USD
5,6827
EURO
6,5708
ALTIN
223,2794

Zamane Fıkraları 27

Oğlum Mehmet’i mahkemede şikayetçisi tanıyıp da hakime gösteremedi diyen Emin’in gözleri büyüdü. Şaşkınlığı yüzünden dökülüyordu. Senelerdir duyduğumuz yalancı şahitler kahvesi söylentisi meğer efsane değilmiş.

Zamane Fıkraları 27
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Oğlum Mehmet’i mahkemede şikayetçisi tanıyıp da hakime gösteremedi diyen Emin’in gözleri büyüdü. Şaşkınlığı yüzünden dökülüyordu. Senelerdir duyduğumuz yalancı şahitler kahvesi söylentisi meğer efsane değilmiş.

Derdi bununla da bitmedi. Yakınları arayıp sormamış. Kendisi sağcı çevreden, yani milliyetçi demek oluyor. Bir tane sağcı aramadı, gene ne varsa solcularda varmış, dedi. Şimdi gurbet elde, yurda dönmek hayal. Geçen gün bir tanıdığını aramış, çevremde ne kadar solcu varsa hepsine selam söyle, demiş.

***

Muhtarlar Afrin’e gidecekmiş. Neden bilinmez. Belki de oralara yeni köyler kuracak, biraz da sınır ötesinde muhtarcılık oynayacaklardırJ.

Arkadaşım dertli, babası da muhtarmış. Mehmetçiğe moral için miymiş neymiş, gideceklermiş. Eee, ne diyelim, gazaları mübarek olsun.

Hem zaten güzel Türkçe’mizde her şeye maydanoz olanlara Sen muhtar mısın?”  demezler mi? Derler. Muhtarları karıştırmadıkları bir Afrin kalmıştı. O da oldu. Yahu ben iki aydır askerin oraya neden gittiğini anlamadım, muhtarların neden gittiğini anlamam herhalde seneler alır.

***

“Ellerinizden öper, bir bebemiz var.” dedi geçen gün bir arkadaş. Evde konuşurlarken sadece anne sütüyle beslenen bebeğin idrarının necis olmadığından, bunun değdiği idrarla namaz kılınabileceğinden bahsederken bizimki meseleyi veciz bir şekilde ifade etmiş: Bebeğin idrarı ile namaz olur.” demiş. Tabi, evdeki küçük kızları da bunu yanlış anlamış. Bebeğin idrarı ile abdest alınabilir, bu abdestle de namaz olur diye hüküm istinbat etmiş.

Fıkhî mevzuların böylesine sulandırıldığı bir dönemde bu masum kızcağızı anlarız da zulme rıza gösterip ilmî müktesebatlarını sümen altı eden zamâne fakihlerini nereye koyacağız?

***

Bizimki yine Kara Kıta’yı şereflendirmiş, bununla da yetinmemiş, bir de tam tam çalmış. Bilseniz nasıl yakışmış. Gerçi tenzil-i rütbe olmuş; lakin halîfe-yi zîşâna tevazu da yakışıyor değil hani. Kolay mı, sen kendi topraklarında kutsal bir totem mesabesinde ol, millet ben onun k..nın kılıyım, desin; sonra da git bir kabile ziyaretinde vasıfsız bir tamtamcı ol…Tevazu kanatları yerlerde olmak böyle bir şey olsa gerek.

Keşke 1942’den önce Papua Yeni Gine’yi de şereflendirseydi. Zira oradaki son resmi insan yeme vakası, kayıtlara o tarihte düşülmüş.

Kerem UMAR

Yükleniyor...

YORUMLAR






    0 YORUM