USD
6,2570
EURO
7,3115
ALTIN
242,5071

Yanlış hesap Bağdat’tan nasıl döndü?

Bir zamanlar İstanbul-Bağdat arasında ticaret yapan bir adam varmış. Adam deve sırtında getirdiği malları bu şehirlerde satar, dönerken de yeni mallar alıp yola koyulurmuş. İstanbul’dan mal alıp Bağdat’a doğru yol almış bir gün. Fakat nasıl olduysa tüccarın birisi hileyle alacağını iki defa almış. Giden para az para değilmiş tabii. Hileyi yapan adam rahatmış.

Yanlış hesap Bağdat’tan nasıl döndü?
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Bir zamanlar İstanbul-Bağdat arasında ticaret yapan bir adam varmış. Adam deve sırtında getirdiği malları bu şehirlerde satar, dönerken de yeni mallar alıp yola koyulurmuş. İstanbul’dan mal alıp Bağdat’a doğru yol almış bir gün. Fakat nasıl olduysa tüccarın birisi hileyle alacağını iki defa almış. Giden para az para değilmiş tabii. Hileyi yapan adam rahatmış. Adam demiş:

– Bağdat’a altı ayda ancak gider. Eh bir o kadar da gelmesi sürer. Bir yıl sonra kim öle kim kala. Hem sanırım o zamana kadar her şey unutulur.

İş onun dediği gibi gitmemiş. Evdeki hesap ne çarşıya uymuş ne pazara. Hileyi anlayan tüccar kervanı yardımcısına emanet edip geri dönmüş. Adı gibi bildiği yolları hızlı bir at üstünde birkaç gün içinde geçip İstanbul’a yetişmiş.

Tecrübeli tüccar işini iyi bilirmiş. Doğrudan adamın yanına gitmemiş. “İnkâr edip vermeyebilir” demiş. Başka bir yol düşünmüş. Kendince bir hesap yapmış. İki kadının eline bol miktarda mücevher vermiş. Onları arkadaşına göndermiş. Kadınlar, adamın yanına varınca şöyle demişler:

– Biz Hacca gideceğiz. Şu servetimizi emanet edecek bir adam aradık bu çarşıda. En güvenilir sizin olduğunuzu söylediler.

Gözünüz arkada kalmasın!

Adam altınları görünce gözü fal taşı gibi açılmış. “Tabii tabii” demiş, “Bu bizim insanlık görevimiz. Gözünüz arkada kalmasın. Ben saklarım.”

Altınları almak üzereyken uyanık tüccar çıkagelmiş. Selam kelamdan sonra derdini anlatıp hesapları ortaya koymuş. Yan gözle kadınlara bakan hilebaz tüccar, “Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez” diye düşünerek kabul etmiş yanlışlığı. Kadınların gözü önünde paraları çıkarıp tüccarın avucuna saymış. Sayarken de yüksek sesle, “Bizde hile olmaz. Biz dürüst insanlarız.” diyormuş.

Tüccar parasını aldıktan sonra kadınlar da bir anda karar değiştirmişler. “Biz vazgeçtik” diyerek dükkânı terk etmişler. Böylece herkes hakkını almış. Hileci adama da ne kaz gelmiş ne de tavuk.

M. Ali MISIRLI

Yükleniyor...

YORUMLAR






    0 YORUM