USD
4,7915
EURO
5,6134
ALTIN
189,7114

28 Şubat’ı unutmadık zira unutturmadınız…

Televizyon kanallarının alt yazılarında 28 Şubat’ın yıldönümü münasebetiyle Başbakan Binali Yıldırım’ın “Biz 28 Şubat’ı unutmadık,  unutturmayacağız.” sözlerine rast geldim. Elhak doğru söylüyor. Evet, siz ve tayfalarınız 28 Şubat’ı bırakın unutturmayı o günlere rahmet okuttunuz.

28 Şubat’ı unutmadık zira unutturmadınız…
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Televizyon kanallarının alt yazılarında 28 Şubat’ın yıldönümü münasebetiyle Başbakan Binali Yıldırım’ın “Biz 28 Şubat’ı unutmadık,  unutturmayacağız.” sözlerine rast geldim. Elhak doğru söylüyor. Evet, siz ve tayfalarınız 28 Şubat’ı bırakın unutturmayı o günlere rahmet okuttunuz. O dönemde ne olmuşsa bu dönemde mislini üstüne koyarak tarihe talihsiz kara bir leke sürdünüz.

28 Şubatçıların el oyununu elinize alarak Hizmet’e nasıl saldırılmışsa ayniyle o çamura bulandınız. Hatta onların aklına gelmeyen binbir kötülüğe imza atmaktan beri durmadınız. Söyleyin 28 Şubat’ta neyiniz eksildi ki unutmadık diye de demeç verebiliyorsunuz?

28 Şubat’ın muhatabı yine her dönemin mazlumu Hizmet Hareketi ve Hocaefendi olmuştur. O dönemde yerlerimiz, yurtlarımız baskınlarla yıldırılmaya çalışıldı. Malum zihniyet, masum insanlara kök söktürmek için “kontrollü” tezgâhladıkları Müslüm Gündüz, Fadime Şahin tiyatrosuyla nice insanlara hukuksuzca müdahale ettiler.

Başörtülü insanların kıyımlarına TV ekranlarında bir bir şahit olduk.

Yazının başında dile getirdiğim, AKP diktası o günlere şimdilerde rahmet okutuyor sözlerimle ne o günleri basitleştirme ne de zulmedenleri iyimser olarak gösterme niyetindeyim. Hani derler ya şeytanın bile aklına gelmez, işte bu AKP zihniyeti yaptığı kıyımlarla bu sözün içini doldurdu.

Her şeyi işine geldiği gibi anlayanlar, Hocaefendi’nin bu kıyımlar karşısında “Haçlılar bile bunlar kadar acımasız olmadılar.” sözlerine,  bakın Haçlılara iyi dediler, diye haber yaptılar.

Evet, biz de 28 Şubatçılar bile sizin kadar gaddar sizin kadar zalim olmadılar diyoruz. Hizmet Hareketi’ne yaptıklarınızla onların yaptıklarını karşılaştırırsanız bizi daha iyi anlarsınız. Misal-i zulmünüz saymakla bitmez ki…

Suçsuz insanları daha darbeyi anlamadan etmeden darbe sabahında işsiz bırakıp hapishanelerde türlü türlü işkencelere maruz bıraktınız. Bir günde terörist ilan edip Anadolu insanın el emeği göz nuru, alın teri tüm mal varlıklarına haramiler gibi çöktünüz. Bebesinden dedesine kim varsa mahpus köşelerine bir eski çul gibi attınız. Bu insanları doğduğu topraklarda bir şaki gibi gösterip ceberrut yasalarınızla ülkelerini terk etmek zorunda bıraktınız.

Bunlara su bile yok, dediniz ama Meriç’i onlara mezar edip onları toprak yerine suya gömdünüz. Haram sularda gezintiniz gün yüzüne çıkınca denize düşüp yılana sarıldınız. Akla hayale gelmeyen komplolar, tezgâhlarla şeytana pabucunu ters giydirdiniz.

Tarih sizin gibi dalalete düşüp zillete bulanan bir iktidar görmemiştir. Zirvenizin zırvalarına kalemşerlik edip kara kalemlerinizle ağza alınmayacak nice sözler karaladınız. Sizden önce kimse bu güzide insanlara; haşhaşi, sülük, ur, ajan, terörist ve nice aşağılık sözler etmemiştir.

Anladım, siz gömlekle kalmamış Müslüman derinizi de çıkartıp aslınıza hizmet(!) etmeye koyulmuşsunuz. Siz bizim Hizmet’e, Hocaefendi’ye olan muhabbetimizi anlamadınız. İşimize el koysanız da içimize el süremediniz. Ters teptiniz dünyamızda, siz vurdukça biz,  tozumuzdan arındık. Onca günah onca ah aldınız, aç kalırlarsa döner diye sandınız. Evet, bunda da aldandınız zira “Hizmet” bizim yara bandımız…

Serkan KARAKOÇ

YORUMLAR






    0 YORUM