USD
6,3475
EURO
7,4322
ALTIN
245,6432

MİLLİYETÇİLERE MUHTAÇ BİR BAŞKAN!

Türkiye’de 50 milyon seçmenin oyunun rengini belli etmesiyle birlikte 16 Nisan 2016’da halk refarandumu ile kabul edilen “yeni rejim” resmen yürürlüğe girmiş oldu.

MİLLİYETÇİLERE MUHTAÇ BİR BAŞKAN!
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan, “resmi olarak” Türkiye’nin ilk “partili” cumhurbaşkanı oldu. Böylece zaten yıllardır “cumhur başkanı” gibi değil “parti başkanı” gibi hareket eden Erdoğan, fiili durumu resmileştirmiş oldu!

Yazının arapçasına bakmak isterseniz buraya tıklamanız yeterli olacaktır…

Gözler Cihan Haber Ajansı’nı aradı!

Önceki seçimlerde iktidar ve muhalefet partilerinin seçimlerdeki teyit merci haline gelen Cihan Haber Ajansı bu seçimde yoktu. Zira 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsünden önce AKP hükümeti tarafından el konulmuş, darbeden sonra da 200 kadar medya kuruluşu ile birlikte kapısına kilit vurulmuştu.

Dolayısıyla bu kadar yalan, hile, tezvir ile tüm Türkiye seçim sonuçlarını AKP’nin ajansı haline gelen Anadolu Ajansı’ndan almak zorunda kaldı. Tezvirat o kadar açıktı ki ajansın başlarda tüm adaylara dağıttığı oy oranları %115 gözüküyordu!

Erdoğan, YSK’nın açıklamasından çok önce ve henüz oyları yarısı sayılmışken -The Guardian gazetesinin dediği gibi- “Kendini başkan ilan etti.”

Erdoğan kendini başkan ilan ettikten sonra YSK’nin farklı bir sonuç açıklama imkanı var mı?!

“Anadolu Ajansı varken YSK’ya ne ihtiyaç var?” haklı bir soru olarak zihinlerde kalacaktır.

MHP Erdoğan’ı başkan yaptı…

Erdoğan, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ile kurduğu Cumhur İttifakı sayesinde ikinci tura kalmadan oyların yüzde 52.55’ni kazandı. Erdoğan’ın en yakın rakibi Muharrem İnce ise oylarını yüzde 31’e çıkararak Cumhuriyet Halk Partisi’nin alabileceği en yüksek oy oranını aldı.

Ancak diğer cumhurbaşkanı adayları İyi Parti lideri Meral Akşener, Selahattin Demirtaş ve Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu’nun oy oranları beklenenin çok altında kaldı. Bu durum Erdoğan’ın ilk turda yüzde 50’nin altına düşmesini engelledi ve birinci turda işi bitirmiş oldu.

Seçim zaferi kimin?

Cumhurbaşkanlığı ve 27. Dönem Milletvekilliği Seçimi’nden çıkan netice hakiki manada kimse adına “zafer” sayılmaz.

Bu hüküm, seçimi ilk turda kazanan Erdoğan ve parlamento seçilerinden birinci çıkan partisi AKP için de geçerli. Zira Erdoğan, TBMM’nde 291 sandalyeye sahip olacak. Hâlbuki AKP, 1 Kasım 2015’te oyların yüzde 49,49’u almıştı, bu seçimde ise yüzde 7 puan oy kaybetti. 2015 seçimlerinde 317 milletvekili vardı, bu seçimlerde ise 291 de kaldı.

Bir gariplik yok mu?!

Devlet Bahçeli’nin partisi MHP 49 sandalye alarak 1 Kasım 2015 seçimlerindeki oy oranına yakın oy aldı ve TBMM’nin kilit partisi haline geldi.

Ancak ortada bir gariplik var!

