USD
5,2902
EURO
6,0330
ALTIN
208,7368

Fikir

Bizi biz yapan, diğer karakter sahiplerinden ve etrafımızdaki insanlardan ayıran nokta dış görünümümüzden ziyade fikirlerimizdir. Eğer ki fikirlerimiz olmazsa diğer insanlardan hiçbir farkımız kalmaz.

Fikir
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Fikir hakkında, ciltler dolusu kitap yazılsa yine de tam manayı ifade edemeyiz. En azından benim kanaatim bu yönde.

Sözlükte düşünce manasına gelen fikir, terim manası olarak ise bir olay üzerine aklımızda oluşan çözümler olarak nitelendirilebilir.

Asıl meselemize gelecek olursak, bizler insan olarak tabiatımız gereği her konu, olay, ve karşılaştığımız hadiseler hakkında düşünmeye zorlanırız karşımıza çıkan olaylar ve mevzular ile ilgili istemeden gayri ihtiyari fikir yürütürüz ama doğru ama yanlış. Mutlak bir şekilde ifade edecek olursak her bir bireyin karşılaştığı olaylar ve önüne gelen mevzular hakkında bir fikri vardır.

Fikirlerimiz olmazsa diğer insanlardan hiçbir farkımız kalmaz

Bizi biz yapan, diğer karakter sahiplerinden ve etrafımızdaki insanlardan ayıran nokta dış görünümümüzden ziyade fikirlerimizdir. Eğer ki fikirlerimiz olmazsa diğer insanlardan hiçbir farkımız kalmaz. Daha açık bir şekilde ifade edecek olursak; bir koyun sürüsü düşünün hepsinin boyu, uzunluğu ve kıl uzunlukları farklıdır, aynı şekilde insanlarıda şeklen birbirinden ayıran kendi nev’ine münhasır özellikleri vardır. Ama koyunların fikir kabiliyetleri olmadığı için çoban ne derse onu yaparlar; onların yapacakları kendilerini güden çobanın fikirleri doğrultusunda hareket etmeleridir. Ünlü distopya yazarlarından Henry Huxley’inde dediği gibi “Hepimizin aynı fikirde olması iyi bir şey değildir, çalışmayı yaratan fikir ayrılıklarıdır.”

Toplumu oluşturan en büyük etken

Tarih boyunca fikir, toplumu oluşturan en büyük etkenlerden biri olmuştur. Çoğu toplumun el üstünde tutulan kesimi fikirleriyle ön plana çıkan aydınlar ve düşünürlerdir. Filozofların, aydınların ve düşünürlerin fikirlerini özgürce ifade edebildikleri, hiç bir yönetim biriminin özgür düşüncelerine müdahele etmediği devletler üzerine hayal ettikleri ütopyalar yıllarca düşlerini süslemiştir. Ayrıca fikirlerini özgürce ifade edemedikleri ve yönetimlerin fikirlerine baskı kurduğu devletlerden de korkmuşlardır. George Orwell’ın “1984” kitabında özgür düşünceya baskı uygulanmasından duyulan endişeyi kolaylıkla hissedebilirsiniz. Orwell’ın 1949 yılında kaleme aldığı bu distopya romanı, gelecekte yani 1984’te iradeye ve fikire kurulacak olan baskı ve bu baskının toplum ve devlet kavramını yerle bir edeceğini anlatır.

Korkulan özgür irade

Fikir ve fikirlerinin ürünü olan karakterlerinin bastırılmasından aydınların korktuğu kadar da politikacılar,  özgür irade ve hürce ifade edilen fikirlerden korkarlar. İnsanların olduğu gibi değil kendilerinin istediği şekilde yönetilmelerini tercih ederler. Onlar için toplumdaki en tehlikeli insan düşünen ve fikirlerini başkalarıyla paylaşan insandır. Nitekim bunu Cenap Şehabeddin’in şu sözlerinden de kolaylıkla anlayabiliriz “Yüksek fikirler, yüksek dağlara benzer alışık olmayanları ürkütür.”

Aydınları susturulmuş, karakteristik özellikleri bastırılmış toplumları şöyle bir hatırlayacak olursak; bu toplumların en belirgin ortak özellikleri ise dünya gündeminde hiç yerlerinin olmaması ve fikirlerinin hiçbir zaman kaale alınmamasıdır. Maalesef…

Dünya tarihinde en büyük farklılıkları oluşturanlar hep fikir adamları, düşünürler ve filozoflar olmuşlardır. Yönetimdeki insanlar, fikir adamlarını dinledikleri ve değer verdikleri zaman önü alınmaz başarılar elde etmiş, karşı çıkıp zulüm etmeye kalktıkları zaman ise halkın gazabına uğramışlardır. Yazımızı Peyami Safa’nın tarihe mâl olmuş şu sözleriyle bitirelim; “Artık anlamış olmalıyız ki dava, hürriyette değil Fikirdedir. Fikri hürriyet doğurmaz, hürriyeti Fikir doğurur.”

 

M.Esat Zeybek

Yükleniyor...

YORUMLAR






    0 YORUM