USD
5,3697
EURO
6,0793
ALTIN
214,4239

Washington: Gülen’in yasal statüsünde değişiklik yok!

ABD yönetimi, Cuma günü yaptığı iki ayrı açıklama ile 1999 yılından beri Pensilvanya’da ikamet eden Fethullah Gülen Hocaefendi’nin ülkedeki “yasal statüsü” ile ilgili herhangi bir değişikliğin olmadığını vurguladı.

Washington: Gülen’in yasal statüsünde değişiklik yok!
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

ABD yönetimi, Cuma günü yaptığı iki ayrı açıklama ile 1999 yılından beri Pensilvanya’da ikamet eden Fethullah Gülen Hocaefendi’nin ülkedeki “yasal statüsü” ile ilgili herhangi bir değişikliğin olmadığını vurguladı.

Geçtiğimiz Perşembe günü Erdoğan rejimi tarafından 2016 hain darbe girişimini planlamakla suçlanan Gülen’in Türkiye’ye teslim edileceği iddiaları ortaya atılmıştı. Ancak Cuma günü iki ayrı ABD bakanlığından yapılan açıklama, bu iddiaların gerçekle bir ilgisinin olmadığını ortaya koydu.

ABD: Türkiye ile anlaşma yapmadık!

Birinci açıklama ABD Dışişlerin bakanlığından geldi. Yapılan açıklamada “Beyaz Saray, Türkiye ile Gülen’in iadesi konusunda herhangi bir görüşme ve pazarlık yapmamıştır.” denildi. Aynı zamanda Türkiye’nin konu hakkında gönderdiği delil ve belgelerin inceleme sürecinin devam ettiğine dikkatler çekilerek yeni bir değişikliğin olmadığı ifade edildi.

Diğer yandan Reuters Haber Ajansı, adını açıklamadığı bir Beyaz Saray yetkilisinden “NBC’de çıkan ABD yönetiminin, Erdoğan’nın Kaşıkçı cinayeti nedeniyle Suudi Arabistan’a uyguladığı baskıyı azaltmak için Gülen’i teslim etme yollarını araştırdığı şeklindeki haber, yalan” dediğini aktardı.

Konu hakkında ikinci açıklamayı yapan kurum ise ABD adalet bakanlığı. Dışişleri başkanlığı ile aynı minvalde bir açıklama yapan ABD adalet bakanlığı, Erdoğan rejiminin Kaşıkçı cinayeti soruşturmasında ipi gevşetmesi karşılığında Gülen’i teslim etme gibi bir plan veya pazarlığın olmadığını açıkladı.

Adalet Bakanlığı sözcüsü Nicole Navas Oxman, NBC’nin haberi hakkında verdiği demeçte, “Bakanlık Gülen’in teslim edilmesi ve Kaşıkçı cinayeti ile ilgili herhangi bir toplantı ve görüşmeye katılmamıştır” ifadelerini kullandı.

ABD: Suçlamaların delili yok!

Erdoğan rejimi, 15 Temmuz 2016’dan bu yana birçok kez ABD’den Gülen’in teslim edilmesini istedi. Ancak ABD makamları, her zaman yasal prosedüre dikkat çekti ve yapılan suçlamaların delil ve belgelerini talep etti.

Bugüne kadar gönderilen belgeler “delil” niteliği taşımadığı için Gülen’in Türkiye’ye iade işlemi gerçekleşmedi.

Erdoğan, Şubat 2018’de Türkiye’ye bir ziyaret gerçekleştiren ABD Dışişleri Bakanı Rex Tilerson üzerinde Gülen’in iadesi için yoğun baskı uygulamış, fakat Tilerson ABD’nin olaya hukuki açıdan yaklaştığını, suçlamaların belgelerini istediğini belirterek bugüne kadar kendilerine “kanuni” delillerin sunulmadığını söylemişti. Ayrıca, “Türk yetkililerle Ankara’da yaptığım görüşmelerde sunabilecekleri yeni delil ve kanıtları inceleme konusunda anlaştık. Biz de, Gülen Hareketi’nin ABD’de yasal olmayan aktiviteler yapıp yapmadığından emin olmak için kendi müstakil çalışmalarımızı sürdürüyoruz” demişti.

Meslektaşı Mevlüt Çavuşoğlu ile yaptığı basın toplantısında Tilerson Türkiye’den Gülen’e yöneltilen suçlamalar hakkında bugüne kadar “ikna edici” deliller almadıklarına işaret ederek şu cümleyi kurmuştu: “Biz Türk Hükümetinin konu hakkında sunacağı yeni delil ve belgelere açığız ve beklemekteyiz.”

Erdoğan, -kendi ifadesiyle-“Paralel Yapı” üyelerini devletten temizleme fırsatı sunduğu için 15 Temmuz darbe girişimi için “Allah’ın büyük lütfu” demesine rağmen, darbe gecesi ekranlara çıkarak hiç bir araştırma ve soruşturma yapmadan Gülen’i suçlamıştı. Gülen ise aynı gece yaptığı açıklamalarla girişimi lanetlemiş ve bütün ithamları reddederek uluslararası soruşturma çağrısı yapmıştı. Üstelik kendisi hakkındaki iddia ve ithamların birinin dahi ispat edilmesi halinde Türkiye’ye kendi isteği ve parası ile dönüp idam edilmeye hazır olduğunu ilan ederek bir nevi meydan okumuştu.

Ne var ki Erdoğan bugüne kadar Gülen’in bu çağrısına cevap vermedi ve tüm devlet kurumlarında eşi-benzeri görülmemiş bir “temizlik” başlattı. Hiçbir somut suçlama olmadan “..ETÖ’ye üye olmak” diye bir suç ihdas ederek çok farklı fikir ve kliklere mensup yüzbinlerce asker-sivil insanı aynı suçtan tutukladı, memuriyetine son verdi ve mal varlıklarına el koydu.

Bugün geldiğimiz noktada bütün uluslararası resmi-gayr-i resmi raporlar, 15 Temmuz alçak ve hain darbe girişimini, –muhalefetin dediği gibi- “kontrollü” veya en azından “bilinen” fakat neticelerinden istifade etmek için “engellenmeyen” bir girişim olarak tanımlamakta.

Peki, “Türk tadında bir başkanlık” için tüm bu zulümlerin yaşanmasına ve memleketin cehenneme dönmesine değer miydi?!

Muhammed Ubeydullah

YORUMLAR






    0 YORUM