USD
5,3531
EURO
6,0978
ALTIN
222,3133

Yabancı Dil Öğrenmek Üzerine 2

Dil, insanoğluna bahşedilen en önemli farklılıktır. Diğer canlılardan bu yönüyle ayrılır. Ünlü düşünür Wittgenstein ”Dilimin sınırları, evrenimin sınırlarıdır.” der. Dil gelişimi yahut yeni diller öğrenme sayesinde dış dünya daha iyi kavranır ve gönderici-alıcı münasebeti güçlendikçe kişi evreninin sınırları genişler.

Yabancı Dil Öğrenmek Üzerine 2
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

“Çağımızda her şey ilme bağlıdır ve artık bizler bir ilim çağı yaşıyoruz. Ancak, bunun insanlığa sunulması meselesine gelince, o, gücünü beyandaki edadan alacaktır.”

 

“Dil, Rahmet-i Sonsuz’un insanlara lütfettiği en büyük armağanlardan biridir. İnsan, onunla insanlığını şakır, onunla ilimlere doğru açılır ve onunla gelecek nesiller arasında yaşar…”

 

Yeni bir dili öğrenmede en önemli unsurlardan biri cesarettir. En başından özverisi olmayan ve özgüvenini yitirmiş insanların herhangi yeni bir dili öğrenebilmeleri çok zordur. Ancak, özveri tek başına bir anlam ifade etmediği gibi akıllı olmak, zeki olmak, hemen kavrayabiliyor olmak da tek başına bir şey ifade etmeyecektir. Aksine her gün az da olsa yeni bir şey öğrenmiş olmak, çok zeki insanların “ben bütün bunları bir günde ezberlerim” kaziyelerine karşın daha çok başarı getirecek ve daha uzun vadeli planların kapıları aralanmış olacaktır.

 

Dil öğrenmek başarı gerektirdiği gibi aynı zamanda dil bilmek de başarının kendisidir. Çünkü, içinde yaşanılan toplumların dilini öğrenmiş insanlar daha büyük bir cesaretle topluma adapte olabilir ve faaliyet alanlarını daha çabuk zamanda oluşturup geliştirebilirler. Unutulmamalıdır ki iş sektöründen eğitim sektörüne, hayatın her alanında ihtiyaç duyduğumuz tercümanlar sürekli yanımızda bulunmayacaktır. Peki, sürekli bir tercümana ihtiyaç duymamak için ne yapmalı ve nasıl başlamalısınız:

 

1- Dil öğrenmeye kendinizi tanımakla başlayın. Kendinizi kısa bir teste tabi tutun.

Hangi metotlarla öğrenmek hoşunuza gider?

Ne tür materyaller sizi sıkmaz?

Hangi ortamlarda öğrenmek sizi daha az yorar?

Her profilden öğreticiye açık mısınız?

Günde kaç kelime ezberleyebilirsiniz?

Kitap okumayı seviyor musunuz?

Ders çalışırken uyuklar mısınız?

Sabırlı mısınız?

İstekli misiniz?

Kararlı mısınız?

İhtiyaç hissediyor musunuz?

Derse aktif katılım performansınız nasıl?

Girişken ve sosyal mısınız? Size gülünebileceği düşüncesine sahip misiniz? …

 

Yukarıdaki sorulara vereceğiniz cevaplar kendinizi tanımanıza ve dil öğrenim haritanızı oluşturmanıza, dolayısıyla da sağlam bir pusulayla yola çıkmanıza vesile olacaktır. Tüm bu sorulara yanıtlar aldıktan sonra kendinize bir ortam hazırlayın ve çalışmaya başlayın. Gerekli materyalleri hazır bulundurun. Dikkat dağıtacak şeylerden uzak durun.

 

2- Tedriciliği esas alın ve her gün yeni bir şey öğrenmekte sebat gösterin. Az da olsa, günlük 20 dakika veya yarım saatlik periyotlar halinde yapılan müzakereler, çalışmalar, ara sıra oturup saatleri harcamaktan daha fazla semere verecektir, devamlı olmak şartıyla.

 

3- Hedef dilde her gün –mutlaka- kaç kelime veya cümle olduğuna bakmaksızın günlük/anı defteri tutun. Bu defterde öğrendiklerinizi, yaşadıklarınızı, seyrettiğiniz filmleri, dinlediğiniz müzikleri, yediklerinizi, içtiklerinizi, gezdiğiniz yerleri, bu yerlerle ilgili daha önceki bilgilerinizi, duygu ve düşüncelerinizi ve gördüklerinizi anlatabildiğiniz kadarıyla basit cümlelerle ve kelimelerle ifade etmeye çalışın.

