USD
5,3343
EURO
6,0986
ALTIN
209,5152

Vicdani Bakış!!!

Sabrın  büyük bir nimet olduğunu herkes bilir…

Vicdani Bakış!!!
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Sabrın  büyük bir nimet olduğunu herkes bilir. Adeta problemlerin başlangıcında veya çözüme kavuşuncaya kadar olan kısmında ortaya konulan mücadelenin ilacıdır.

Neticesinde neyle karşılaşırsak karşılaşalım teslimiyetin de sembolü. Hayatımızda haksızlıklar la karşılaşabildiğimiz gibi sevinçlerde hayatımızın bir parçası gibidir. Sevinmek ne kadar güzel bir duygu ki hücrelerle bütünleşir, mutluluğa dönüşür.

Senin kaderin mutlulukla dolu. Benimki ise, hüsranla beraber nefsimle baş başa.

İmtihanımın ya başlangıcındayım ya ortasında ya da sonunda. Peşimden ayrılmayan şeytanımla. Savaşı kazanmış bir komutan edasıyla şeytanım karşıma geçmiş gülüyor. Müziğe de çok meraklıymış. Bir eline kemanı bir eline yayı almış gıcırdatıp duruyor. Ağustos böcekleri ise hazırlık görüyor. Kader ise dantela gibi örgüsünü örmeye devam ediyor. Yapılanları anlamak mümkün olmadığı gibi bütün alem de görüyor. Her gördüğümüz sahnede ibret ve nasihat olacağı gibi, hikmeti vardır ya da yoktur demeden hareket ediyorum. Denecek tek bir şey varsa oda bizim için ölümün yaklaşmasıdır.

Ölümü dert edinme apolet takacaksın diye. Ölülerle dolmuş mezarlıklar arka arkaya hayatın içinde. Bir de kabirlere bakıp bir mola verelim. Kabir denince sade olmalı, benim gördüklerim kabir üstü resim ve etiket taşıyor.

Tanıdıklarımız mermerin üzerine makamlarının izini bırakmış. Ahirete vicdanımızın sorgulaması kalmış. Öğretmen imtihanı bensiz yapmış. Hakim ve savcı delillere bakmadan karar vermiş. Ahirette ki bizim imtihanımız rahmetin eline kalmış. Gündüz geceyi gece gündüzü kovalamış. Düşünceler karanlıkta mahkum olmuş.

Bugün ise duygudan, düşünceye, oradan da pratik hayatın hemen her anına uzanan çizgide hareket eden, planlayan, vefasını milletine sunan, maddi gücünü ve kuvvetini adaletten yana kullanan, düşüncesi ve tefekkürünü hak için anlam kazandıran, işini titiz bir ortam da sürdüren, aksiyon insanı veya gerçek manada vatan evladı da çalışmış durmuş. Onlar çalışarak kazanmış. TV kanalları algı operasyonlarına karışmış. Çalışmalarını sulandırıp durmuş. Zaman içerisinde algı operasyonları kısa ve uzun aralıklarla sürekli olmuş. İlimde, düşüncede kaybolup unutulmuştur. Algıdan gelen iftira ve yalanların kalbimizde açtığı  yarayı tamir etmek, onları bağışlamak, veya unutmak hiç de kolay değilmiş.

Neticede çok uzatmayalım. Kimseyi kırmadan özetleyelim.

Vicdan i bakışın vicdanlarda veya tarihin sayfalarında yerini alıncaya kadar sabırla beklememiz gerekecektir. Son dönem itibariyle çok şey yazıldı veya söylendi. Yazılan ve söylenen her şey sabır süzgecinden geçerek vicdanlarda yerleşti. Dış görünüş itibariyle vatanın değerli evlatları, bulundukları konum itibariyle, gerek düşüncelerinde, gerek aksiyonlarında hemen her zaman başkalarında bulunmayan engin bir karakter sergilemişlerdi.

Bazı insanlar görmemezlikten gelse de vatan evladı şunu yapayım şunu yapmayayım demez. Şunu yapmak yararlı şu da zararlı diyerek bir şeyin yapılacağına veya terkedileceğine hüküm vermez.

Tarihi büyük hadiseler düşünüldüğünde düşünce ile aksiyonun iç içe yaşandığı görülür. İnsanın insan olması, insanın kendisini ve çevresini daha iyi tanıyabilmesi, her şeye ve herkese biraz da gönül gözüyle bakması şarttır. Çocuklar kadar saf ve temiz kalamayan bir kimse bilgi görgü ve tecrübeleriyle ne kadar da engin olsa çevresine güven telkin edemez. Katiyen de inandırıcı olamaz.

Işığın yandığı ortamda elektriğin kesilmesiyle ortaya çıkan karanlığın ne kadar süreceğini bilmiyorsak da ışığın geleceğini ve tekrar yanacağını ortamından aydınlanacağını biliyoruz. Maddi gücü temsil edenler kazandık ya da yok ettik dese de nefsimizin terbiye edildiği gün gelinceye kadar çalışıp beklemesini de bilmeliyiz. Vesselam…

K.Kamil Mete

Yükleniyor...

YORUMLAR






    0 YORUM