USD
6,4178
EURO
7,5044
ALTIN
248,3989

BAYRAM GELMİŞ, NEYİME!..

Senin gibi mübarek bir misafir için kapılar bir daha aralandı. Bir hilalden diğerine sayılan günler biterken kardeşlerin seyran, hicran ve gufrân da liyâkat vâdilerinden müştak ve elyak sinelere doğru çağladı.

BAYRAM GELMİŞ, NEYİME!..
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Sen melekü’l-mevt gibi can almayıp hayat üflesen de gelişin hep onun gibi oldu: Herkese farklı göründün. Kimine safâ, kimine vefâ, kimine cefalarla geldin. Senin de bizim de sahibimizin bir olduğunu unutup aldandık bazen: “Bayramda da bu olur mu?” derken kimimiz, kimi de “Böyle bayram mı olur” diye serzenişte bulundu.

Cemâlî de celâlî de olsa tecellinin her türlüsünün Allah’tan geldiğini unutmayanlar ise “Kahrı da hoş lutfu da hoş!” deyip karşıladı seni.

Dedim ya, gelişin herkese farklı oldu. Adın daha ziyade sürurla anıldığı için insanlar, mutluluk demlerini de senin adınla taçlandırdılar. Sen Ebu’l-beşer’e tevbenin kabulü, Neciyyullah’a Cûdî’de gelen selamet, Kelîmullah’a Tûr buluşması, Rûhullah’a kendine  çektirenlerin dahî afvedilmesi, Sâhibü’l-hût’a yaktîn altında bir daha mâiyete erme, Efendiler Efendisi’ne Hayber gününde Cafer’in Habeşistan’dan dönmesi, Ömer için hücre-i saadette defin talebinin kabulü, İmam Busîrî’ye  rüyada gelen nebevî iltifat, Fatih’e fetih rüyasının tahakkuku, Bediüzzam’a bataklıkta güllerin açması, Mustafa Sâdık’a ateşte gezip yanmayan iffetli bir neslin zuhûru oldun.

Alvar İmamı, “Mevla bizi afvede / Gör ne güzel ıyd olur / Cürm ü hatâlar gide / Bayram o bayram olur” derken  bir başkası da alem-i İslam’ın dertlerini sayıp “Bayramsa bayamınız mübarek olsun!” buyurmuştu.

Senin gelişin gibi insanların bakışı da farklı oldu. Kimisi için çalıp oynamanın, gülüp eğlenmenin müsait demi; kimi için Allah’ın affının imdada yetiştiği kutlu zaman dilimi, kimileri için de ufukta beklenen bir yitik oldun.

Bu demde ümidi hicranla bohçalayan, gönül sefînesini gözyaşı deryasında yüzdüren bir dertliye nâme gönderip bayramını kutlamak da vardı; lâkin heyhat… Gülmesini istiğfârın takip ettiği ve Akif’İn ifadesiyle “Aylar bize hep muharrem oldu!” ufkunda yaşayan kişiye nasıl sürurdan bahsedersin…

Kışta bahar besteleri mırıldanırken bahar arefesinde dolu vuran meyvelerin hicranıyla iki büklüm olsa da ne yapsın; kan kusup kızılcık şerbeti içtim demek oldu kaderi.

Ey bayram, yine de yolun uğrarsa haremgâhına, kendisine uzaklardaki cümle yârânından selam söyle. Yıkık iman kalesinin imarıyla, savruk bir neslin ıslahıyla bayram  edeceğini bilsek de  ne çare!.. Değil mi en karanlık gecelerde dahi senelerdir şafak türkülerini terennüm eden,kendisi. Hüsn-i zannımız o ki bir gün o da bayram edecek.

“Bize her gün bayram!” deyip cihanı ateşe verenlere inat gerçek bayramları intizar eden dertlilerin, iftira ve tecride maruz kalanların, Şi’b-i Ebî Tâlib’de çadır açanların, kulluğun faturasını dullukla ödeyenlerin, muvakkaten yetim kalanların, garipler kervanına katılıp ruhunu teslim edenlerin,  hakkı elinden alınanların, hac kervanı sandığımız kırk haramilerce  varlıktan darlığa düşürülenlerin, hakaret ve işkenceye maruz kalanların, hicret deryalarına yelken açanların, gurbette de olsa ensarlıkla taçlananların, kardeşlerinin hicranını sinesinde hissedenlerin bayramı mübarek olsun.

Kerem UMAR

Yükleniyor...

YORUMLAR






    0 YORUM