 

4- Kendi ana dilinizi öğrenin. Kendi ana dilinizle ilgili en azından genel malumat edinin. Dilbilgisi kavramlarını ve kendi dilinin kurallarını yeterince bilmeyen biri, yabancı bir dili gerektiği gibi öğrenemez. Dolayısıyla anadili öğrenimi yabancı dil öğreniminde başarı sağlamaya yardımcı olur. Bu sayede kıyaslamalar yapılabilecek ve kalıcı öğrenme gerçekleşebilecektir.

 

5- Azimli olun, sürekli tekrar edin ve hiçbir zaman bırakmayın. Çünkü, kendi kendinizi geliştirmeniz ancak azimle olacaktır. Öğrenilen bir kelimenin unutulmaması ve günlük konuşmalarda kullanılması devamlılığa bağlıdır. Bir kelimenin şuurlu olarak kelime dağarcığına yerleştirilmesi aralıklı ve uygun zamanlarda yapılacak tekrarlarla mümkün olacaktır. Bunun için sonraki derslere başlamadan önce daha önce öğrenilen kelimeleri hatırlamak için tekrar etme çalışmaları yapın.

 

6- Kendinize güvenin ve korkmayın. Dil öğrenmeye başlarken en büyük bariyer özgüven eksikliğidir. Bunu gidermenin tek yolu, “Ağzınızı açmazsanız gelişme kaydedemezsiniz” kaidesine uymaktır. Yeni bir dilde konuşmak bir gramer testi değildir. Bir dili yeni öğrenmeye başlamışsanız, hiç kimse konuştuklarınızın yanlış olmasından dolayı sizi kınamayacaktır. Aksine hoşgörüyle yaklaşacak, sizi anlamaya ve size yardımcı olmaya çalışacaktır. Yeter ki ağzınızı açın.

 

7- Anlamadıysanız sorun. Sormaktan çekinmeyin. Bir dili öğrenmenin önemli adımlarından biri de meraktır. Ancak, merakı giderebilmenin adımı ise sorulardır. Bu yüzden ilim adamları arasında şu söz sıklıkla kullanılmaktadır: “Merak ilmin kapısıdır. Sorular ise, o kapının anahtarıdır.”

 

8- Bir not defteri taşıyın. Yeni bir kelime duyar yada okursanız hemen not edin. Daha sonra bu kelimeleri konuşmalarınızda kullanmaya çalışın. Yeni deyimler öğrenin. Bu deyimleri defterinize yazın. Daha sonra temize geçirin ve pekiştirin. Öğrendiklerinizi konuşmalarınıza uygularsanız daha çabuk hatırlar ve konuşursunuz.

 

9- Okuyun… Okuyun… Okuyun… Düşük seviyeli kitaplarla okumaya başlayın. Kitaplar, gazeteler, dergiler, tabelalar, reklamlar, duyurular ve daha ne bulursanız okuyun. Fosforlu kalemler kullanın. Öğrendiğiniz dilde okuduğunuz kitaplara haşiyeler yazın.

 

10- Konuşun. Monolog yapın. Sesli tekrar yapın. Bilinçaltınız sesi çok sever. Duyduğunuzu, okuduğunuzu tekrar ederek zihninize aktarın. Bu tekrarların sayısı arttıkça kelime dağarcığınız, dolayısıyla başarınız da artacaktır. Kendi kendinize sesli okuma yapın. Aynanın karşısına geçip okuyun, jest ve mimiklerinizi o dili konuşanlara benzetmeye ve telaffuz çalışması yapmaya çalışın.

 

11- Bol bol dinleyin ve izleyin. Sesli hikayeler dinleyin. Ders kitaplarindaki metinlerin seslerini telefonunuzun hafızasına atın ve yolda giderken, parkta otururken dinleyin. Tekrar tekrar dinleyin. Ta ki, yıllar sonra o dili iyi konuştuğunuzda bile dil öğrenmeye başladığınız günlere ait bir hatıra olarak kalsın. Şarkılar dinleyin. Radyo ve televizyon frekanslarınızı dilini öğrendiğiniz beldeye göre ayarların. Arabanıza biner binmez hedef dilden radyolar dinlemeye başlayın. Seminerlere ve sempozyumlara katılın.

 

12- Yazın ve çizin… Okuduğunuz bir metinden anladıklarınızı yazın. Dinlediğiniz bir filmden öğrendiklerinizi yazın. Günlük aktivitelerinizi yazın. Bir arkadaşınıza mektup yazın. Sosyal medyada gruplar oluşturup yazışın. Yazarak çalışın. Resim, figür, formül yada şemalar çizerek çalışın. Tasnif edin ve formülize edin. Şarkı sözü çıkartın.

 

13- Zihni egzersizler yapın. Öğrendiğiniz dilde düşünmeye çalışın. Örneğin bir otobüste giderken nereye gittiğinizi, nerede olduğunuzu, kendinize o dilde tarif edin. Böylece hiçbir şey söylemeden içinizden dil pratiği yapmış olursunuz.

 

Bahadır Arslan

 

 

YORUMLAR






    0 YORUM