USD
5,3343
EURO
6,0986
ALTIN
209,5152

Böbrek taşına sebep olan etkenler ve oluşumuna karşı önlemler

Böbrek taşının belirtilerine değinen Doç. Dr. Tunç Özdemir, hastalığın erkeklerde görülme riskinin 10’da 1, kadınlarda ise 35-40’da 1 olduğunu belirtti.

Böbrek taşına sebep olan etkenler ve oluşumuna karşı önlemler
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Böbrek taşının belirtilerine değinen Doç. Dr. Tunç Özdemir, hastalığın erkeklerde görülme riskinin 10’da 1, kadınlarda ise 35-40’da 1 olduğunu belirtti. Böbrek taşının en çok 20-25 yaşları arasında görüldüğünü vurgulayan Özdemir, risk faktörlerini, alınması gereken önlemleri ve tedavi şekilleri hakkında detaylı bilgiler verdi.

Böbrek ve üriner sistem taş hastalığı tüm dünyada toplum sağlığını tehdit etmektedir. Toplumda her on kişiden birinde ömrünün herhangi bir aşamasında taş oluşur ancak özellikle beslenme, yaşam tarzı ve çevresel etkenlerdeki bozulmalar hastalığın daha sık karşımıza cıkmasına sebep olmaktadır.

Tüm yaşam boyunca taş düşürme riski erkeklerde 10 erkekte 1’ken, bu sayı 35-40 kadında 1’dir. Şişli Florence Nightingale Hastanesi, üroloji bölümünden, Doç. Dr. Tunç Özdemir böbrek taşlarının en çok 20-25 yaşları arasında görüldüğüne dikkat çekiyor: “Taş hastalığı her yaş grubunda görülebilmekle birlikte, sıklık 20-50 yaşları arasında artmaktadır.  Genetik yatkınlık, taş oluşumundaki önemli bir risk faktörüdür. ”

SICAKLIK VE HAREKETSİZLİK EN BÜYÜK DÜŞMAN

Taş hastalığı ve hava sıcaklığı arasındaki ilişki eskiden beri bilinmektedir; yaz aylarında hastalığa daha sık rastlanmasının altındaki neden ise giderek artan sıcaklıklar. Hatta sürekli sıcağa maruz kalan işgruplarında, taş hastalığı görülme sıklığının normal popülasyona göre 3-4 kat daha fazla olduğunu biliyoruz. Bu nedenle özellikle ailelerinde üriner sistem taş hastalığı olanlar sıcaktan uzak durmalı ve sıcakta kalacaksa daha fazla su tüketmelidir.

 

OFİS ÇALIŞANLARI TEHLİKEDE!

BÖBREKLERDE TAŞ NASIL OLUŞUR?

Böbrekte taşların oluşumu birçok faktörün bir araya gelmesi ile ortaya çıkmaktadır, özetle böbrek taşlarına, normal olarak idrarın içinde bulunan tuz ve minerallerin dengesinin bozulması neden olur. Özellikle beslenme tarzı ve iklim gibi çevresel etkenler, idrarda atılan kristallerin yoğunlaşmasına, kümeleşmesine ve birikip ‘taş’ oluşumuna sebep olmaktadır.Bu kristaller şekillendikten sonra hızla birleşerek böbrek taşlarını oluşturmaktadır. Normalde idrar içinde bu kristalleşmeyi ve çökmeyi engelleyen ve İnhibitör denilen maddeler vardır. Bu inhibitörler her insanda yeterli miktarda olmayabilir ve bu da taş oluşumunda önemli bir sebeptir.

 

 

NASIL BESLENMELİ?

FAST FOOD BÖBREK TAŞI OLUŞUMUNA NEDEN OLUYOR!

Taş hastalığının dünyada artmasında protein ve karbonhidrattan zengin, liften fakir beslenme –fast food alışkanlığının önemli bir etken olduğu düşünülmektedir. Şahısların beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi bu açıdan büyük önem taşır duruma gelmiştir, yine idrar söktürücü-diüretik, antiasit ve tiroid ilaçlarının kullanımı, kalsiyum ve D ve C vitamini gibi bazı ilaçların kullanımı riski artırmaktadır.

 

 

BÖBREK TAŞI NASIL BELİRTİ VERİR?

