USD
5,3614
EURO
6,1259
ALTIN
211,7432

SENİN BABAN BİR DOLANDIRICIYDI YAVRUM

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158. Maddesi….

SENİN BABAN BİR DOLANDIRICIYDI YAVRUM
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158. Maddesi….

Nereden çıktı şimdi bu? Zaten şu süreçte mahkeme, dava, hapis, iddianame okumaktan gına geldi, diye geçti değil mi içinizden.

Yok bu öyle bir yazı değil. Tam 14 sene evvel, son haliyle çıkmış bu kanun. Konusu “nitelikli dolandırıcılık”

Kanunun maddelerinin yanına kendi düşüncelerimi yazıyorum dostlar, bence çok benzer şeyler var gibi.

Kanun “Dolandırıcılık suçunun” diyerek başlıyor ve devam ediyor;

  1. a) Dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle, (Tiyatro darbede sabaha kadar ezan, sela okunması, alakalı alakasız yerlerde Kur’an okunması, başörtüsünü yıllarca oy aracı olarak suiistimal edilmesi)
  2. b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle, (24 Haziran seçimlerinin ardından terörü birden azdırıp sonraki seçimde bıçak gibi keserek, halkın zor duruma düşürülmesi, bu zor şartların-korku ikliminin oy olarak devşirilmesi)
  3. c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle, (hırsızlığı belgeli, ispatlı, birine “reis” denilterek halkın ilköğretim 6. sınıf düzeyinde olan algı zayıflığından faydalanılması. Ekonomik çöküntünün “halka ekonomik savaştan zaferle çıkıldığı” şeklinde yutturulması
  4. d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle, (Devletin uçağı, makam aracı, devletin televizyonu ile seçim çalışmaları yapılması)
  5. e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak, (hazine girmesi gerek yüzlerce milyar doların birilerinin birkaç milyar dolar rüşvet yemesiyle iç edilmesi)
  6. f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle, (tertemiz çalışan bir Bank Asya’nın her türlü dalavere ile çökertmek mümkün olmayınca devlet gücüyle gasp edilmesi)
  7. g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle, (24 saat bütün ulusal TV ve gazetelerle hayali düşmanlarla savaş yapılıyor propagandası yapılması. Havuz medyasında yaşayan yalaka canlıların; rezaletleri, muzafferiyet olarak sunması)
  8. i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle, (halkın umutlarının, güvenlerinin yıllardır kötüye kullanılması, devlet gücüyle zulüm yapılması)
  9. j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, (Bankalardan yandaşlara bedava verilen krediler, silinen borçlar ile yandaş medya havuzunun büyütülmesi, yandaş tosunların daha da semirilmesi biraz da sömürülmesi)
  10. l) (Ek: 6763 – 24.11.2016 / m.14) Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle, (kişinin kendini ‘ümmetin lideri, halife, son sultan reis’ gibi absürt unvanlarla tanıtarak halkı kandırması)

İşlenmesi halinde, (Değişik ibare: 6763 – 24.11.2016 / m.14) “üç yıldan on yıla” kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur (denilse de sadece nitelikli dolandırıcılık için dahi soruşturma açabilecek bir savcı Misak-ı Milli hudutları dahilinde bulunmamaktadır. Tabi şimdilik…)

Kanundaki şu ifade de çok hoş: “adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.”

Pardon, sıfırlanan para ne kadardı?

“1 Milyar dolar” mı demişti salak oğlan? 2 Milyar dolar mı lazım şimdi? Tövbe tövbe…

Senin baban bir nitelikli dolandırıcıydı yavrum.

Neyse… Kanun devam ediyor

(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır. (Yere inmeyen yerli uçakların, elektrikli arabaların, yerli denizaltıların, yerli uyduların uydurulmasını buraya yazıp bırakıyorum. Siz geri hangi vaadiyle aldatarak koltuklarda kaldıklarını biliyorsunuz.

(3) (Ek: 6763 – 24.11.2016 / m.14) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yan oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır. (Ayakkabı kutularını birlikte dolduranlar, Halkbank’ı iç edenler, hazineyi damada peşkeş çekenler vs. vs.)

Kanunun bir iki maddesi konuyla ilgisi olmadığı için sildim.

Bunu gelecekte davalarda savcılara bir kolaylık olsun diye buraya bırakalım.

Allah kimseyi kendi yaptığı kanunları, bizzat kendi harfi harfine çiğneyecek kadar alçaltmasın dostlar.

Burada karşılarına hukuk savcı mahkeme elbette çıkacak, velev ki çıkmasa ne olur, ilerde çok savcılar bekliyor çok. Hem de kandırılmaları, yanılmaları imkansız savcılar….

Salih Gülen

Yükleniyor...

YORUMLAR






    1 YORUM

    • Hatice 11 Eylül 2018

      Bunların ki nitelikli dolandırıcılığı çoktan geçti efendim. Dolandırıcılığın kitabını yazacak kadar uzmanlaştılar. Kimse ellerine su dökemez.

      Cevapla