişelerini dile getirdi, yani Rudolph Giuliani, Rıza Zarrab’ın azledilmesi için çalışıyorsa, Atilla bu durumda ne yapacak sorusunu sordu savunmaya. Savcılık açısından da, şu ana kadar yapılan suçlamaların sağlam olup olmadığının altı çizildi. Savunma bu suçlamaları yetersiz bulmuştu. Fakat savcılık, bu suçlamaların yeterli olduğunda ısrarlı. Yani Zarrab’ın bağlantıları olduğunu ve yaptıklarının doğrudan İran’ı hedef alan ambargonun delinmesine yol açtığını belirtti. Savcılık bu suçlamaları mahkemede kanıtlayabileceğini savunuyor” diye konuştu.

‘Önemli olan sağlıklı bir dava olabilmesi için sağlıklı bir zemin yaratılması’

Akbulut şöyle devam etti.”Evet aslında yapmaları gereken, iddianameyi güçlendirmek yani mahkemeye çıktıkları zaman ortada hiçbir soru işaretinin kalmaması. Mahkemeye geldiklerinde adaletin yerine getirilmesi için iddianamenin doğru bir şekilde yazılması, anlaşılmayan noktaların çözülmesi. Aslında davanın ne üzerine olduğuna karar verilmesi daha önemli. Herkesin yani savunmanın amacı, delillerin gösterdiği doğrultuda suçun ne olduğu üzerinde karar kılması. Daha sonra da deliller üzerinde karar verilecek ve mahkemeye hangi delillerin sunulacağı yönünde anlaşmaya varılacak. Önemli olan sağlıklı bir dava olabilmesi için sağlıklı bir zemin yaratılması.”

‘Zarrab’ın avukatı Atilla’nın avukatı ile beraber çalışıyor demek mümkün değil’

Akbulut, Atilla’nın dava dosyasının Zarrab dosyasıyla birleştirilmesinin sonrasında avukatların birlikte çalışıp çalışmadıkları yönündeki soruyu da şöyle yanıtladı: “Doğruyu söylemek gerekirse savunma avukatları, günün sonunda kendi müşterileri için çalışıyor, kendi müşterilerinin çıkarlarını en iyi şekilde korumaya çalışıyorlar Ama Rıza Zarrab tarafının avukatı, Hakan Atilla’nın avukatı ile birlikte çalışıyor demek mümkün değil. Çünkü iki avukatın da stratejilerini bilemiyoruz. Stratejiler müşterilerinin savunmasını en iyi şekilde yapmaları için hazırlanıyor. Planlarının ne olduğunu mahkemede göreceğiz.”

‘Amerikan yasaları geçerli’

Amerika’nın Sesi’nin Zarrab ve Atilla için en kötü senaryonun ne olacağı konusundaki sorusuna ise “Elbette kimse hapiste çürümek istemez. Diğer yandan Türk hükûmeti onların iadesini talep edebilir. Ama Türk hükümetinin ne isteyebileceğini bilemiyoruz. Onların Türki hükümeti için ne kadar değerli olduklarını da bilemiyoruz. Ben genel olarak Türkiye’nin neler istediğini bilemiyorum bu kişilerle ilgili olarak. Ama Amerika’da yargılanıyorlar o yüzden de Amerika yasaları geçerli bu konuyla ilgili” dedi.

Kaynak: Amerikanın Sesi