Ağrı, en sık rastlanan belirtidir ve şiddetli, bıçak saplanır tarzda genellikle “boşluk” olarak adlandırılan, kaburgaların altından başlayıp sırttan öne, kasıklara doğru vuran şiddetli ağrı şeklindedir. Ağrının şiddeti zaman zaman artıp azalabilir. Çoğunlukla bulantı ve kusma, idrarda kanama ve yanma eşlik edebilir.

Belirti vermeyen böbrek taşlarına da rastlanabilir. Bu taşlar, ancak kontrol sırasında ya da başka amaçla yapılmış tetkiklerde tesadüfen saptanır.

Hastalığın tanısında en önemli yaklaşım detaylı hastaöyküsü ve titiz bir fizik muayenedir.

 

 

TEDAVİSİ NASILDIR?

Endoskopik üreter taşı ameliyatı

Kapalı böbrek taşı ameliyatı

Fleksible URS ile doğal idrar kanalından  böbreğe kadar çıkılarak böbreğin odacıkları içindeki taşlar lazer yöntemiyle kırılıyor.

Başarı oranı yüzde 95! Başarı oranı taşın boyutuna, tam olarak nerede yerleştiğine bağlı olarak değişmekle birlikte tek seansta tam olarak taşsız kalma oranı yüzde 85-90 arasında, ikinci seansta ise yüzde 95’ler seviyesindedir.

İyileşme süresi kısa; Hastanede kalış süresinin kısalığı ve iyileşme sürecinin çok hızlı olması ve böbrek işlevlerine en az zarar veren yöntem olması önemli avantajlarıdır. Tamamen endoskopik bir yöntem olması nedeniyle özellikle kan sulandırıcı ilaç alma zorunluluğu olan hastaların taşlarının tedavisinde, ameliyat öncesi ilaçlarının kesilmesine gerek olmaması da diğer yöntemlere göre Fleksible URS’yi daha üstün kılıyor.

 

TAŞ HASTALARINA ÖNERİLER

-Ailesinde yaygın taş hastalığı bulunan ve sık sık taş oluşumu ile karşılaşan bireylerin bu konuda deneyimli merkezlerde genetik ve metabolik incelemelerdengeçmeliler

-Suyunuzu doğru miktar ve şekilde için

Başlıca su olmak kaydıyla, bol miktarda (günde 2,5 litre) sıvı almak, ve  günlük idrar çıkışını 2 litre üzerinde tutmak tavsiye edilir. Ancak sıvı alımı günün her saatine yayılmalıdır. Her saat başı bir bardak su, en pratik ve ideal olanıdır. Kola, gazoz gibi içeceklerden kaçınmak gerekir .

-Taze sıkılmış meyve suları tercih edin , konsantre meyve suları taş hastalığı riskini arttırabilir. Evde yapılan limonata ve taze sıkılmış portakal, mandalina ve greyfurt suyu gibi C vitamini içeren meyve suları böbrek taşı oluşumunu engelleyecek içeceklerdir.

-Süt ve süt ürünlerinin hiç tüketilmemesi, taş oluşum riskini arttırır. Kalsiyumdan yoksun diyetler uygulanmamalıdır.

-Yürüyüş ve egsersiz yapın

Böbrek taşı oluşum riskini artıran diğer bir faktör obezitedir. Bu nedenle kilo problemi yaşayan bireyler, kişiye özel beslenme programları ile ideal kilo seviyelerine ulaşmalıdır.

-Lif içeriği yüksek olan besinler yiyin ve protein tüketimini sınırlayın

Beslenme düzeninde besin çeşitliliği önemlidir. Tek bir besinin fazla tüketiminden kaçınılmalı, lif içeriği yüksek gıdalar tercih edilmelidir.

-Tuz kullanımına dikkat

BU BESİNLERE DİKKAT!

Böbrekte taş oluşumu yönünden en riskli maddelerden biri de oksalattır. Böbrek taşı hastalarının, yüksek oksalat içeren çay, kahve, alkol,pancar, soya, kara çay, çikolata, kakao, kuru incir, karabiber, fındık, maydanoz, haşhaş tohumu, ıspanak, çilek, böğürtlen gibi besinleri aşırı tüketmemeleri gerekir.

 

Yükleniyor...

YORUMLAR






    0 YORUM