USD
6,4012
EURO
7,4752
ALTIN
246,7376

Üç Aylar

Yılı aylara, ayları haftalara, haftaları günlere, günleri de beş temel vakte, namaz vaktine bölen Allah Teala, bize zamanı tanzim etmiştir. Kur’an-ı Kerim’de “geceyi dinlenme sükûnete erme, gündüzü çalışma için yarattığını” beyan eder, zamanın ve mekânın sahibi…

Üç Aylar
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

KUTLU ZAMAN DİLİMLERİ:

Cenab-ı Hak, zamanı ve yaşama biçimlerini çeşitlendirmiştir. Mübarek zaman dilimleri belirlemiştir. Cuma vakti, hac-umre zamanı, kandil geceleri, Ramazan ayı, bayramlar gibi…

Bir yıl boyunca hayatın akışı içinde gaflete dalan kulların, meslek içi kulluk eğitimine alınmasıdır adeta bu zaman dilimleri. Kendinle yüzleşme, eksik ve hataları onarma, gerçek hedefine odaklanma, vb. pek çok hikmete mebnidir.

Efendimiz (sav)’in “Kalbi zaman zaman dinlendirin” tavsiyesine uyarak, kalbi dinlendirme, arındırma, temizleme anlarıdır.

Affa ve kurtuluşa erme imkan ve fırsatını veren, kullukta toparlanma, şahlanma zamanlarıdır.

Yaşamın getirdiği monotonluğu kırma, müminin hayatını canlandırma renklendirme adına, ömre yayılmış, müslümanca yaşam biçimlerini barındıran vakitlerdir.

Tüm bu kutlu zamanların bireye, aileye, topluma bakan yönleri vardır.

ÜÇ AYLAR (RECEP-ŞABAN-RAMAZAN)

Üç aylarla ilgili Kur’an-ı Kerim’de açıktan açığa bir nas yoktur. Ancak. Hadis-i Şeriflerde, çeşitli bilgilere rastlamaktayız.

Allah Rasulü (sav) “Recep Allah’ın, Şaban Benim, Ramazan ümmetimin ayıdır.”

Recep ayı girdiğinde şu duayı yapmak tavsiye edilmiştir. “Allahümme barik lena fi Recebe ve Şaban ve belligna Ramazan” (Allahım! Recep ve Şabanı bize bereketli kıl! Bizi Ramazana ulaştır.)

Hz. Ayşe (ra)’dan gelen rivayette “Rasulullah (sav)’in Şaban ayındaki kadar oruçlu olduğu bir ay görmedim” denmektedir.

Üç aylarda Efendimiz (sav)’in ibadetlerini arttırdığını biliyoruz. Dua, tevbe, istiğfar, Kur’an, zikir, namaz, oruç, sadaka vb iyilikleri katlardı. Sahabenin de aynı şekilde Rasulullah (sav)’i takip ettiğini görüyoruz.

Bu aylar, hususiyle Ramazan, “sevap katsayısı çok yüksek zaman dilimleri”dir. Şefkat peygamberi, “Ramazan’a ulaştığı halde affı elde edemeyene yazıklar olsun” buyurmaktadır.

Bediüzzaman Hazretleri “çok sevaplı ibadet ayları”nı bize şöyle anlatır:

“Her hasenenin sevabı başka vakitte 10 ise,

Receb-i Şerifte 100’den geçer.

Şaban-ı Muazzama’da 300’den ziyade.

Ramazan-ı Mübareke’de 1000’e çıkar ve

Cuma gecelerinde 1000’lere ve

Leyle-i Kadir’de 30 000’e çıkar” (ŞUALAR)

Âlimler, kullukta Recep, ekim; Şaban bakım; Ramazan, hasat dönemidir derler.

Recep, kelime olarak, hazırlanma, ta’zim, tekrim; Şaban, dağılan, saçılan; Ramazan, kızgın taş, yağan yağmur anlamlarını içerir.

