USD
5,3694
EURO
6,1026
ALTIN
214,9153

              DARBE GECESİNDE BİR EĞİTİM HATIRASI

         Mükemmellikler detaylarda gizlidir, denir ya; mana aleminin sırları da olayların zahiren karmaşık gibi görünen iç yüzüne gizlenmiştir. İbretli hadiseler, hikmet pırıltıları öyle kolay bir şekilde öne çıkıp kendisini ele vermez.

              DARBE GECESİNDE BİR EĞİTİM HATIRASI
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

İşte bir arkadaşımızın darbe gecesi yaşadığı ibretlik eğitim hatırası:

“O gece moralim oldukça bozuktu; Türkiye’de birileri ‘Hitler’in yaptığı gibi’, kendi kurgu darbelerini icra ediyor ve hiç bir araştırmaya gerek duymadan suçu hizmet hareketinin üzerine yıkıyorlardı… O gün bazı sözde dostlar beni arıyor, “hizmete” veryansın edip, onlar da malum siyasi zihniyet gibi hiç sorgulamadan ağır suçlamalarda bulunuyorlardı… Herkese aynı cevabı veriyordum; “kaos daha devam ediyor, tiyatro gibi bir olaylar dizisi cereyan ederken, meseleler netlik kazanmadan yıllardır tanıdığınız, çocuklarınızı emanet ettiğiniz camiayı peşinen nasıl suçlarsınız.?”

Bu korkunç oyun, saatler geçtikçe daha iyi anlaşılıyordu… Tiyatro darbe; çok önceden planlanmış, tutuklanacak insanların listeleri haftalar öncesi hazırlanmıştı… Camianın yaptığı söylenen sözde darbede, hizmet hareketinden diye iddia edilen askerlerin %95’i o geceki darbe kargaşasına bulaşmamışlar, %5 i de komutanları tarafından başka gerekçelerle göreve çağırıldıkları için, emir-komuta zinciri gereğince gidip kıtalarında beklemişlerdi… Ama televizyonlarda ve gazetelerde darbe suçu çoktan hizmet hareketinin üzerine  yıkılmıştı maalesef …

Bu kahreden oyun çok ağrıma gidiyor; zaman zaman çocuklarım görmesin diye bir odaya çekiliyor, hüngür hüngür ağlıyordum… Artık sık sık çalan telefonlara da cevap vermek istemiyordum ama daha önce eğitim hizmetlerinde bulunduğum ülkedeki bir velim, ısrarla telefonumu çaldırıyordu. Kendi kendime, telefonu açarsam yine malum haksız suçlamalarla karşılaşacağım düşüncesiyle bir türlü elim telefona gitmiyordu… Fakat yıllar önce iki çocuğunun dersine girmiş olduğum velim, hiç bıkmadan telefonumu çaldırmaya devam ediyordu. Sonunda ne söylerse söylesin açmalıyım, diye düşünüp konuşmaya karar verdim…

Velimiz tireyen sesiyle; nasılsın, bir sıkıntın var mı , diye benimle ilgili endişelerini dile getiriyor, sen şu anda Türkiye’desindir, başına bir şey geldi mi, diye sorular yağdırıyordu… Kendisine Türkiye’de olmadığımı ama oradaki  hadiselere çok üzüldüğümü, dilimin döndüğünce oynanan korkunç oyunu anlatmaya çalıştım.            Anlattıklarımı dinlerken sesindeki titremeyi hissediyor ve hıçkırıklarını duyuyordum… Velimiz telefonun diğer tarafında biraz kendine gelince; sana bir itirafta bulunacağım sonrada özür dileyecek ve hakkını helal etmeni isteyeceğim, deyip şunları anlattı: Türkiye’deki olayları izlerken, televizyonlarda aleyhinizde  o kadar iftiralarda bulunuyorlardı ki bir an biz de inandık ve ‘yazıklar olsun, bunu nasıl yaparlar’ diye sizlerle ilgili su i zanda bulunduk fakat bir anda okulunuzda okuyan senin de dersine girdiğin kızım ayağa fırladı ve bize adeta haykırarak şu sözleri söyledi: “Yazıklar olsun sizlere, bu insanların böyle bir şey yapacağına nasıl inanırsınız, bu iftiranızın hesabını Allah’a asla veremezsiniz , hemen arayın ve öğretmenimin şahsında camiadan özür dileyin…”  Sevgili velimizin; bu zor gecemizde, kızının mert duruşunu ve bize olan güvenini, ailenin böylece kendine gelişini anlatması ve ağlayarak özür dilemesi; Allah’ın açık bir lütfu olarak imdadıma yetişmiş ve bana derin bir nefes aldırarak ‘elhamdulillah’ dedirtmişti…”

 

Dünyada ve Türkiye’de milyonlarca insan darbe oyununu ve akabinde icra edilen zulmü anlamaya başladı bile…  Bu asrın en korkunç zulmünü Rabbimiz zamanı gelince bertaraf edecek… Önemli olan bu süreçte en azından buğz etme ufkunda kalarak, bu kaosta doğru zeminde ayakta kalmasını bilmektir… Tıpkı yukarıdaki eğitim hatırasında olduğu gibi; önemli olan, fertlerin iftira girdabına kapılmadan, son anda doğru çizgide kalmasını becerebilmesidir Allah’ın izniyle…

Ümit ULUDAĞ

YORUMLAR






    0 YORUM