USD
5,7020
EURO
6,5905
ALTIN
223,8360

               “ÖNDEN GİDEN ATLILAR” OLABİLMEK…

          Çoğumuz bu şiiri, ilk kez 4. Türkçe Olimpiyatlarının final gecesinde  duymuştuk. Ukraynalı kızımız Elvira; çocuksu tertemiz yüreğiyle öylesine içten okumuştu ki,  şiir dalında birinci olmuştu o yıl…  Şiirlerin prova aşamasında öğrencilerin  fon müziklerini hazırlayan hoca, Elvira’ya da bir müzik teklif etmişti, ancak kızımız bu teklifi kabul etmemiş Ukrayna’daki müzik öğretmeninin hazırladığı müzikle yarışmaya girme hususunda ısrar etmişti.  O kadar gönülden istemişti ki müzik heyeti kızımızı kırmamış ve kendi fon müziğiyle katılmasına izin vermişti…

               “ÖNDEN GİDEN ATLILAR” OLABİLMEK…
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

           Osman Sarı’nın şiiri, Elvira’nın  yorumuyla adeta destanlaşmış, asrımızın Sahabe gönüllü hizmet insanın ruh dünyasının güftesi olmuştu…

             Hizmet insanları ; bu şiirde kendilerinden çok şey bulmuşlar,   şiir okunurken gözyaşları içerisinde dinlemişlerdi.

              Gelin dostlar bu şiirde kendimizden neler bulduğumuzu bir kez daha  hatırlamaya çalışalım… Minik tahlil ve yorumlardan sonra da Elvira kızımızı,  o günkü gibi en samimi duygularımızla tekrar  dinleyelim. Biliyor musunuz sizler hala yollardasınız: İster Yusufiyede, ister gaybubette, isterse de hicret diyarında olun “önden giden atlılar  olarak” siz hep Allah’ın dosdoğru yolundasınız inşallah. Ümitsizlik yok, aşkla şevkle yürümek var, hiç durmadan..

ÖNDEN GİDEN ATLILAR

“Allah’ın davasında kazananlardan  olmak için; erken kalkıp yola erken koyulmak, önden giden atlı olmak esastır.”

 

 

Issız sıcak çölleri

Karşı karlı dağları

Çoktan aşıp gittiler

Kayboldular uzakta

Önden giden atlılar

Ben burada kaldım böyle

“Hakiki Hak yolcuları, hizmet insanları soğuğa-sıcağa şartların ağırlığına bakmadan işlerine devam ederler; bazen çöl bazen de kar-buz düşer nasiplerine, onlar şartlara aldırmadan yollarına devam ederler.”

 

 

İşleri aceledir

Çok uzundur yolları

Bense geride kaldım

Yetişemedim size

Önden giden atlılar

Gittiler hep gittiler

“Allah rızasını kazanma ufkunda, hizmet erlerinin her zaman yapacakları mühim işleri vardır. “Bense” ifadesi ise burada nefsi sembolize eder: Her asırda mazeretler ileri sürerek gerilerde kalmış insanlar eksik değildir. Bir yanda nefsin istekleri diğer yanda rıza çizgisinde yol alamamanın vicdanî baskısı; alır verir, sorgularlar hallerini.”

 

Aştılar kızgın çölü

Toprak tükendi bir gün

Denize ulaştılar

Çektiler dizginleri

Kendileri dursa da

Atlar duramadılar

Çaresiz kalıp birden

At sürdüler denize

Önden giden atlılar

Önlerinde okyanus

Kızgın bir çöl arkada

Asıl içlerindedir

Zaptedilmez bir deniz

Önden giden atlılar

Teknik değişti diye

Bıraktılar atları

Atlarsa bu kıyıda

“Tarık bin Ziyad , İspanya’ya çıkar çıkmaz gemileri yaktırıp ordusuna ‘Arkanızda düşman gibi deniz, önünüzde deniz gibi düşman…’ tarihi sözünü  ifade etmiştir….  Tarık bin Ziyad’ın  askerleri atlarını geldikleri sahilde bırakmış  İspanya’da zaferler elde ederek yeni atlar bulmuş ve hicret yolculuklarına devam etmişlerdir.

        Asrımızın sevdalılarının da asıl içlerindedir;  zaptedilmez denizler, okyanuslar, aşılmaz dağlar… ve  atlar yüreklerinde şahlanır; aşarlar engelleri uçaklarla, gemilerle inşallah.”

 

Sanki sevgili gibi

Onları beklediler

Günlerce beklediler

Yeri yırtar ayaklar

Göğe fırlar başları

Nerden çıktı bu deniz

Bizi ayıracaklar

Önden giden atlardan

Sevgiliden daha zor

Ayrılmak bu atlardan

Buğulanmış gözlerle

Geri dönüp onları

Gemilere aldılar

“Davaları ve hizmetleri onların sevdalı küheylanlarıydı… Gönüllerini fethettikleri çocukların ve gençlerin boyunları bükük kaldı geride… Onları da yüreklerine koyup hasretleriyle yanarak ayrıldılar sahilden…

 

Önden giden atlılar

Üç gün duramadılar

Yaptıkları gemide

Karşı kıyıda yeni

Güzel atlar buldular

Yaktılar gemileri

Önden giden atlılar

Vardılar Kurtuba’ya

İnmediler atından

“Önden giden yiğitler; ablalar, ağabeyler gittikleri dünyada da boş duramadılar… hemen el uzatacak , kalplerini açacak yeni yürekler buldular … Gönüllerine düşen ‘bir gün döneriz’ gemilerini yaktılar öncelikle… Her biri kendi Kurtuba’sına ulaştı dönmemecesine bir daha…”

 

Gülle karşılandılar

Ne güzel atlar bunlar

Bunca yol çiğnediler

Çiçek çiğnemediler

Önden giden atlılar

Önden giden bu atlar

Seni gördüler kalbim

Sahabe atlar bunlar

Dünyanın beklediği

Önden giden atlılar

Önden giden atlılar

“Gittikleri diyarlarda gülle karşılandılar, sizler ne iyi insanlarsınız… iltifatıyla, yürekleri ısındı… Sahabe ruhlu bu insanlar gittikleri ülkelerde bir çiçeğin bile boynunu büktürmediler… Allah’ın bir lütfu olarak kendi kalplerinin berraklığıyla gülümsüyorlar yeni dostlarına ve dünyanın beklediği gül çiğnemeyen, gül yüzlü insanlar oluyorlar inşallah…

           Gelin dostlar Ukraynalı Elvira kızımızdan bu duygularla bir kere daha dinleyelim şiirimizi…

Ümit ULUDAĞ

Yükleniyor...

YORUMLAR






    0 YORUM