Bu aylarda Kur’an-ı Kerim okuma, zikir-evrad-namaz vb. ibadetleri çoğaltma, tevbe ve duaya ehemmiyet verme, zekat-fitre-sadaka ve infakda bulunma vb. kulluk vazifelerini arttırmak gerekir.

KANDİLLER

Üç aylara serpiştirilen Kandil geceleri, sürpriz gecelerdir. Fırsat geceleridir.

“Kandil geceleri, gece aleminin taçları, zamanın Allah’a en yakın zirveleridir. O’na açılmanın rıhtımları, limanları, rampaları…” dır.

Regaib: Receb’in ilk Cuma gecesi.

Mirac: Receb’in 27. gecesi.

Beraat: Şaban’ın 15. Gecesi.

Kadir: Ramazan’ın 27. Gecesi.

Kandili değerlendirme adına neler yapılabilir?

-Oruç tutma, Kur’an-ı Kerim okuma, kaza ve nafile namaz kılma, zikir, salat-u selam, tefekkür, tevbe istiğfar, şükür, dua…

-Cami gezileri.

-Sadaka, hediyeleşme, iyilik, hayır ve hasenatta bulunma…

-Küslerin barışması, büyükleri arayıp sorma…

-Kandilleşme…

-Çocuklarımıza kandilin anlam ve öneminden bahsetme, onlara minik sürpriz kandil hediyeleri hazırlama…

-Kandil tatlısı hazırlayıp komşulara dağıtma vb…

Üç aylarda, hususiyle kandillerde gece ibadetine ağırlık verilmeli. Efendimiz (sav)’de böyle yapardı.

Günümüzde umumi atmosfer, radyo, televizyon, araç klaksonları, sirenler vb. gürültülerle öyle kirlendi ki, akıl, his dünyamız adeta sağırlaştı, uyuştu. Bu “mübarek ayların semaviliğini, ötelerin bayıltan musikisini” duyamaz olduk. Belki gecenin sessizliği, gece ibadeti bize bu ulvi duyguları hissetmenin kapılarını açar.

Kandil geceleri, bu mübarek geceler, “üç ayların gerçek lezzetini duymak, gül gibi koklamak, musiki gibi dinlemek, Kevser gibi yudumlamak” isteyenler için seferber olur.

Gönlünün ve kulağının isini pasını temizleyebilenler, varlığı gönül kulağıyla dinlemeye, duymaya başlarlar. “Bu mübarek gün ve geceler, adeta ötelerin diliyle mırıldanan birer şair, birer bestekâr haline gelir, harikulade şeyler fısıldarlar bizlere…”

Bu kutlu zaman diliminde çoğumuz susar, iç dünyamızla hasbihale başlarız. Tefekkür ve murakabeye dalar sessizleşiriz. “Bu sessizleşme, sevgi, güven, itibar ve herkesi kucaklama yolunda en beliğ sözlerden daha anlamlı tesir icra eder.” Hal insanı olmaya çalışırız. Dille değil halle anlatırız samimiyetimizi, sevgimizi…

Üç Ayların ve Kandil Gecelerinin unutulmaz tesirleri vardır, insan hayatında. Bu zaman dilimlerini hep sevmişizdir, özellikle çocukluğumuzun en derin hatıralarında izlerini taşırız. “Aradan yıllar ve yıllar geçse, insanların düşünce ve tarz-ı telakkileri değişse de bu mübarek gün ve geceler, bizleri hep aynı duygu ve düşünce yamaçlarında dolaştırır ve gönüllerimize aynı ilhamları boşaltır.”

Bu üç ayın, bereket ve feyzinden istifade etmeli fırsat ve süprizleri kaçırmamaya dikkat etmeliyiz. Kendimiz, ailemiz ve çevremiz adına en güzel şekilde değerlendirip, bayrama ulaşmayı nasip etsin Rabbimiz…

Elanur Beyza

Yükleniyor...

YORUMLAR






    0 YORUM