USD
5,3343
EURO
6,0986
ALTIN
209,5152

  SÜREÇ YAZILARI     AYAK SESLERİ-3

Sürecin ayak seslerine devam ediyorduk. Bunların en çok yankılananlarından biri de suni gündemlerle şekillendirilen “AKEPE-Cemaat kavgası(?)” idi.

  SÜREÇ YAZILARI      AYAK SESLERİ-3
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Sürecin ayak seslerine devam ediyorduk. Bunların en çok yankılananlarından biri de suni gündemlerle şekillendirilen “AKEPE-Cemaat kavgası(?)” idi. Bir önceki yazıda nazara verdiğimiz İnkisar adlı kitaptan alıntılarla devam ediyoruz:

“Neredeyse on sene –sadece ortak değerler üzerinde bir birleşme söz konusu olsa bile- tam bir ittifak halindelermiş gibi algılanan camia ve Ak Parti arasında bir çatlak mı oluşmuştu? Her zaman sulhun yanında yer alan ve müspet hareketi esas edinen Hizmet, bir parti ile kavgaya mı tutuşmuştu? Sahiden mesele cemaat ile Ak Parti kavgası mıydı?

Aslında cemaat ile partiyi birbirine düşürme projesi çok erken dönemde yazılıp çizilmeye başlanmıştı.

Derinler, kendi emelleri için tehlikeli görüp hasım belledikleri bu iki gücü birbirine kırdırmak istiyorlardı. İhtimal, bunu gerçekleştirmek için de dedikoduculuk ve koğuculuk gibi bayağı silahlarla işe girişmişler; her iki kesimden insanların en masum sözlerini bile mübalağalar katıp karşı tarafa iletmişler; bir şüphe ve güvensizlik havası hâsıl etmek için gayret göstermişlerdi. (s.93)

Bu gayretlerin medya eliyle ayyuka çıkması, hizmet aleyhinde sürekli ve sistematik yayınlar yapılması neticesinde birçok partilinin zihninde cemaate haddinin bildirilmesi, menfaat ve göbek bağı ile kimseye bağlı olmadan hareket eden bu yapının defterinin dürülmesi fikri hâsıl oldu.

Zira pek çoğu seçim sonuçları ile birlikte öz güven patlaması yaşamış ve kimseye ihtiyacımız yok demekle kalmayıp –kendilerince önlerine çıkması muhtemel- herkesi bertaraf etme düşüncesiyşe oturup kalkar olmuşlardı.

Zamanla dünyayı kaynaştıran Türkçe Olimpiyatları’nı eleştirdiler. Daha sonra büyük bir dönüşle, onlar ne yaptıysa biz de aynısını yapabiliriz, dediler ve bunun en somut örneği olarak alternatif Türkçe Olimpiyatları düzenlediler. Bu iş yürümeyince tahripkâr tavırlarını artırdılar.

Sonrasında her cemaate yönelik ayrı yaklaşımlar sergileyerek onları etraflarında toparlayıp hizmeti yalnızlaştırma oyununa baş vurdular ve bunda da başarılı oldular. Bunu yaparken onların kadrolaşmasına, Sağlık Bakanlığı ve diğer kurumlarda ihalelerden nemalanmalarına göz yumdular.

Hizmetleri için gerekli kaynakları önlerine sererek başlarını döndürdüler. Neticede değil haset ve garez ile bakanlar; senelerce hizmet ve onu temsil eden zat hakkında sitayişkâr ifadeler kullanan hürmetkârlar bile farklı bir havaya büründü. Bu fitne, sürecin ayak seslerinin en dehşetlilerinden biri ve belki en profesyonelce  düşünüleniydi.

Kerem Umar

Yükleniyor...

YORUMLAR






    0 YORUM