MHP’den ayrılan Meral Akşener’in partisi yüzde 10 barajını aşıp 47 milletvekili almışken ve seçim öncesi veriler seçim barajına takılma ihtimalinden bahsederken MHP’nin oylarının düşmesi mukadder değil miydi? Peki, bu kadar oyu nereden ve nasıl aldı!

Erdoğan’ın seçim “oyunu”nu MHP üzerinden kurduğu anlaşılıyor!

Her ne olursa olsun Erdoğan, mevcut siyasi tabloda, MHP’nin desteğini almadan hareket edemeyeceği bir başkan olacak ve AKP hükümeti, TBMM’de MHP’nin gözünün içine bakacaktır.

Ancak Erdoğan kendi ajandasını uygularken Bahçeli’nin kendisine pürüz çıkarmasını istemeyecektir. Dolayısıyla bu ittifakın çok uzun sürmeyeceğini tahmin edebiliriz. Bahçeli ise seçim öncesi AKP’ye yönelttiği tehditlerden de anlaşılacağı üzere en küçük bir ihtilafta bu ittifakı bozabilir.

Bu nedenle “Erdoğan tek başına iktidarı kaybetmiştir” demek mübalağa sayılmaz.

Tek adam ve çok partili bir parlamento.. Erdoğan’ın asla istemeyeceği bir tablo.

Dolayısıyla Meclis’te yeni pazarlıklar ve milletvekili transferleri hiç sürpriz olmayacaktır.

Kürtler “seçim barajı”nı yıktı!

Hiç şüphesiz seçimin en kritik partisi HDP idi. Eş başkanları Selahattin Demirtaş ve Pervin Buldan, onlarca milletvekili ve Kürt belediye başkanı tutuklu olmasına rağmen, HDP yüzde 10 barajını aşmayı başardı. Böylece Erdoğan’ın “HDP mutlaka seçim barajının altında bırakma planı” suya düşmüş oldu.

Böylece AKP’nin söz verdiği halde işine geldiği için bugüne kadar kaldırmadığı yüzde 10 barajını “Türk halkı” kendisi yıkmış oldu.

Bir başka dikkat çeken şey ise HDP, Kürtlerin yoğunluklu yaşadığı Doğu illerinde oy kaybetti, ancak Batı illerinde yeni oylar kazandı. Bu durum “Kürtler”in değil “Türkiye”nin partisi haline gelme yolunda atılmış önemli bir adım olduğunda şüphe yok.

Erdoğan aradığını buldu mu?

Seçim gecesi yaptığı konuşmasında Erdoğan’ın yüzünde tam manasıyla bir zafer sevinci yoktu! Çünkü kazanmış olmasına rağmen o da çok iyi biliyor ki TBMM’de ortaya çıkan tablo “can sıkıcı”.

Diğer yandan kamuoyu ve tabanında gizlemeye çalıştığı iflas ve ekonomik krizle eninde sonunda yüzleşecek ve bu durum vatandaşa zam paketleri olarak yansıyacaktır. “Ekonomiyi bildiğim gibi idare edeceğim.” diyen Erdoğan eski huylarına devam ettiği takdirde doların yeniden fırlaması ve faizlerin yüzde 25’i geçmesi mukadder! Doların seçimden önce 4.60 civarında iken seçimden hemen sonra 4.72’lere kadar tırmanması bunun habercisi gibi.

Sözün özü; 24 Haziran 2018 Pazar günü sandıktan çıkan sonuç ne Türkiye’yi ne de Erdoğan’ı memnun etmiştir.

Bu nedenle 7 Haziran 2015 seçimlerinde “Tek başına iktidar”ı kaybettikten sonra “Terör” ve “Kaos” kartını kullanarak 1 Kasım 2015 seçimlerinde partisi AKP’yi tekrar tek başına iktidar yapan Erdoğan, partisini yine tek başına iktidar yapmak için “elinden geleni” ardına koymayacaktır.

Muhammed Ubeydullah

Yükleniyor...

YORUMLAR






    0 YORUM