USD
5,6802
EURO
6,5708
ALTIN
223,2633

UNESCO ÖZEL AKADEMİK ÖDÜLÜ Kürt yazar Cemil Turan Bazidi’ye verdi

UNESCO özel akademik ödülü Azad Adım Benim romanıyla Kürt yazar Cemil Turan Bazîdî’ye verildi…

UNESCO ÖZEL AKADEMİK ÖDÜLÜ Kürt yazar Cemil Turan Bazidi’ye verdi
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

 

12 Eylül 1980 darbesinin ardından Yunanistan’da yaşamaya başlayan Bazidî’nin romanı 2015’de yayımlanmıştı. Ödülün bütün mültecilerin dramını anlatmak için bir araç olacağını belirten Bazidî, “Kitabın konusu 1988’de Halepçe Katliamı’ndan sonra Kürdistan’dan kaçan 4 kişilik bir ailenin dramını anlatıyor. Anne, baba, oğul ve küçük kızlarıyla 4 kişilik bir aile önce İran’a oradan Türkiye’ye geçiyorlar.

Türkiye-Yunanistan sınırına gelip Meriç Nehri’ni geçmeye çalışırken 14 yaşındaki Azad Yunanistan’a geçmeyi başarıyor. Annesi, babası ve kız kardeşi ise Türkiye tarafından yakalanıp Irak’a geri gönderiliyor. Ve aileye de oğulları Azad’ın Meriç’te boğulduğu söyleniyor. Azad gerçek bir kişi. Yunan bir arkadaşım aracılığıyla telefonda tanıştık. Birkaç ay sonra da Paris’e gidip hikâyesini dinledim.” sözlerini kullandı.

GOLDMAN SACH’DAN UYARI ‘Türk bankalarının sermayesi eriyebilir’

ABD merkezli yatırım bankası Goldman Sachs, Türk Lirası’ndaki değer kaybının sürmesi durumunda Türkiye merkezli bankaların sermayelerinin büyük oranda eriyebileceği uyarısında bulundu.

Bankanın uzmanları tarafından hazırlanan bilgi notunda, lirada her yüzde 10’luk düşüşün bankaların sermaye düzeylerinde de ortalama yarım puanlık etkide bulunduğunun tahmin edildiği belirtildi. Banka analistleri, ‘Haziran ayından bu yana para biriminde yaşanan yüzde 12’lik düşüşün devam etmesi, düşük sermaye seviyelerine sahip olanlar başta olmak üzere bankalar açısından sermaye kaygılarını arttırabilir” ifadesini kullandı.

‘TÜRKİYE’DE FAŞİST BİR REJİM VAR’ ‘Gelişmelerin boyutu Nazi Almanya’sı düzeyine geldi’

Terör örgütü propagandası yaptığı gerekçesiyle Türkiye’de dört ay hapis yatan yazar Aslı Erdoğan, Erdoğan yönetimindeki Türkiye’nin “faşist bir rejimle yönetildiğini” söyledi. Fransız Haber Ajansına konuşan Erdoğan, “Türkiye’yi 1940’ların değilse de 1930’ların Almanya’sına benzettiğini” ve “Türkiye’deki gelişmelerin boyutunun Nazi Almanya’sı düzeyine geldiğini” belirtti. Erdoğan’ın ülke ekonomisini de aile fertlerine emanet ettiğini, neredeyse her konuda karar verici konuma geldiğini söyleyen ünlü yazar, Erdoğan’ın nefret etmesine rağmen operaya da el attığını “faşizmin sempatik yanının, bazen insanı güldürecek kadar eğlenceli duruma düşmesi, olduğunu söyledi.

TRUMP’TAN ‘İRAN’ UYARISI ‘Destek olanlara yaptırım uygulanacak’

ABD Başkanı Trump, İran’a yönelik ambargoları ihlal edenlere yaptırım uygulanmasını sağlayacak yeni bir başkanlık kararnamesi imzaladı. Kararnameye göre, İran Hükümeti’nin ABD doları ve değerli madenleri satın almasına ve temin etmesine yardım edenler ABD’nin yaptırımlarına tabi tutulacak. Ayrıca, İran otomotiv sektörünü ilgilendiren ürün ve hizmetleri satan, tedarik veya transfer edenler yaptırımlarla cezalandırılacak. Twitter hesabından da açıklama yapan ABD Başkanı Donald Trump, ‘İran’la iş yapanlar ABD’yle iş yapamayacak’ ifadelerini kullandı. Açıklamanın ardından Dünyanın en büyük araç üreticilerinden Mercedes, İran ile olan tüm faaliyetlerini ikinci bir emre kadar tamamen durdurduğunu açıkladı. AKP

İKTİDARIN TSK’YLA MÜCADELESİ ‘Ankesörlü telefon’ gerekçesiyle 6 bin ihraç

Gazeteci Müyesser Yıldız, TSK’yı hedef alan ankesörlü telefon soruşturmalarında büyük gariplikler olduğunu söyledi. Sadece son OHAL Kararnamesiyle 6 binden fazla TSK personelinin büyük bölümü ankesörlü soruşturmaları nedeniyle ihraç edildiğine dikkat çeken Yıldız, “Ankesör kayıtları bu kadar zaman niye ve nasıl saklandı veya silindiyse nasıl geri getirildi?”, iddialara göre 2010 yılından beri kullanılan bu yöntem, itirafçı ifadelerine kadar istihbarat birimlerince nasıl ve neden tespit edilemedi? diye sordu. En önemli delil olduğu açıklanan ByLock’ta bir yığın hata yapıldığını çok sayıda insanın mağdur edildiğini de vurgulayan Yıldız, 8-10 yıl öncesinden çıkarılan ankesör kayıtları ile yeni mağduriyetlere yol açıldığını, “İletişimin tespiti ancak şüpheli veya sanık hakkında uygulanabilir. Üçüncü kişiler hakkında böyle bir tedbire başvurulamaz” şeklindeki Yargıtay kararına rağmen, tüm askeri yargı mensuplarınında “şüpheli” sayıldığını söyledi.

Yükleniyor...

YORUMLAR






    0 YORUM