USD
4,8305
EURO
5,6554
ALTIN
193,3025

Zamane Fıkraları 30

Filancalardan diye tutuklanan savcı, toto kuponu mu nedir, kumar oynadığının delili olan kâğıdı gösterince tahliye edilmiş. Siz siz olun, işinizi resmi yapın. İş bu belge, resmi ve tüzel kişilerin kumar batağına saplandığını gösterip, herhangi bir çağdışı mürteci oluşuma müdahil olmadığının delilidir(!)

Zamane Fıkraları 30
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

***

Cemaate çakılan dualar bereketiyle açılan Çiftlik Bank, çekemeyenlerin hasedi nedeniyle nazara gelip batalı çok olmadı. Lakin şimdiden fıkralara konu oldu. Kimi diyor ki tosuncuk mesaj yollamış, Uruguay’da bitcoin ekip durumu düzelterek ödemeleri yapacakmış. Tıpkı Nasreddin Hoca’nın diken ekmesi gibi. Hani alacaklısı “Paramı ne zaman ödeyeceksin?” diye sormuş. O da demiş ki: Şehrin girişine diken ektim. Oradan geçen koyunların tüyleri bunlara takılacak. Onları toplayıp eğirerek iplik yapacağım. İplikleri satıp paranı öderim… Adam bunu duyunca gülmüş. Hoca durur mu? Hemen taşı gediğine koymuş: Peşin parayı görünce nasıl da gülersinJ.

Gerçi Kemal başkan meseleye son noktayı koyup hükümete seslendi: “Sen Uruguay’dan besmelesiz et, at, eşek, öküz getirebilirsin; Lakin o tosuncuğu getiremezsin.” buyurdu.

Biri de bu münasebetle sosyal medyada bir paylaşım yapmış: Yeni bir oluşum içerisindeyiz: Sazan Bank… Çiftliğimizde sazan yetiştireceğiz. Katılımlarınızı bekliyoruz. Haydi sazanlar, der gibi… Ne günlere kaldık.

***

Efendim, malum olduğu üzere bazen kelam, kıymetini sahibinden alır. Diyeceğim o ki bugün hizmete bin bir urba giydirenlere bakıyoruz da bunlar ya ehli dünyalıkta sınır tanımayanlar ya hasetçiler ya cahiller ya da siyasi hesaplarla günü kurtaranlar ve onların kullandıkları bazı sözüm ona ilim-irfan sahipleri. Hamd olsun ki böyle. Ya haklı olsalardı? Çamur atmak tabirini lügatlerden kaldırıp bununla yetinmeyerek, haset ettiğini çamura batıran zihniyet; hala birilerinin dimdik ayakta durduğunu gördükçe halden hale giriyor. Ne hazin, onca imkan ellerindeyken ürüyen ve iliştikleri kervan teenni ile yürüyen eski dostların(!) haline üzülmemek mümkün mü? Varsın aka kara desinler, ne gam? Defterlerin ortalığa saçılacağı gün gelmeden, ehl-i hizmetin ak defterlerine bulaşan karalıkları temizlediklerinin farkında olmayan bu zavallıların pis dedikleri, pis demekle pis olur mu?

Bir zamanlar, uzak mı uzak bir diyarda bir vezir varmış. Hanımıyla güzel mi güzel bir saray yavrusunda huzur(?) içinde yaşarmış. Hûru gılman misali farklı milletlere mensup hizmetkârları, etraflarında fır dönerlermiş.

Bir gün eve bir elektrikçi gelmiş. Halktan bir adam. Çok kalmayacakmış, konağın elektrik problemini çözüp gidecekmiş.

Bahçede hizmetçilerden birinin elinde bir süs köpeği görmüş. Bu şirin köpeği seveyim deyince olan olmuş. Üst kattan olanları gören hanım sultan camı açmış ve feryadı basmış. Nasıl olur da o pis adama yavrumu elletirsiniz. Mikrop kaptıracaksınız…

Hizmetçiler telaşla kaçışmışlar. Bundan sonrası daha da içler acısı. Hemen veteriner çağırılmış ve hayvana (Hayvan derken hanım sultanın affına sığınıyorumJ) aşı yapılmış. Maazallah, mikrop kaptıysa diye…

Hanım sultan, köpeğe yavrum diye hitap ediyormuş, gariban elektrikçiye is “İt!” diye hitap etmiş. Bununla da kalmamışlar, para kazanmaya gittiği konaktan, aşı parası olan 350 … ‘yi de ödeyerek çıkmış. Zavallı, “Köpeğin yanında ben it oldum!” deyip boynunu bükerek ayrılmış konaktan.

Şimdi siz bu gerçek mi diye soruyorsunuzdur. Gerçek, hem de tamı tamına. Peki, bu soruyu sorarken, bugünlerde Türkiye’de yaşananlar ileride duyulunca akıl sahiplerinin “ Bunlar gerçekten oldu mu?” diye sormayacaklarını mı zannediyorsunuz?

Kerem UMAR

YORUMLAR






    0 YORUM