USD
5,3262
EURO
6,0711
ALTIN
210,3620

RAMAZAN  AYI  GELDİ  HOŞGELDİ

Nazlı misafir Ramazan yine teşrif etti, hoşgeldi sefalar getirdi. Kasvetten malayaniyattan bunalmış ruhlarımıza bir rahmet esintisi getirdi… Layığıyla karşılayıp, ağırlamayı; hoştutup, hoşgöndermeyi Rabbim nasib etsin…

RAMAZAN  AYI  GELDİ  HOŞGELDİ
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

“İçinde bulunduğumuz kutlu zaman dilimini tam duyabilmek için, evvelâ ruh ve vicdanların gökler ötesi böyle bir musikiyi ve şiiri hissetmeye hazır olmaları lâzımdır. İç âlemleri, dış çevreleri ve hayat televvünleri itibariyle âfâki ruhlar onu sadece gökte değişen hilâller şeklinde takip ederler.”***

“Manevi kirlerden arınmış, semaviliklere açık, nezih ruhlar” “Varlığı gönül kulağıyla dinleyebilenler” içinde bulunduğu kutlu zaman dilimini tam duyabilir.

Hususiyle Ramazan ayında vicdanlar daha duyarlı hale gelir. “Allah her zaman güzel ve lütufkârdır; ama biz, belli zaman dilimlerinde bu mânâyı daha bir derince hissederiz.” ***

     “Ey Rab Seni bilmemek hasret, yakınlık ateş,
Sînelerde yanan kor ocaklardakine eş..
Hele aşkın hele aşkın, aşkın tam bir cennet.!
Ne olur aşkınla dirilmeme inayet et!”

Üç aylarla başlayan uhrevileşme maratonu Ramazan da zirveye erer.

Allah Rasulü(sav)’in, “Recep Allah’ın, Şaban Benim, Ramazan ümmetimin ayıdır” buyurduğu Ramazan, kullukta, tevbe ve duada zirve aydır.

Ramazan ayı “sevap katsayısı çok yüksek zaman dilimleri”ni içine alır. Ramazanın,  bereket ve feyzinden istifade etmeli fırsat ve sürprizleri kaçırmamaya dikkat etmeliyiz.

Efendimiz(sav)’in müjdesidir, “Kim Ramazan gecesini, sevabına inanarak ve bunu elde etmek niyetiyle namazla ihya ederse geçmiş günahları affedilir.”

Bediüzzaman Hazretleri “çok sevaplı ibadet ayları” ve “sevap katsayısı çok yüksek zaman dilimleri”ni şöyle ifade eder: “Her hasenenin sevabı başka vakitte 10 ise, Receb-i Şerifte 100’den geçer. Şaban-ı Muazzama’da 300’den ziyade. Ramazan-ı Mübareke’de 1000’e çıkar ve  Cuma gecelerinde 1000’lere ve Leyle-i Kadir’de 30 000’e çıkar” (ŞUALAR)

Kendi ruhumuzu keşfetme adına Ramazan fırsat ayıdır. Ramazanlaşmış Müslümanın, “yemez-içmez, göz açıp kapayıncaya kadar olsun Yaradan’a muhalefet etmez” denebilecek meleklerle yarışabileceği bir dönem. İnsanın, gerçek potansiyelini, kapasitesini keşfetme adına yaşayacağı bir kulluk dönemi.

Tin Suresi’nde Cenab_ı Hak, “…Biz insanı Ahsen-i takvim üzere en mükemmel şekilde yarattık. Sonra irade verdik, (iradesini kötüye kullandı) esfel-i safiline düşürdük. Ancak iman edip salih amel işleyenler müstesna…” buyurmaktadır. İnsan meleklerden de üstün bir potansiyelle yaratılmış bir varlık. Ancak çoğu zaman, gerçek kapasitesinin farkına varamaz. Ramazan ayı bunu idrak etme açısından bir fırsat ayıdır.

ORUÇ: Sahurla başlanıp iftarla bitirilen yeme-içmeden kesilme hali, oruç ibadetinin gerçek amacını karşılar mı acaba? Mükemmel orucun şartları nelerdir? Mükemmel oruç, mide gibi, bütün duygulara, göze, kulağa, kalbe, hayale, fikre oruç tutturmaktır. Cihazat-i insaniyeyi ubudiyete sevketmek, muharremattan korumak, malayaniyattan çekmek ve asli ubudiyet vazifelerine sevk etmektir.

Oruç, en güzel nefis terbiyesi metodudur. Hayvani duygulardan arınma, insan olma iradesini, tecrübesini yaşama oruçla gelen bir nimettir. Kıllet-i kelâma, kıllet-i taâma, kıllet-i menâma kendini alıştırma hususunda mümini disipline eder.

Ramazan, aynı zamanda bir riyâzattır. Ramazan orucunda ehlullahın riyâzatla elde ettikleri şeyleri elde etme potansiyeli vardır.

Açlıkla imtihan, nefsin hırpalanması, insana, halden anlamayı, tevazuyu, şükrü, cömertliği öğretir. İnsanı daha duyarlı kılar, ihtiyaç sahiplerini fark ettirir. Sınıf ayrımını ortadan kaldırmaya yardımcı olur, herkesle kaynaşmayı, kardeş olmayı öğretir.

