USD
5,3762
EURO
6,0895
ALTIN
214,8148

Şekeri hayatımızdan çıkarmanın yolları…

Herhangi bir temel besin grubuna girmeyen  sofralarımızda kullandığımız şekeri hayatımızdan çıkarmak için neler yapmalıyız? Vücudumuzun yapay fabrika şekerlerinden daha çok doğal şekere ihtiyacın olduğunu belirten Diyetisyen Serap Orak Tufan, işlenmiş şekeri hayatımızdan çıkarmanın yollarını anlattı.

Şekeri hayatımızdan çıkarmanın yolları…
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Herhangi bir temel besin grubuna girmeyen  sofralarımızda kullandığımız şekeri hayatımızdan çıkarmak için neler yapmalıyız? Vücudumuzun yapay fabrika şekerlerinden daha çok doğal şekere ihtiyacın olduğunu belirten Diyetisyen Serap Orak Tufan, işlenmiş şekeri hayatımızdan çıkarmanın yollarını anlattı.

Burada bahsedilen  şeker bazı besinleri tatlandırmak için kullanılan ve herhangi bir temel besin grubuna ait olmayan basit sofra şekeridir. Yapısal anlamda şekerden bahsedersek, içinde moleküler düzeyde gilkoz, fruktoz veya galaktoz bulunduran her besin şekerlidir diyebiliriz.

Örneğin sütte, balda, nohutta ve tüm meyvelerde şeker bulunmaktadır. Yani şekeri beslenmemizden teknik olarak tam anlamıyla çıkaramayız. Özellikle kanımızda yakıt olarak glikoza sahip olduğumuz için tamamen çıkarmaya uğraşmamız sağlık açısından doğru olmaz. Her gün mutlaka belirli bir düzeyde karbonhidrat tüketmemiz gereklidir. İşte bu nedenle karbonhidratın tamamen çıkarıldığı beslenme şekilleri son derece yanlıştır.

Söz konusu işlenmiş, şeker içeriği yüksek besinlere gelince (bal, reçel, pekmez, bitkisel şuruplar, sütlü veya hamurlu tatlılar, şekerli gazlı içecekler, meyve suları, kek, kurabiye, pasta, çikolata vb.) tabi ki bunlardan kaçınmamızda fayda vardır. Şeker yerine pekmez, bal veya birtakım bitkilerin şuruplarını kullanmak, o besinin kalorisini ve şeker içeriğini düşürmez, sadece besin değerini ve tadını değiştirir. Hatta bazı yanlış uygulamalar o besinin zararını kat kat artırabilir. Örneğin keklerde veya kurabiyelerde şeker yerine pekmez kullanmak sakıncalıdır.
Şeker ağız içi reseptörleri şımartan ve bağımlı hale getiren bir maddedir. Çünkü şekerli besinleri sık ve yoğun tükettikçe tat algınız değişir. Yani şekerli besinleri sıkça yerseniz şeker yeme dürtünüzü daha da tetiklersiniz. Bir süre sonra doğal ve şeker eklenmemiş besinleri veya taze meyveleri daha az tatlı bulmaya başlarsınız bu da doğal ve faydalı olan besinlerden uzaklaşmamıza sebep olur.
Tatlı ve şeker tüketimini azaltmak veya ortadan kaldırmak isterseniz yerine mutlaka doğal şeker içeren meyve (kuru meyveler, taze meyveler, meyveli yoğurtlar vb.) ve süt gibi bazı yiyecekleri koymanız faydalı olacaktır. Bunları ara öğün olarak yiyebilirsiniz. Ayrıca ana öğünlerde de karbonhidrat (ekmek, tahıl ürünleri, baklagiller) tüketiminizi yeterli ve dengeli tutmanız gerekmektedir.
Ana öğününde karbonhidrat tüketmeye özen gösteremeyen veya bilerek kaçınan bireylerin ilerleyen saatlerde kan şekeri daha fazla düşer ve canları mutlaka şekerli besinler ister. Bu durum hipoglisemi atakları şeklinde sonuçlanabilir. Ayrıca yoğun çay, kahve tüketimi hipoglisemiye neden olabileceği için tatlı yeme eğilimi meydana gelebilir. Çay ve kahve tüketim yoğunluğunuzu azaltarak kan şekerinizi dengelemek için daha iyi bir düzen sağlayabilirsiniz.
Bir süre basit şeker tüketmeyerek ağız içi reseptörlerinizin algısını değiştirebilir ve şeker konusundaki iştahınızı dengeleyebilirsiniz. Ancak bu sürede şeker yerine geçen besinleri kullanarak, yeni ve sağlıklı bir yaşam tarzı değişikliği yapmanız gerekmektedir. Eğer böyle bir önlem almazsanız şekersizliğin sonu daha kötü bir tatlı yeme krizi ile son bulacaktır.

YORUMLAR






    0 YORUM