USD
5,3343
EURO
6,0986
ALTIN
209,5152

DÜNYANIN EN GÜZEL KADINI KİM?

“Yüksek, daha yüksek, en yüksek” derken ev, apartman ve dağları örnek verdi.

DÜNYANIN EN GÜZEL KADINI KİM?
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

“Yüksek, daha yüksek, en yüksek” derken ev, apartman ve dağları örnek verdi.

“Geniş, daha geniş, en geniş” derken de bardak, tabak ve tencereyi…

Peki “güzel, daha güzel, en güzel” derken…

Dil kurslarına gidiyorsanız, türlü zevzekliğe de katlanıyorsunuz demektir. Konu karşılaştırmalar, daha renkli, daha iyi, daha sessiz, daha dayanaklı vs. vs.

Konu “güzel” in karşılaştırmasına gelince öğretmen hinlik mi yapmak istedi, dersi ilginç hale getirmeye mi niyetlendi bilinmez. Pat diye sordu: “Söyle bakalım, sence dünyanın en güzel kadını kim?”

Soruya muhatap olan ki yaşı 40’ı aşkın, bir an durdu. Başını kaldırdı. Gözleri sanki yağmurunu toplayan bulutlar misali… Yutkundu.

Bütün sınıf sırıtarak cevabı bekliyor, kimi de aynı soru kendine sorulur diye kafasından “güzeller” geçiriyordu.

Bu soruya muhatap olunca sizin de gözünüzün önünden TV ekranlarının, sinema perdelerinin estetik harikası, boyalı küpleri geçiyorsa aynı hastalık biraz da size bulaşmış demektir.

Öğrenci ve öğretmenin birkaç saniyelik suskunluğu dikkatleri daha da topladı. Cevap verecek olanın gözlerinin dolmasına kimse bir anlam veremedi.

Ne var ki böyle bir soruda duygulanacak. Öğretmen, suskunluğu soruyu anlayamamasına yormuş olmalı ki tekrar etti:

“Dünyanın en güzel kadını sence kim?”

Öğrenci, titrek bir sesle cevap verdi:

“Annem…”

Buz gibi oldu sınıfın içi, tebessümle cevap bekleyen öğretmen, suratının ortasına bir tokat yemiş gibi kaldı. Öğrenci konuşamadı bir süre. Önünde bir noktaya daldı kaldı.

Bir başka zamanda bir başka dil kursunda bir başka öğretmen…

Soru benzer:

“En çok ne yapmayı seversiniz?”

Cevaplar geliyor, biri lüks bir lokantada yemek yemekten bahsediyor, biri maç yapmaktan, kimi maça gitmekten, tatile çıkmaktan, arkadaşlarıyla buluşmaktan. Bir cevap daha düşüyor orta yere.

“Ben çok kızımla konuşmayı severdim. 26 aydır görmüyorum. Çok özledim.”

Sözlerin, hikayelerin, masalların bittiği yer burası.

Gökten üç elmanın düşeceği beklenen kısım hani…

Mutlu bitecek inanın dostlar bu masalın da sonu.

Ve bir gün mazlum insan “dünyanın en güzel kadınına” bir diğeri ayları ilmek ilmek gönlüne işlediğini unutup sarılacak sevdiklerine…

Bunca zulmü sevinçle seyredenlere bir çift lafın yok mu derseniz.

Sadece filmin sonunu bekleyin derim.

Güzelliklere düşman olanlar hiçbir güzellik göremeyecekler. Hiç…

Muhabbetle…

Yükleniyor...

YORUMLAR






    1 YORUM

    • Haluk 10 Ekim 2018

      Evet başlıktan ben de aynı şeyi düşündüm ve sonra utandım biraz. Sekülerleşme bize de değmiş sanırım. Güzel bir yazı, Allah herkesi sevdiklerine kavuştursun.

      Cevapla