“Değişik hâdiselerin “cebr-i lütfî” çerçevesinde bizi daha anlayışlı olmaya çağırdığı şu günlerde, Ramazan’ın da sürprizler yapıp kalblerimizi yumuşatacağını ve bize bir kere daha “ahsen-i takvîm”e mazhariyetimiz ufkundan sesleneceğini düşünüyor ve ümitleniyoruz.. zaten hep ümit edegeldik bu rahmet ayında fena duygu ve düşüncelerden sıyrılabilmeyi, arınıp kendimiz olmayı ve bir kez daha “birlik” ve “beraberlik” diyebilmeyi.. evet, bu ayda şimdiye kadar pek çok sivri yanlarımız törpülendi, sertliklerimiz kırıldı ve insanî taraflarımız öne çıktı. Öyleyse bir kere daha neden olmasın ki! Her şeyden evvel Ramazan, insanların, insanî derinliklerini ortaya çıkaran, zamanın ötelere açık en bereketli, en sihirli bir buududur. Öyle ki onu tyaşayan ve duyan ruhlar, kendilerini gökler ötesi âlemlerin üveykleri gibi hisseder ve meleklerin hayhuyunu duyar gibi olurlar.” ***

SABIR, ÖFKEYİ YENME, ZARARLI ALIŞKANLIKLARI TERK: İnsan nefsinin en zorlandığı, açlıkla imtihan edildiği dönemde sabırlı, dirayetli, hoşgörülü olma bilincini uyarır. Bir gerginlik yaşandığında tam kavga çıkacağı anda dahi, ‘yürü Allah aşkına oruçlu oruçlu beni günaha sokma’ deyip kavga gürültüden vazgeçirir. Ahlakının güzelleşmesine vesile olur. Daha sabırlı, daha nazik, daha erdemli olma adına gayret etme ve insani melekelerin gelişmesine yardımcı olur.

Belli süre, 12 saat bazen daha fazla bir zaman, sigara vb. alışkanlıklardan uzak kalabilen insan, biraz daha gayret etse tamamen bırakabilir. Bu gücü kendinde görür. Ümit ve iradesi güçlenir. Bu yolla pek çok zararlı alışkanlık bırakılabilir.

NAMAZ: Bazen nafile namazlarda, hatta 5 vakit namazda zorlanan insan, Ramazan ayında, 30 gece teravih ve teheccüd kıldığında, camiye devam edebildiğinde kulluk kapasitesini görür. Helmin mezid, daha yok mu? Duygu ve felsefesini keşfeder.

KUR’AN-I KERİM: Bu ay Kur’an ayıdır. Kur’an-ı Kerim bu ayda indirilmiştir.  Günlük evrad ezkar alışkanlığı zayıf olan insan, bu ayda en az 1, bazen 2,3 hatim indirir. Mukabeleden mukabeleye koşar. Günde en az 20 sayfa Kur’an-ı Kerim okur. Kalan aylarda da O’nu bir köşede MEHCUR (unutulmuş) vaziyette bırakmaz, bırakmamalıdır.

“Ramazan, Kur’an ayı olması itibariyle bütün bir sene Kur’an’dan uzak kalmış olanlar bile ciddi bir susamışlık içinde, kendilerini o nûrefşân iklimde bulur…” “…gönül dünyalarını tıpkı bir çiçek bahçesi haline getirir…”***

İNFAK: Mal canın yongası diyerek, vermekte zorlanan insan, bu mübarek ayda adeta bir infak kahramanına dönüşür. Malının 40 da birini bir kalemde zekat olarak verir. Fıtır sadakasını verir. İftar ve sahur sofralarıyla maddi-manevi emeğini, hayatını başkalarıyla paylaşır. Bu durum, kişiye yıl içinde daha düzenli ve bol infakta bulunma gücü ve isteği kazandırır. Hayatı tüm üniteleriyle paylaşmanın sırrına eren mümin, bunu ahlak haline getirir.

TEVBE-İSTİĞFAR ve GUFRAN AYI: Cenab-ı Hak, yoğunlaştırılmış kulluk programının uygulandığı Ramazan ayını, rahmetiyle müjdelemiş, kolaylaştırmıştır. Bu durumu bize “Ramazan ayı girdiği zaman cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar da bağlanır, zincire vurulur” diyerek anlatır, Allah Rasulü(sav)…

Bu ay gufran ayıdır. Affolma ve affetme ayıdır. Rahmet Peygamberi(sav), “Ramazan’a ulaştığı halde affı elde edemeyene yazıklar olsun” buyurmaktadır.

Ramazan-ı Şerif’i idrak edip, Cenâb-ı Hakk’ın gufrân ayında affa mazhar olamamak en büyük kayıp.. Affetmeyen affa mazhar olamaz. Rahmetin sağanak sağanak yağdığı, kalplerin yumuşadığı şeytanların bağlandığı, nefislerin zayıfladığı böyle bir dönemde kinlerin nefretlerin aşılması çok daha kolaydır. İşte bu yüzden, Ramazan Rahmet Ayıdır, müminlerin kendi aralarındaki kırgınlıkları küslükleri düşmanlıkları bitirmeleri için fırsat ayıdır.

Ramazan nazlı misafir, onu iyi ağırlamak, aman hemen gidecek diye itina göstermek lazım. O, her yıl on gün erken gelerek bizi bekletmeme centilmenliğini gösterir. Biz de hazırlıklı karşılama nezaketini göstermeliyiz. Misafirliği boyunca da rahat ettirmeli, binbir ihtimamla ağırlamalı, huzurla da göndermeliyiz.

“Hiç dinmeyen bir neşe, hiç bitmeyen bir zevk, hiç eksilmeyen bir aşkla, tütüp giden bir ay varsa o da Ramazandır.”***

Elanur Beyza

Yükleniyor...

YORUMLAR






    0 YORUM