USD
5,3754
EURO
6,0779
ALTIN
214,0497

SOĞAN BAŞI

Mevzu derin dostlar: kuru soğan…

SOĞAN BAŞI
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Mevzu derin dostlar: kuru soğan…

Baş ol da soğan başı ol, demişler ya, soğan başı yeni bir silahlı örgüt daha uydurdu: “soğanlı terör örgütü: SOTÖ”

Ayı soğanı mı yersiniz soğan uşağı mı bilmem, ama dikkatli olun derim.

Hele de soğanı depoya filan koyup da sakın ola terör örgütüne finansal yardım gibi bir şeyle ak hukukun karşısına çıkmayın maazallah. Soyup soğana çevirirler sizi…

Soğan olunca gözler de yaşarmıyor değil elbet, soğan bu. Ama hemen her yemeğin de olmazsa olmazı. Her gösteride biber gazı sıkılan ülkenin her yemeğinde soğan olmasından daha tabii ne olabilir.

Tebessüm ediyorsunuz değil mi? Soğan ve terör örgütü kelimelerinin bir cümlede kullanılmasının belki de dünyada ilk ve tek örneğini görünce…

Soğan ve Terör

Lakin tam dört senedir yaşanandan farkı yok ki bunların. Soğan yerine dini kitapları, banka hesaplarını, herkese açık bir uygulamayı indirmeyi ve daha neler neler yerleştirin. Ortaya acı bir komedi çıkar. Soğan gibi acı bir komedi…

Ama gözlerinizi soğan yakmaz, bir komedinin trajediye dönüştürülüp de hayatların karartılması, yakar.

Meriç’te, Ege’de, Karadeniz’de, memleket hapishanelerinde tüketilen ömürler yakar.

Erkek erkeğe mücadeleyi kadınlara, çocuklara bebeklere indirecek kadar korkak ve küstah bir düşmanınız varsa soğan da tehlikelidir, kitap da…

Kavgaya tek başına çıkarsınızda karşınızdaki zibidi, bütün mahalleyi toplayıp gelir ya aynen öyle işte. Devlet gücüyle saldırır korkak, milletin bütün imkanlarıyla saldırır.

Haysiyetinize, işinize, aşınıza, evinize, malınıza, mülkünüze saldırır.

Dedim ya korkaktır, erkek erkeğe çıkmaya yemez şeyi…

Hangi akpli canlıyla karşılaşsam, konu güncel zulümlere gelinde, hemen hepsi ezberlemiş gibi “250 kişi öldü” diyor.

Bu insanları kimin öldürdüğünü sormuyor hiçbiri. Niye otopsi yapılmadığını, barut izi alınmadığını vs. vs. sorgulamıyor.

Onca mazlumu dört duvar arasında tutan şeyin ne olduğunu da merak etmiyorlar.

On binlerce insanın iddianamesinde ne darbe ile ilgili bir suçlama var ne de öldürülen insanlarla… Ne mi var?

Digitürk/ Dsmart aboneliğinin iptali var mesela, bankaya para yatırma var, Bylock yükleme var, dini kitap bulundurma var, sohbete gitme var, çocukları okula/ dersaneye gönderme var, kurumda çalışma var. Var oğlu var…

Peki bu saçmalıkların kaç tanesi Türk Ceza Kanunu’na göre suç?

On binlerce insandan kaç tanesi “darbe”den dolayı yatıyor?

Neyse bu zor sorular soğanı tüm yutmak gibi zordur. Cevabını, zaman verecek yakında.

Faturasını da gözlerinin önünde cereyan eden bir soykırımı elinde çekirdekle izleyen sağcısı, solcusu, bilmem neycisi hep beraber ödeyecek.

Mazlumlara karşı soğan erkeği kesilen zavallılar, soğan ekmek bile yedirmeyip de ağaç kökü demişlerdi değil mi… Kimin zıkkımın kökünü yiyeceğini görmek nasip olsun hepimize.

Soğanın acısını yiyen bilmez, doğrayan bilir demişler. O acıyı; zulmeti, gurbeti, gaybubeti çekenler çok iyi bildiler.

Hayatları doğrayanların ibretlik sonunu göster Allah’ım.

Salih Gülen

YORUMLAR






    0 YORUM