USD
4,8375
EURO
5,6801
ALTIN
193,4744

DİPLOMASİ DE Mİ DÜŞMAN ACEP

Diplomasi cehaletimizden aldığımız cüretle bir şeyler geveleyeyim mi? Yahut siz bunu moda tabiriyle beyin fırtınası diye düşünün.

DİPLOMASİ DE Mİ DÜŞMAN ACEP
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Bu satırları karalayan kişi Hizmet Hareketi’ne yapılan soykırımın içerde bir diktatörün hezeyanlarından ibaret olmadığını düşünür. Dışarıdan da izler taşır bu soykırım.

Bir dostla hasbihal ederken gelişen muhabbetle doğdu bu yazı. Muhabbet uzayınca ortaya çıkan bazı şeyleri sizlerle paylaşayım istedim.

Hizmet hareketine yapılan iç ve dış olayları uzaktan okuyabilme çabası diye düşünürseniz sevinirim.

İlk olarak 1948’e kadar devleti olmayan ama her büyük devlette çok etkili bir topluluğu düşünelim mesela.

Yıllarca yüzyıllarca planlanmış projeler ile önce gençlerini gelişmiş ülkelerde okutan, bilgi toplumu oluşturarak teknoloji ihraç eden bir ülke. Ellerindeki ticari imkanlar ve para ile siyasete her zaman yön veren bir topluluk. Neredeyse çölde, coğrafyasının kaderine inat bir medeniyet kuran ve halen de dünya siyasetinin rotasını çizen bir topluluk için hizmet hareketi ne ifade eder?

Mesela onların üç kuşakta gerçekleştirdiğini neredeyse iki kuşağa varmadan gerçekleştiren bir harekettir Hizmet. Evrensel ilkelere dayanırken kendi prensiplerinden taviz vermeyen bir anlayışı bu tür topluluklar içindeki fanatik gruplar her zaman tehdit olarak görürler.

Hem bir de İslam’ın aydın çehresini temsil eden Müslümanları görmek istemez kimse. Onlar için elinde silah, belinde bomba yeleği, sakallı, çirkin Müslüman imajı daha tercih edilendir.

Orta Doğu gibi altındaki kıymetlerden dolayı üstünde kıyametlerin koptuğu coğrafyalar için bir “sulh adası” şansıdır Hizmet. Savaşlardan beslenen canavarlar için her minik “sulh adası” bir dev tehdittir. Yok edilmesine ses etmezler o yüzden.

Hele de “BOP eş başkanı” yapılarak ümmetin umudu (!) haline getirilen çakma halifelere ses etmez büyük güçler. Yaptığı zulmü de hoş görürler bir yere kadar.

Doğunun büyük bir devleti de 70 sene kendine bağlı olan devletlerde okullar açan insanlardan hoşlanmayacaktır elbet. Hele de eski günlere dönme hesapları yaparken nereden çıkmıştır bu Türk öğretmenler. Asya’da okul açmak da ne demektir şimdi. Sayıları belki çok azdır ama yine de yok edilmelidir. Komünist günlerden kalma hastalıktır, kontrol edemediğini yok etme alışkanlığı.

Komşularda da durum pek farklı değildir hani. Sünni İslam’ı yaşayan ve 21. yüzyılda nasıl yaşanabileceğini gösteren insanlara tahammülü yoktur bir büyük komşunun. Gerçi kendi ülkesinde hiç Türk okulu açtırmayarak tehditten (!) uzak kalmayı başarmıştır lakin yine de hoşlanmaz bu hareketten.

Örnekleri çoğaltmak da mümkün, daha fazla sesli düşünmek de.

Abarttığımı da düşünmekte de herkes serbest.

Zaman gösterecek elbet, bu acı maceranın gerçek yüzünü.

 

Salih GÜLEN

YORUMLAR






    0 YORUM