USD
5,6804
EURO
6,5741
ALTIN
223,3444

Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu!..

Malumunuz, Erdoğan bugünlerde gerçekleştirdiği yurt dışı ziyaretinde Vatikan’da Katoliklerin ruhani lideri Papa Francesco ile bir araya geldi. Karşılıklı görüşmede Kudüs ve mülteciler konuları gündeme geldi. Yine görüşme sonrası karşılıklı hediyeleşmelerde bulunuldu.

Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu!..
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Malumunuz, Erdoğan bugünlerde gerçekleştirdiği yurt dışı ziyaretinde Vatikan’da Katoliklerin ruhani lideri Papa Francesco ile bir araya geldi. Karşılıklı görüşmede Kudüs ve mülteciler konuları gündeme geldi. Yine görüşme sonrası karşılıklı hediyeleşmelerde bulunuldu.

Her şeyin normal olduğu bu görüşmede dile getirmek istediğim husus, demek ki herkes gibi Müslüman olanlar da Papa’yla görüşebilir. Yani bir Müslüman, Papa’yla veya herhangi bir dine mensup biriyle görüşünce kâfir olmuyor.

Bunu bilhassa Erdoğan’ın yapması garib oluyor. Çünkü Erdoğan, 17-25 Aralık’tan sonra diline doladığı Hizmet Hareketi’ne ve Fethullah Gülen Hocaefendi’ye, Vatikan ve Papa üzerinden aleyhte birçok galiz sözler ifade etmişti.  Özüyle sözü bir olmayan bu zat, Isparta’da düzenlenen AKP mitinginde Hocaefendi’yi kastederek “Maşallah, Papa’yla da el ele, kol kola fotoğrafları var.” demişti. Hatırlarsanız Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın açılışının ilk konuğu da Papa Francesco olmuştu.

Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu dedirtecek şekilde, sarayının açılışında kendisinin de el ele, kol kola fotoğraflarını görmeyeniniz yoktur. Hatta açılış öncesi Erdoğan imzalı gönderilen davetnamede, Papa’ya ithafen kutsiyetpenahları (Kutsal kalem) ve benzeri nice methiyeler yazılmıştı.

Cemaate insafsızca sözlerde bulunan ve dinlerarası diyalog da neymiş, böyle şey olmaz, diyen Diyanet İşleri Başkanlığı, Papa’ya yazılan davet mektubundaki “Günümüzde farklı dinlerin mensupları arasında diyaloğa ve karşılıklı anlayışa her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır. “sözlerine suspus olmuştu.

Zira bunları yapan ve tepki veremeyeceği kişi Tayyip Erdoğan’ın ta kendisiydi. Yığınları öylesine alıştırdılar ki…  O, ne yaparsa mübahtır ve eleştirilemezdir çünkü yaptığı şeyler dine, topluma ters görünse de vardır bir bildiği anlayışını herkese öyle ya da böyle kabul ettirdiler. Hizmet Hareketi’ni Vatikan projesi olarak yazan kalemşörler bu son ziyareti o kadar masumane değerlendiriyorlar ki görseniz dinlerarası diyaloğun temsilcileri gibi davranmaktan geri durmuyorlar.

Ziyarette gözden kaçırılan bir diğer ayrıntı da görüşmenin sonunda Papa’nın Erdoğan ve ailesinden dua istemesi ve bunun üzerine Erdoğan’ın biz de ondan dua isteriz, demesiydi. Bunu eleştirecek değilim ama bu karede Hocaefendi olsaydı ve aynı diyaloglar bu şekilde cereyan etseydi eminim ki hem Erdoğan hem de kaleminden şer damlayan odaklar, Hizmeti ve Hocaefendi’yi yerden yere vuracak yazılara imza atmış olacaklardı.

Diyecek o kadar çok sözün olduğu yerde dinlemeyecek ve anlamayacak insanların bağnazlığı ağzımıza fermuar çektiriyor işte…

Serkan KARAKOÇ

Yükleniyor...

YORUMLAR






    0 YORUM