USD
4,7915
EURO
5,6134
ALTIN
189,7114

ZAMANE FIKRALARI-40

İbrahim Edhem’in damında gezip onu ikaz eden derviş geldi aklıma: Yâ  İbrahim, kaybolan merkebimi damda aramamı mı kınıyorsun? Ya senin yumuşak döşeklerde, saraylarda Allah’ı aramana ne demeli?” demişti hani. Allah, kimseye doğruyu yanlış yerde aratmasın. Bingöl’de Bingöllülere hitap ederken, kendini Diyarbakır’da zanneden dimâğı mefluç zamane sultanının yaptığı en küçük hata bu olsa gerek. Zira bunun telafisi kolay: Hababam sınıfındaki müfettiş gibi kafayı sıyırınca “Kim getirdi beni lan buraya!” ya da Paşa Nuri gibi beni ne zaman omuzlarınıza aldınız?” deyip işin içinden çıkar. Ya diğer karışıklıklar? Hak ile bâtılı karıştırmalar, dönmelerle yolundan dönmeyenleri karıştırmalar, adalet ile zulmü karıştırmalar?..

ZAMANE FIKRALARI-40
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Tarihimizin en somut delillerden müteşekkil davası olan Ergenekon sürecinde kullanılan meşhur bir tabir vardı: devlet bağırsaklarını temizliyor… Ne acıdır ki bugün aynı cümleleri, bağırsaklara çöreklenen parazitler, saprofitler ve zamane sülükleri doladı dillerine. Hele bir de bu vatanın kendi evlatlarını dağdan gelenlerin kovma ameliyesi olan bu süreçte “devlet refleksi” demezler mi? Ne refleksmiş be! Bir kaleci düşünün, işine gelene refleks gösteriyor, işine gelenden gol yiyor. Senelerdir “halka rağmen halk için “bin bir inci düzenlere refleks göstermeyen bir bünye(!), söz konusu vatan evladı olunca refleks gösteriyor. Peygamber ocağında kalma şartı olarak insanların önüne karı değiştirmeli dansları, kadeh kaldırmaları koyanlara refleks gösterme; rüşvet olarak parayla doymayıp isim tespitiyle kadın isteyen bürokratlara refleks gösterme, milletin parasıyla yurt dışı temaslarda bulunurken ücreti ödenmiş otel odalarında kalmayıp villalarda misafir edilenlere refleks gösterme, rüşvete ve kayırmalara  refleks gösterme; ama mevzu senin suyunda gitmeyen ve yine senin tabirinle çarka çomak sokanlara gelince refleks göster…

***

Geçen gün sosyal medyada, süreçten dolayı  işinden olup inşaatlarda çalışan bir doktorun bir paylaşımına şahit oldum. Ne acı özetlemişti durumu: Olur da Türkiye için adalet vakti dendiğinde elimdeki malayı bırakıp sağlık materyallerimi alırsam, mala’ya adaletsizlik yapmış olur muyum?

***

Biri dedi ki: Harbiyeli gençlere müebbet verilirken onları öne süren komutanların beraat etmesine neden değinmiyorsun… Kardeşim onu değil ben, en büyük kalem üstadları bile anlatamaz. Zira dünyada bunu anlatacak yazar değil, kelimeler bile yok.

***

Meclis bombalandığında(!) büyük bir kahramanlık örneği göstererek anında dama çıkan ve koca bombayı elleriyle yakalayarak onun yumuşak iniş yapmasını ve dolayısıyla sadece c4 gibi patlamasını, hem de yukarıdan aşağı değil de aşağıdan yukarı gelmesini sağlayan Kahraman İsmail, uzun süredir deruhte ettiği meclis başkanlığını yakında devredecekmiş. Eee, ne var bunda? Her fani, gidicidir. Öyle ama; adam giderayak, “Haklarınızı helal edin!” demiş. Olur canım, sen bunca hak yenmesine sessiz kal, hem de o çatının altında reis sıfatıyla sessiz kal, millet de sana hakkını helal etsin. Oh ne âlâ, ne âlâ.. Yine sosyal medyada bununla dair bir paylaşıma rastladım ki çok enfesti:

“Aklıma, köyümüzdeki bir olay geldi: Adam çok hasta, kardeşi onu ziyarete gitmiş. Ölüyom gardaaaş, diye inleyince kardeşi onu teselli etmiş(!): Ölmek öyle kolay mı? Daha hırlayacaaan, dırlayacaaan!”

Bizim meclistekilerin başı da helallik dileyen tweet atınca 4000 yorum gelmiş: Haram olsun!

Sonrasında da “Ben de şu mübarek iftar vakti öncesi müsaadenizle 3-5 kelam edeyim” demiş:

Millet Meclisi’nin son reisiydin

Batasıca adın, tarihe geçti

Bilmem ki hangi şâhın seyisiydin

Seni o makâma hangi el seçti

 

Ey keftar mendebur, ey ham yalancı

Üç günlük dünyada oldun bir hancı

Bunca yalan gördün, çekmedin sancı

Helallik yok sana, fırsatlar geçti

 

Meclisine düşen bomba nerede

Necvâ kıldığınız cumba nerede

Evrak düzdüğünüz zımba nerede

Kader, zatınıza acı rol biçti

 

Vekîlin İlhan Bey, şimdi nerede

Derinlere bakıp, kaldın arada

Bekle kabir hesabın var sırada

Nice şahlar vebal yüküyle göçtü

 

 

Kerem UMAR

YORUMLAR






    0 YORUM